Giriş yap
Kayıt ol

                                              İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS
MAHKEMESİ 

                                                SAYIN HAKİMLİĞİ’NE
;

DOSYA NO       : 

DAVALI            : 

VEKİLLERİ      : 

DAVACI           : 

VEKİLİ            : 

KONU         : Davaya ilişkin olarak cevaplarımızın ve delil
listemizin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR :

                     Müvekkil 1998 yılında sahibi bulunduğu gemiyi
Castrol Madeni Yağlar AŞ’ye kiralayarak aralarındaki sözleşme
gereği hizmet vermeye başlamıştır. 2000 yılında davacı BP
Petrolleri AŞ tarafından Castrol satın alınmıştır.

                  Merkezi İngiltere’de bulunan BP Marine ile
müvekkil firmanın çıkarlarının ve şartlarının uyuşması ile
müvekkil firma ile BP Marine yetkilileri birlikte çalışmaya devam
etme hususunda anlaşmışlardır. BP’nin Türkiye çalışanları
tarafından bu duruma sıcak bakılmadığı gibi karşı çıkmaları
da söz konusu olmuş fakat İngiltere’de bulunan şirket merkezinin
direktifleri doğrultusunda çalışmaya devam edilmiştir.

                  Castrol AŞ’den Marine grubunun başına geçen
yönetim kadrosundan kişilerin ayrılması üzerine BP Marine
çalışanlarının müvekkil firmaya karşı tutumlarında
değişiklikler baş göstermiş hatta bu durumu hakaret etmeye kadar
vardırmışlardır.

                   Marine yeni yönetim grubunun Yunanistan’a
taşınması ve anlaşmanın yenilenmesinden sonra ise BP Türkiye
Çalışanları tarafından takınılan tavır daha da sertleşmiştir
fakat müvekkilim ekonomik nedenlerden dolayı aralarındaki
sözleşmeyi fesh etmemiş ve profesyonel bir tavır ile yapılanları
göz ardı ederek çalışmalarına devam etmiştir. Müvekkil firma
tarafından Yunanistan’a taşınan yönetimin de talebi ile 2.bir gemi
arayışına başlanmıştır. Bir yandan da aralarındaki sözleşme
gereği çalışmalarına devam etmektedirler fakat daha sonra
kendilerini arayan ve MT/ Onur 1 ( davacıların daha yüksek fiyat ile
kiraladıklarını ve zarar ettiklerini söyledikleri geminin sahibi)
Zafer bey gemilerini satın almak istediğini eğer satmazlarsa BP’ye
2 adet gemi inşası içinde olduğunu ve işsiz kalacaklarını
söylemiştir. Bunun üzerine müvekkil firma yetkilisi tarafından
Yunanistan’da bulunan yetkili kişiye mail ile bu durum
bildirilmiştir. Fakat kendilerinden bu konu ile ilgili bir cevap
alınamadığı için müvekkilim tarafından artık bu şahsın BP ile
anlaştığı ve kontratın iptal edileceği hususu
düşünülmüştür. Ama buna rağmen olumlu ya da olumsuz bir cevap
gelmediğinden müvekkil tarafından hizmet verilmeye devam edilmiştir.

               Şubat ayının 29’unda müvekkilimin bağlı olarak
çalıştığı grup lojistik departmanına devredilmiş ve bu durum
kendilerine yazılı olarak bildirilmiştir. Bu süreçten sonra
müvekkilim firma ile davacı firma arasında sorunlar sona ermiş gibi
görünmekte ve müvekkilim BP adına çalışmalarına devam
etmektedir. Nisan ayında müvekkilim lojistik bölümünden kendisi ile
beraber 2 geminin daha aynı işi üstlendiğini üstelik de bunun
gemilerini satın almak isteyen kişi olduğunu öğrenmiştir.

                02.06.2008 tarihinde müvekkilime noter aracılığı
ile bir ihtarname çekilmiş ve kendisinin bir iş günü içerisinde
talep edilen bir takım evrakları hazırlaması istenmiştir. Fakat
söz konusu talep edilen evrakların hazırlanması bir iş günü
içinde talep edildiği için bunların hazırlanmasının belirtilen
süre içinde mümkün olmayacağı açıktır. Bu durum üzerine
müvekkilim tarafından davacının avukatı aranmış ve kendisi ile bu
konu üzerine görüşülmüştür. Müvekkilim söz konusu evrakları
hazır etmeye çalışırken ise 15.06.2008 tarihli bir ihtarname ile
sözleşmenin fesh edildiği kendisine bildirilmiştir. Müvekkilim
bunun üzerine BP ile irtibata geçmiş fakat oradan kendilerinin de
olaydan yeni haberleri olduğunu öğrenmiş ve yetkililer tarafından
biraz beklemesini rica edilmiştir.17.06.2008 de gelen bir mail ile bu
defa BP Petrolleri adına Atilla Kaşkaoğlu,Nilay Aslan ve Şahin
Yermen haricinde herhangi bir kişinin yönlendirmesi ile hareket
edilmemesini önemle rica ederiz demişlerdir. 

