Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          İSTANBUL İCRA HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HÂKİMLİĞİ’ NE

İhtiyati Tedbir Taleplidir.

İSTİHKAK İDDİASINDA

BULUNAN 3.ŞAHIS

( DAVACI ): ....................................PAZARLAMA

SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av...........................

DAVALI ( ALACAKLI ) : ...................................

İCRA TAKİP DOSYALARI : İstanbul ............. İcra Müdürlüğü
2014/...........Esas sayılı dosyası

KONU : İstihkak iddiamızın ve davamızın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki
haczin fekki ve davaya konu icra takiplerinin hüküm tesis edilene kadar
ihtiyati tedbirle durdurulmasına; kötü niyetle müvekkilin işyerinde
haciz ve muhafaza işlemi uygulayan alacaklının, müvekkile %20’den aşağı
olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödetilmesine karar verilmesi
talebimiz hakkındadır.

AÇIKLAMALAR :

1/ Davalı alacaklı ..........................., vekili marifetiyle,
borçluları ..........................’tan alacağını tahsil etmek
maksadıyla İstanbul ........... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014 /
..... D.İş sayı, 26.03.2014 tarih ve 2014 /.................. D. İş
Karar sayılı İhtiyati Haciz kararı ve İstanbul ................ İcra
Müdürlüğü’nün 2014/ .............. Esas sayılı dosyası ile; borçlular
aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatmıştır.

4/ Davalı, yukarıda anılan esas dosyasından İstanbul
.................... İcra Müdürlüğü’nün

2014/ .................. Talimat sayılı dosyaları ile 01.04.2014
tarihinde, müvekkilin işyerinin bulunduğu:
......................................... İstanbul adresine gelerek İcra
İflas Kanununa aykırı bir biçimde usulsüz olarak fiili haciz tatbik
etmiş; müvekkil şirket çalışanlarının: “Bu işyerinde, borçlu
.................................adlı bir şirketin faaliyet
göstermediğini, hacze gelinen iş yerinin
.........................PAZARLAMA SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED
ŞİRKETİ’ne ait olduğunu, şirket sahibinin
................................... olduğunu, takip borçluları ile
müvekkil şirketin fiilen ve hukuken bir ilgileri olmadığını” beyan
etmelerine ve bu beyanlarını vergi levhası ve ticaret sicil gazeteleri
ile tevsik etmelerine rağmen usulsüz hacze devam ederek müvekkile ait
bulunan ticari malları ve şirket bilgisayarını muhafaza altına almış ve
adli yeddiemine teslim etmişlerdir.

3/ Yukarıda esas ve talimat numarasını belirttiğimiz icra takibi
dosyasındaki borçlular ile müvekkil şirketin hiçbir fiili ve hukuki
bağlantısı bulunmamasına rağmen; hazırda bulunan alacaklı vekilinin
talebi doğrultusunda, ve icra memurunun esas ve usule aykırı
eylemleriyle, müvekkil şirketin işyerinde bulunan ve mülkiyeti ekli
faturalardan da anlaşılacağı üzere müvekkil şirkete ait bulunan ticari
mallar ve şirket bilgisayarı haczedilerek muhafaza altına alınmıştır.
Öncelikle müvekkil şirketin uğradığı maddi (mahrum kalınan ticari kazanç
ve diğer zararları) ve manevi zararlar nedeniyle yaşadığı mağduriyet ve
dava konusu haczin yasaya ve usule aykırı olması nedenleriyle davamızın
kabulü gerekmektedir. Şöyle ki;

I / TAKİP BORÇLUSU ŞİRKET İLE HACİZ TATBİK EDİLEN ŞİRKET FARKLI
ŞİRKETLERDİR.

1/ Davalı alacaklının başlatmış olduğu takiplerdeki borçluları
...........................................’tır. Kamuya açık ve aleni
olan Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarından yaptığımız araştırmaya göre
borçlu ............................. olarak görünmektedir.

