Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          YARGITAY … HUKUK DAİRESİ’NE	

Gönderilmek Üzere;		

… İCRA HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE,

DOSYA NO			: … Esas

KARAR DÜZELTME 

İSTEMİNDE

BULUNAN (DAVALILAR)	: …

VEKİLİ			: …

KARŞI TARAF 

(DAVACI)			: …

VEKİLİ			: …

TEBELLÜĞ TARİHİ		: …

TALEP KONUSU	: Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin … Esas, … Karar
sayılı ve … tarihli kararı hakkında karar düzeltme talebimizden
ibarettir.

AÇIKLAMALAR		:

	1. … İcra Hukuk Mahkemesi’nin … Tarih ve … … Karar sayılı
gerekçeli kararını … tarihinde temyiz etmiştik. Dosyayı inceleyen
Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin, temyiz istemimizin reddi ile yerel
mahkeme kararının onanması hususunda vermiş olduğu karar üzerine,
Yargıtay kararının tebliğinden itibaren on günlük yasal süresi
içinde karar düzeltme yoluna başvurma zorunluluğumuz doğmuştur.

	2. … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra takip
dosyası ile müvekkil davalılar aleyhine kira bedellerinin ödenmesine
ilişkin olarak başlatılan adi kiraya ve hasılat kiralarına ait
takibe, müvekkiller tarafından yasal süresi içerisinde itiraz
edilmiş ve davacı alacaklılık iddiasında bulunan tarafça, yapılan
itirazın kesin olarak kaldırılarak müvekkil davalıların mecurdan
tahliyesi istemli olarak temyiz incelemesine konu dava açılmıştır.
Davacı yanın başlatmış olduğu takip ve davaya konu talepleri
hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerekirken hatalı bilirkişi raporu
ve eksik inceleme neticesinde sayın yerel mahkemece davanın kabulüne
karar verilmiştir. 

	3.  Sayın yerel mahkemece kurulan hükmün gerekçesinde; “Borçlu
her ne kadar artışın kendisine bildirilmediğini iddia etmiş ise de,
kira sözleşmesindeki artış koşulu dikkate alındığında ayrıca
artışın kiracıya bildirilmesi gereksiz ve geçersiz olduğu, ayrıca
borçlu otuz günlük yasal süresi içerisinde takip konusu kiraları
karşılayacak miktarda … TL ödeme yapmış ise de, bu paranın yasal
süresi içerisinde davacının almasına müsaade etmediğinden
temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmış olup …” demektedir.
İşbu kararda gözden kaçırılan iki husustan biri; kiranın … TL
olması gerektiği konusunda tarafların mutabakata vardığı, (kabul
etmemekle birlikte) şayet mutabakata varılmadığı iddia edilirse
davacı kiralayanın artışı müvekkil davalıya bildirdiğini ispat
etmesi gerektiği; diğer husus ise, davacı tarafın icra takibi
başlattığı tarihte müvekkil davalının temerrüde düşmediğidir.

	4. TARAFLAR ARALARINDA KİRANIN … TL OLDUĞU HUSUSUNDA 
ANLAŞMIŞLARDIR;

Davacılar tarafından takip dayanağı yapılan kira sözleşmesinin
tarihi … olup sözleşme süresi 1 YILDIR.  Bu kira sözleşmesinde
kira bedeli aylık … TL olarak belirlenmiştir. Sözleşmede
kiracının kontrat bitiminde kira rayiç bedelini yıllık TEFE TÜFE
ortalaması oranında artışını kabul etmiş sayılacağı şartı ve
MUACCELİYET ŞARTI diğer şartlar ile birlikte, MATBU OLARAK BASILMIŞ
HAZIR SÖZLEŞME MADDELERİNDE YER ALAN ŞARTLANDANDIR.

Taraflar arasında imzalanan bu kira sözleşmesi, ilk 1 yıllık
sürenin dolmasının ardından taraflar arasında yapılan
GÖRÜŞMELER İLE YENİDEN BELİRLENEN ŞARTLARDA YAPILAN SÖZLÜ
ANLAŞMALAR İLE HER DÖNEM BAŞINDA (HER YILIN ARALIK AYINDA)
YENİLENMİŞTİR.  … YILI ARALIK AYINDA DA MÜVEKKİL DAVALILAR,
DAVACIYLA GÖRÜŞEREK (Mortage kredi faizlerin düşüşünün
etkisiyle bireylerin daha çok mülk sahibi almaya yönelmesine bağlı
olarak kira bedellerinin düşmesi ve aynı çevrede diğer benzer
taşınmazların kira bedellerinde artıştan ziyade düşüş
yaşanmış olması sebepleriyle piyasa koşulları göz önünde
bulundurularak) YENİ DÖNEM KİRA BEDELİNİN … TL OLACAĞI KONUSUNDA
KARŞILIKLI MUTABAKATA VARMIŞLARDIR.  Nitekim;  Müvekkil davalılar da
bu mutabakat  gereğince daha önce dosyaya sunulu PTT tahsilat
makbuzundan görüldüğü üzere, Aralık … kira bedelini … tarihli
posta havalesi yoluyla ve yine daha önce dosyaya sunulu … Bankası
para yatırma bilgi fişinden görüldüğü üzere, Ocak … kira
bedelini … tarihinde banka kanalıyla yatırmışlardır. 