                Müvekkil firma yetkililerinin bu gelen mail ile iyice
akılları karışmış ve son olarak 24.06.2008 tarihinde davacı
şirket yetkililerine bir mail atarak ’’ …şirketiniz tarafından
tarafımıza gönderilen 02.06.2008 tarihli ihtarname ile şirketimizden
kiranız altında bulunan MEDİHA ANA isimli barge ımız ile ilgili
olarak asılları vergi dairesine ibraz edilmiş faturalar talep
edilerek 1 gün içinde istenmiştir.İlgili faturaların vergi
dairesinden ‘’aslı gibidir’’onaylı alınarak noter tasdiki
yaptırılması işleminin  1 günden daha fazla süreceği aşikar
olmasına rağmen bu faturaların teslim edilmemiş olması gerekçe
gösterilerek şirketimizle şirketiniz arasında akdedilen 01.09.2005
tarihli Zaman Esaslı Gemi Kira Sözleşmesi 13.06.2008 tarihli
ihtarnameniz ile feshedilmiştir.Öncelikle şirketimizin ilgili
sözleşmeye aykırılığının bulunduğunu kabul
etmiyor,hesap,defter,kayıtlarımızın her zaman incelenebileceğini
bildirerek ,bu haksız fesih nedeniyle tüm zarar,ziyan ve sözleşmenin
sona ereceği tarihe kadar işleyecek kira bedellerini talep etme
hakkımızı saklı tutuyoruz.Şirketimize ait MEDİHA ANA isimli barge
ta bulunan yağ emtiasının teslimini,sözleşmenin karşılıklı
ibralaşarak ve gemimiz üzerinde bulunan bedeli tamamen ödenmiş olan
alacağınıza karşılık tuttuğunuz gemi ipoteğinin kaldırılması
işlemi ile eş zaman olarak gerçekleşeceğini bildirir,27.06.2008
tarihine kadar karşılıklı görüşerek bu işlemin bitirilmesini
talep ederiz… ‘’ demiştir.

                  Bu yazıya karşılık olarak müvekkilime herhangi
bir cevap gelmemiş fakat daha sonra 30.06.2008 tarihinde davacı
tarafından savcılığa başvurulduğu ve onu müteakip sayın
mahkemenizde iş bu davanın açıldığı öğrenilmiştir.

                 

                       Davacı vekili dilekçesinde tarafların
arasındaki sözleşmenin kapsamına göre armatörün ( davalı
müvekkilin) gemi için almış olduğu yakıt bedellerini yakıtın
alındığına ilişkin faturayı da ekleyerek düzenlemiş olduğu
faturalarla gemi işletme gideri olarak davacıya faturaladığını ,
daha sonra kendileri tarafından yapılan araştırmalarda yakıt
faturaları üzerinde tahrifat yapıldığını ve sahte olarak
düzenlendiğini ve bu yolla haksız kazanç elde edildiğini
öğrendiklerini belirtmiştir. Fakat bu hususu nasıl tespit ettikleri
konusunda hiçbir açıklayıcı beyan söz konusu değildir.           
   

                Bu tespitlerinden sonra davacı tarafından Kadıköy
Noterliğinden çekilen ihtarname ile davalı şirketten ÖTV’si
sıfırlanmış Deniz Yakıtı Tasdik Raporu ile Ötv’li yakıt alım
faturaları istenmiş ise de yukarıda da belirttiğimiz üzere
kendilerine bu evrakları hazır etmesi için yalnızca bir iş günü
süre verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 8.maddesinde
‘’iş bu sözleşmeyle ilgili her türlü belge, defter ve kayıtlar
üzerinde inceleme yapılabilecek,bu konuda BP murakıplarına her
türlü kolaylığı gösterecektir’’demektedir.Buna göre müvekkil
belirttiğimiz gibi hazır etmesi gereken belgeleri 1 iş günü içinde
hazır edemeyeceğini davacı şirketin avukatı ile görüşmüş
kendisinden süre istemiştir.Fakat buna rağmen davacı şirket
vekilleri tarafından bu hususlar bahane edilerek fesih ihbarnamesi
gönderilmiş ve taraflar arasındaki sözleşme tek taraflı olarak
13.06.2008 tarihinde fesh edilmiştir. Sayın mahkemenizce de takdir
edilecektir ki; bu durum bile davacı şirketin sözleşmeyi fesh etme
amacı ile kötü niyetli olarak hareket ettiğinin açık bir
göstergesidir.