Müvekkil Şirket ise 2014 yılının Ocak ayında kurulmuş ve ticari
faaliyetlerine henüz başlamış bir şirket olup sahibi
.....................R’dir. Dolayısı ile davaya konu icra takibinin
borçluları ile müvekkil şirket arasında hiçbir surette ne fiili ne de
hukuki olarak bir bağ bulunmamaktadır. Sayın Mahkemenizce borçlu
şirketin ve müvekkil şirketin Ticaret Sicil kayıtları beraberce celp
edildiğinde beyanlarımızın doğruluğu açıkça görülecektir.

II / HACZEDİLEN MENKULLER MÜVEKKİLE AİT OLUP, İŞ BU MENKULLERİN FİİLEN
VE HUKUKEN BORÇLU ŞİRKET İLE BİR İRTİBATI YOKTUR.

1 / Sayın Mahkemece de takdir edileceği üzere cebri icranın maksadı;
borçlunun yeddinde bulundurduğu malvarlıklarının haczedilmesi suretiyle,
alacaklının alacağını tahsilini sağlamaktır. Ancak ne var ki davaya konu
haciz-muhafaza işlemi asıl maksattan epey uzaktır. Dava konusu haczin
gerçekten borçluya ait bir haciz mahallinde ifa edildiği düşünülse dahi
borçluyu maddi ve manevi olarak zarara uğratacak olan bu haciz
işleminin, bir de borç ile ilgili olmayan müvekkil 3. Şahsa ait
işyerinde yapıldığı düşünüldüğünde müvekkil şirket nezdinde oluşan
zararın tarifi ve telafisi mümkün görünmemektedir.

2 / Zira dilekçemiz ekinde bulunan, faturalardan da anlaşılacağı üzere
ve Sayın Mahkemenizce tarafların ticari defter ve kayıtlarında
yaptırılacak bilirkişi incelemesinde de tespit olunacağı üzere; müvekkil
şirketten haczedilerek muhafaza altına alınan ticari malların mülkiyeti
müvekkil şirkete ait olduğu açıkça görülecektir. Bu nedenle mülkiyeti
müvekkil şirkete ait bulunan ticari malların esas ve usule aykırı
şekilde haczedilerek muhafaza altına alınmasından dolayı müvekkil
şirketin yaşamış olduğu mağduriyetle ilişkin olarak her türlü şikâyet ve
tazminat haklarımızı saklı tutmaktayız. ( EK – 1 / Faturalar)

III / DAVA KONUSU HACİZ ESAS VE USULE AYKIRI OLUP, KÖTÜ NİYETLE YAPILMIŞ
BİR HACİZ İŞLEMİDİR.

1 / Davalı alacaklı anılan talimat dosyası ile müvekkilin işyerine
01.04.2014 tarihinde yani aynı içerisinde iki kere gelmiştir.
Alacaklının ilk gelişinde, müvekkil şirket çalışanı S...................
bu işyerinin ....................’a ait olduğunu, bu şirketin Ocak
ayında kurulduğunu ve henüz faaliyete başladığını; daha evvelden bu
işyerinde başka bir işyerinin faaliyette olduğunu duyduklarını ama
kendilerinin boş olarak teslim aldıklarını ve faaliyete başladıklarını
beyan etmiştir. Müvekkil şirket çalışanının bu beyanı üzerine tutanak
başkaca bir işlem yapılmamak suretiyle kapatılmış ve haciz
sonlandırılmıştır.

2 / Müvekkil şirketin çalışanının beyanları üzerine bir netice elde
edemeyen alacaklı vekili aynı gün bu kez öğleden sonra müvekkil şirketin
işyerine bir daha fiili haciz tatbik etmek üzere gelmiş; bu kez müvekkil
şirket çalışanının beyanları ve bu beyanlarını tevsik etmesine rağmen,
alacaklı vekili bu beyanlara itibar etmeyerek fiili haciz ve muhafaza
tatbiki talimatı vermiştir. İcra memurunun da yetkilerini aşmasıyla
beraber müvekkil şirket çalışanlarının bu talimata direnmeleri üzerine
işyerine kolluk kuvvetleri de çağrılmak suretiyle alacaklı vekili ve
icra memuru tarafından zor kullanarak hacze başlanmıştır.