Taraflar arasında yapılan sözlü mutabakat sonucu DAVACININ
İTİRAZSIZ OLARAK AYLIK … TL YENİ DÖNEM KİRA BEDELİNİ KABUL
ETMİŞ OLMASININ VE MÜVEKKİL DAVALILARCA BU DOĞRULTUDA … ARALIK VE
OCAK … KİRA BEDELLERİNİN YATIRILMASININ ARDINDAN, DAVACI YANCA
EKSİK ÖDEME NEDENİ İLE İCRA TAKİBİ BAŞLATILMIŞ OLMASI,
MÜVEKKİLLERİ SON DERECE ŞAŞIRTMIŞ, ESASINDA BU MUTABAKATIN
DAVACININ KÖTÜ NİYETLİ OLARAK, MÜVEKKİLLLERİ MECURDAN TAHLİYE
ETMEK İÇİN BİLİNÇLİ VE KURGULU OLARAK YAPILDIĞI VE BİR TAHLİYE
SEBEBİ YARATMAYA YÖNELİK OLDUĞUNU ANLAMALARINI SAĞLAMIŞTIR.

	5. DİĞER AY KİRALARI MUACCEL HALE GELMEMİŞTİR VE DAVALI   
MÜVEKKİL TEMERRÜDE DÜŞMEMİŞTİR.

	

Müvekkil davalı ile davacı taraf arasında imzalanan … tarihli kira
sözleşmesinin muacceliyete ilişkin 19. maddesinde “”Bir kira
ödenmediği takdirde gelecek kiralar muacceliyet kespeder. Gelecek
kiraların tahsiline gidilir.” demektedir. Ancak davacı tarafından
başlatılan icra takibi incelendiğinde anlaşılacağı üzere,
davacı tarafın icra takibini başlattığı tarihte müvekkil
davalının ödenmemiş kira borcu bulunmamaktadır.  Davacı tarafça,
… İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasından
başlatılan icra takibiyle, ... yılı … ayı noksan ödemesi, …
yılı … ayı kira ödemesi … TL ve kira sözleşmesinin 19. maddesi
gereğince muaccel hale gelen 10 aylık … TL kira talep etmiştir.
Davacı alacaklının icra takibini başlattığı tarih …’dir.
Ancak müvekkil davalı, … Aralık (… tarihinde) ve … Ocak (…
tarihinde) ayı kira bedellerini işbu icra takibi başlatılmadan evvel
yatırmıştır.  Bu nedenle takibin başlatıldığı, … tarihinde,
ödenmemiş kira alacağı bulunmadığından davacı tarafça
başlatılan icra takibi haksız ve mesnetsizdir.

&

(

0

4

f

h

|

~

€

‚

Ä

Æ

ö

&

(

␃ሃ桤ā愀̤摧ᰜ\ጀö

 

$

&

D

V

X

~

º

ì

/ TL olacağı konusunda anlaşmışlardır.  Ancak davacı alacaklı,
müvekkil davalıyı mecurdan tahliye edebilmek adına kendine haklı
neden oluşturabilmek için, bu yola başvurmuştur. Zira kabul
anlamını taşımamakla birlikte, bir an bu konuda sözlü mutabakata
vardıklarını saymadığımızda dahi davalı müvekkil her ay … TL
kira bedelini yatırmış olduğunda temerrüde düşmemiştir.
…tarihli kira kontratının 6. maddesinde, kira bedelinin TEFE-TÜFE
ortalaması oranında artırılacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin
devam eden yıllarında belirgin ve muayyen bir artış öngörülmemiş
ve böyle bir miktarda davalı müvekkile bildirilmemiştir. Bu nedenle
müvekkil davalı kiracının sorumluluğu kira sözleşmesinde
belirtilen miktar ile sınırlı olacaktır.

Yargıtay 6 Hukuk Dairesi’nin 2004/1880 E, 2004/1929 K ve 22.03.2004
tarihli kararında; 

“Alacaklı, kiracısı olan borçlunun aylık 500.000.000.-TL kira
parasını 3.9.2003 tarihinde başlayan yeni kira döneminde
sözleşmedeki artış şekline uygun olarak aylık 645.000.000.-TL
ödemesi gerekirken Eylül-Ekim-Kasım 2003 ayları kirasını eksik
ödemesi, akitteki muacceliyet şartı gereği muaccel hale gelen
Aralık 2003-Ağustos 2004 ayları kirası da ödemediğinden bahisle
hakkında icra takibi yapmıştır. Borçlu ise, alacaklı ile kira
sözleşmesinin önceki kira parası üzerinden devam etmesi konusunda
sözlü olarak anlaştıklarını, bu anlaşma gereğince kira
paralarını ödediğini ve alacaklı tarafından kabul edildiğini
savunmuştur. 