 húa

avalı şirketin kayıtları ve belgeleri incelendiğinde ve
karşılaştırılmaları halinde sahte düzenlenmiş belgeler ve
uğramış olduklarını iddia ettikleri zararın görüleceğini
belirtmiştir. Tarafımızca bu durum tam tersi bir durumu açığa
çıkaracak ve müvekkil firmanın defter ve kayıtları incelendiğinde
söz konusu varlığı iddia edilen zararın belirtilen nedenlerden
kaynaklanmadığı anlaşılacaktır.Zira Kadıköy Cumhuriyet
Savcılığının 2008/26610 E. numarası ile devam eden
soruşturmasında müvekkil firma yetkilisi Ali Şükrü Karaalioğlu
ifadesinde ’’.. BP 2000 yılında Castrol’u satın alınca bizim
sözleşmemiz de BP’ye geçmiş oldu.Bu tarihten sonra bu işi BP
adına yapan kişiler ve BP’de aramızda zaman zaman istenmediğimi
belli eden konuşmalar geçmiştir.02.06.2008 tarihli ihtarname ile
şirket belgelerini bir gün içinde teslim etmem istendi.Daha sonra bu
bahane edilerek noter yolu ile sözleşme fesh edildi.Şirket
yetkililerin şikayetlerine konu ettikleri faturalardan Karaalioğlu
Gemicilik AŞ şirketine ait faturalarda sahtecilik söz konusu
değildir.Şirketimizde tanzim edilmiş olup orijinal
faturalardır.Ancak benim şirketime fatura edilmiş başka şirketlere
ait faturaların bir kısmının sahteliği iddia edilmiş ancak bu
faturalar kesinlikle benim muhasebe kayıtlarımda var olan faturalar
değildir.Müşteki şirkete de bunları ben vermedim…’’
demiştir.

.

            Davacı vekilinin iddiaları ve beyanları haksız ve
mesnetsiz olup gerçeği tüm açıklığı ile yansıtmamaktadır. Zira
daha önce de belirttiğimiz hususlar ve müvekkil firma yetkilisinin
beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacının amacı müvekkil
firma ile aralarındaki sözleşmeyi fesh etmesini haklı bir sebebe
dayandırmaya çalışarak bu durumdan haksız bir kazanç elde etmeye
çalışmaktadır.

                 

               Davacı vekili tarafından taraflar arasındaki zaman
esaslı sözleşmeye dayanarak müvekkil firmanın sözleşmenin 4 ve
5.maddelerini ihlal ettiğinden bahisle  48.maddeye dayanarak cezai
şartın ödenmesini talep etmektedirler Davacı vekilinin müvekkil
firma tarafından ihlal edildiği iddia olunan 4.maddesinde armatörün
taahhütleri 5.maddesinde ise kiracının taahhütleri düzenlenmiştir.

          Dava konusu olay faturalarla ilgili olduğundan; 4.maddenin
dava konusu olayla ilgili olabilecek kısmında’’..Gemi kirada iken
bedeli kiracı tarafından karşılanması kararlaştırılmış olan
ihrakiye hariç ve ayrıca 36.maddede belirtilenler hariç olmak
üzere,GEMİ ile ilgili p/i sigorta bedeli kiracı tarafından ödenecek
bunun dışında kalan bütün sigorta,güverte,kamara ve makine
daireleri levazımatına ait masraflar ve makine yağı masrafları ile
ilaçlama ve fare itlafı ve bunlarla ilgili belgelerin masraflarını 
ödemeyi keza armatör taahhüt etmektedir.’’ 

             Bu maddeye uygun olarak müvekkil gemi ile ilgili
belirtilen tüm masrafları karşılamış ve tüm yükümlülüklerini
yerine getirmiştir. Buna ilişkin tüm kayıtlar ve belgeler şirket
defterlerinde ve muhasebe kayıtlarında mevcut olup inceleme
yapıldığı takdirde bir usulsüzlük olmadığı görülecektir.
Burada sözleşmenin 4.maddesinin 3.paragrafında bahsi geçen fakat
metin olarak sözleşmede yer almayan sözleşmenin tarafları arasında
gizliliğe tabi olacağı kararlaştırılan 36.maddesinde belirtilen
masraflardan bahsetmek istiyoruz. Bu maddeye göre fatura edilmeyecek
hususların söz konusu olması mümkündür ve sözleşmenin 4.maddesi
uyarınca bu bedellerin BP tarafından karşılanacağı açıktır.
Fakat bu masrafların ne olduğu hususu ancak maddenin içeriği
görüldüğünde anlaşılabilecektir. Ve bedelleri de buna dayanarak
hesaplanabilecektir Davacının mevcut olduğunu iddia ettiği farkın
bu söz konusu masraflardan kaynaklanması mümkün olup; davacı taraf
tarafından da madde metninde de açıkça yer aldığından dolayı
bilinen bu hususa rağmen sözleşmeyi fesih amacı ile
kullanılmasının davacının kötü niyetinin bir göstergesi olduğu
kanaatindeyiz.Sayın mahkemenize davacı tarafından sunulan sözleşme
metninde de bu madde bulunmamaktadır.Davacı taraftan talebimiz bu söz
konusu maddenin içeriğini ve buna dayanak olabilecek masrafların
neler olduğunu açıklamasıdır.