Haciz esnasında alacaklı vekili ve icra memuru yetkileri olmamasına
rağmen müvekkil şirkete ait bulunan tüm kapalı alanları çalışanlardan
izin almadan tehdit ve zor kullanarak karıştırmaya başlamış; adeta
savcılık kararı ile alınmış bir arama işlemi tatbik edilmiştir. Alacaklı
ve icra memuru tarafından müvekkil şirketin bilgisayarı, içeriğindeki
tüm kayıtları, bütün klasör ve evrakları usulsüz bir şekilde didik didik
edilmiş, tüm yazışma ve belgelere el konulmuştur. Bu belgeler haciz
zabıtlarına çeşitli belgeler olarak kaydedilmiş olup belgelerin ne
olduğu içeriklerinde ne bulunduğu tarafımızca bilinmemekte olup konuyla
ilgili olarak alacaklı aleyhinde suç duyurusunda bulunma hakkımız da
ayrıca saklı bulunmaktadır.

3 / Haciz tatbiki esnasında haczedilen ticari malların mülkiyetinin
müvekkil şirkete ait olduğuna dair ticari faturaların ibraz edilmesine
rağmen icra memuru ve alacaklı vekili usulsüz haciz ve muhafazaya devam
etmişlerdir. Yine haciz esnasında, kanunu uygulamakla mükellef olan icra
memuru kanuna aykırı bir şekilde kanaat, takdir ve yetkilerini kötüye
kullanmıştır. Sayın Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelmesinde iş
bu mahcuzların faturaları incelendiğinde, takip dosya borçlusuna ait
olmayıp, müvekkil şirkete ait olduğu açıkça görülecektir.

4 / Müvekkil 3.şahsın, ilgisi olmadığı bir borçtan dolayı, mülkiyeti
kendisine ait olan ticari malları; borçluya ait olmayan, müvekkilin
faaliyet gösterdiği işyerinde haczedilerek muhafaza altına alınmış ve
müvekkil iş bu haksız ve kötü niyetli haciz neticesi mağdur olmuştur.

5/ Tüm bu nedenlerle; iş bu mahcuzlar üzerindeki haczin fekki ile, dava
konusu icra takibinin yargılama neticeleninceye kadar durdurulmasına ve
müvekkil şirketin haksız haciz nedeniyle mağduriyeti karşısında davalı
alacaklının % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum
edilmesini talep etme zaruretimiz doğmuştur.

DELİLLERİMİZ : Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil ikame etme
hakkımız saklı kalmak kaydıyla;

a) İstanbul .......... İcra Müdürlüğü’nün 201 / ......... E. sayılı
dosyası (celp edilecek),

b) Mahcuz ticari mallara ilişkin faturalar,

c) Tarafların Ticaret Sicil Kayıtları ( celp edilecek),

d) Tarafların ticari defter ve kayıtları,

e) Bilirkişi incelemesi,

f)/ Tanık, yemin, sair talebimizle ilgili deliller.

HUKUKİ SEBEPLER : İİK. ilgili maddeleri, Yargıtay kararları, talebimizle
ilgili mevzuat hükümleri.

NETİCE VE TALEP : Yukarıda anlatılan nedenlerle ve Sayın Mahkemece re’
sen gözetilecek sebeplerle;

a) Müvekkil 3. Şahıs .......................... PAZ. SAN. VE DIŞ TİC.
LTD. ŞTİ’nin İSTİHKAK İDDİASININ VE DAVAMIZIN KABULÜ ile müvekkil
şirkete ait MAHCUZLAR ÜZERİNDEKİ HACİZLERİN FEK’Kİ ve teminatsız olarak
anılan İCRA TAKİPLERİNİN DURDURULMASINA,

b) Alacaklı-davalının, haksız ve kötü niyetli haciz işlemi nedeniyle,

davalı aleyhine % 20’ den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı
ödetilmesine hükmedilmesine,

c) / Yargılama harç, giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde
bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep
ederiz.26.05.2014

İstihkak İddiasında Bulunan 3.Kişi

Vekili

Av.

EKLER:

1) Mahcuz mallara ilişkin faturalar

2) Harçlandırılmış vekaletname sureti ve yetki belgesi.