Taraflar arasında akdedilen 3.9.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl
süreli kira sözleşmesinde aylık kira 500.000.000.-TL olarak
kararlaştırılmıştır. Akdin özel şartlar bölümünün sekizinci
maddesine göre kontrat yılı sonunda kontrat feshedilmeyip devam
ettiği takdirde İstanbul Ticaret Odası'nın TÜFE endeksine göre
artış yapılacaktır. Sözleşmede devam eden yıllar için belirgin
ve muayyen bir artış öngörülmemiş ve böyle bir miktar da
borçluya bildirilmemiştir. BU DURUMDA KİRACI BORÇLUNUN SORUMLULUĞU
SÖZLEŞMEDE KARARLAŞTIRILAN MİKTAR İLE SINIRLIDIR. BORÇLU DA
EYLÜL, EKİM, KASIM 2003 AYLARI KİRASINI AYLIK 500.000.000.-TL OLARAK
SÜRESİ İÇİNDE ALACAKLININ BANKA HESABINA ÖDEMİŞTİR. TAHLİYE
İSTEĞİNİN REDDİ GEREKİRKEN, BUNDAN ZÜHUL İLE YAZILI ŞEKİLDE
KARAR VERİLMESİ İSABETSİZ OLUP, BOZMAYI GEREKTİRMİŞTİR.”
demektedir. 

İşbu dava konusu uyuşmazlıkla aynı uyuşmazlığın çözüme
kavuşturulduğu Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin kararı ışığında;
müvekkil davalının takip tarihinde sözleşmeyle sınırlı olan
sorumluluğunu yerine getirmiş olması sebebiyle tahliye şartlarının
oluşmadığı görülmektedir.

6. Bir diğer husus, dava dosyasından alınan … bilirkişi raporunun
“Tahliye Durumu” başlıklı bölümünde, “Otuz günlük yasal
süre sonu olan … tarihi itibariyle … TL kira borcu kaldığı
anlaşılmakla tahliye şartlarının gerçekleştiği kanaatine
varılmıştır.” demektedir.  Devamında, her ne kadar yasal süresi
içinde … TL ödenmiş olsa da, bu parayı alacaklı tarafın yasal
süresi içinde almasına izin verilmediğinden tahliyenin
önlenemeyeceği rapor edilmiştir.

Müvekkil davacı tarafından ihtirazi kayıt konularak ödeme
yapılmıştır. Çünkü yukarıda ayrıntılı olarak
açıkladığımız üzere, müvekkil davalı tarafından icra takibinin
başladığı tarihte ödenmemiş kira borcu bulunmamaktadır, aksi
takdirde, müvekkil davalı tarafından ihtirazı kayıt konulmamış
olsaydı, müvekkil davalı, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz
olarak yapmış olduğu kira artışını kabul etmek zorunda
kalacaktı. BİLİRKİŞİ RAPORUYLA TESPİT EDİLEN KİRA BEDELİNİN,
DAVACI TARAFIN İCRA TAKİBİNDE TALEP ETMİŞ OLDUĞU KİRA BEDELİNİN
ALTINDA OLMASI HUSUSU, BİZE MÜVEKKİL DAVALININ İHTİRAZİ KAYDININ
HAKLI OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR. Kaldı ki; sayın yerel mahkemenin
15.04.2011 tarihli celsesinde, kira bedellerinin … TL’den
ödenmesine dahi muvafakat edilmiştir.

7. Yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere; davacı
yan, kiracının haklarını koruyan mevcut yasal düzenlemeler
karşısında, müvekkilleri mecurdan sebepsiz olarak tahliye edebilmek
için adeta bir tuzak kurmuştur. Müvekkil davalılarla, aylık kira
bedelinin … TL olacağı hususunda sözlü mutabakata varmış ve
arkasından tahliye talepli icra takibi başlatmıştır. Davacı yanın
işbu kötüniyeti hukuken korunup himaye edilmemelidir. Aksi takdirde
eksik bilirkişi incelemesi neticesinde oluşturulmuş kararla, davacı
yanın bu kötüniyeti ödüllendirilmiş olacak ve müvekkil davalılar
büyük mağduriyete uğrayacaklardır. Bu nedenle haksız ve hukuka
aykırı tahliyeye ve icra inkar tazminatına ilişkin yerel mahkeme
kararının bozulması için Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine başvurma
zorunluluğu doğmuş ancak temyiz itiraz ve gerekçelerimiz yeterince
incelenmeksizin yerel mahkeme kararı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
tarafından onanmıştır. Bu durumda onama kararının düzeltilmesi
için yeniden müracaat etme zorunluluğu doğmuştur.

DELİLLER			: Her türlü delil.

HUKUKİ NEDENLER	: İİK md. 366/3 ve ilgili mevzuat

SONUÇ VE İSTEK		: Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenler ve
inceleme sırasında rastlanacak sair nedenlerle; karar düzeltme
istemimizin kabulü ile Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin … Tarih ve
… Esas, … Karar sayılı ilamının düzeltilmesine, verilen onama
kararının kaldırılarak kararın bozulmasına karar verilmesini
saygılarımızla, vekaleten talep ederiz.

Karar Düzeltme İsteminde Bulunan

Vekili Av. AD SOYAD