            Sözleşmenin 5.maddesi kiracının taahhütlerini
düzenlemektedir.Buna göre’’..Geminin kirada bulunduğu süre
içinde bilumum ihrakiye ( yağlama yağları hariç) Armatör
tarafından temin edilecek ve verilen hizmetin bedeli kiracıya
faturalanır...’’ demektedir. Müvekkil firma tarafından her
türlü fatura ve irsaliye düzenli olarak tutulmakta olup ;  muhasebe
kayıtlarında bulunmaktadır.Davacının beyanına göre müvekkil
tarafından gemi için alınmış bulunan yakıt bedelleri yakıtın
alındığına ilişkin faturada eklenerek davacı şirkete
gönderilmektedir.Fakat burada belirtmek istiyoruz ki; söz konusu
yakıt bedellerinin ne kadara alındığını gösteren faturaların
düzenli olarak şirkete gönderilen faturalara ekleneceği hususu
sözleşmenin hiçbir maddesinde yer almamaktadır.Dolayısı ile
davacının bu maddenin ihlal edildiğine dair tespiti yerinde
değildir.Bu hususu sözleşmeye dayandırması mümkün olmadığına
göre bu tespiti neye dayanarak yaptığının anlaşılması da
mümkün değildir.Bu söz konusu akaryakıta ilişkin faturalar
sözleşmenin 8.maddesine göre ancak davacı tarafından talep
edildiği takdirde kendisine sunulacaktır.Bu zamana kadar da her zaman
yerine getirilmiş olup ancak 02.06.2008 tarihinde talep edilen fatura
ve belgeler için yerine getirilememiştir ; bunda da kusur müvekkilime
değil kendilerine bir iş günü süre tanıyarak bu söz konusu
belgelerin sunulmasını baştan imkansız hale getiren davacı şirket
yetkililerindedir.

  

            Davacı şirket ayrıca davalı müvekkilin haksız
eylemlerinin ortaya çıkması üzerine Onur Makine San.Dış Ticaret
ile davaya konu sözleşmede belirtilen işin aksamaması için yeni bir
anlaşma yapmak zorunda kaldığını ve daha fazla bir kira bedeli
ödemek zorunda kaldığını belirterek müvekkil firmadan buna
ilişkin olarak da tazminat talep etmektedir.Yukarıda bahsettiğimiz
açıklamalarımız incelenecek olursa görülecektir ki davacının
fazla bir kira ödeyecek olması nedeni ile zararının ödenmesini
talep ettiği geminin sahibi müvekkillerime daha önce kendi beyanı
ile ‘’.. gemilerini satın almak istediğini eğer satmazlarsa
BP’ye 2 adet gemi inşası içinde olduğunu ve işsiz kalacaklarını
..’’ söylemiştir. Tek başına bu durum bile davacı şirketin
başından beri müvekkil ise sözleşmelerini fesh etmeye yönelik
arayışlar içinde olduğunu ve aralarındaki iş ilişkisini bitirme
konusunda kararlı olduğunu açıkça göstermektedir. Zira davacı
daha müvekkilim ile sözleşmesi sona ermeden daha pahalı olarak
kiralandığından zarara uğradığını iddia ettiği geminin sahibi
bulunduğu şirkete gemi sipariş etmiş ve yaptırmaya
başlamıştır.Bu nedenle davacının bu bahis etmiş olduğu
zararını kabul etmiyoruz zira kendisi tarafından bu gemiler nedeni
ile yapılan anlaşma neticesinde uğramış olduğu zararın
mevcudiyeti de tartışmalı olup davacının haksız kazanç elde etme
yolundaki başka bir çabasıdır.

NETİCE VE TALEP : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle davacının
haksız davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin
davacı yana tahmiline karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz.

                                                                        
                                 Davalı Vekili

 

________________________________________________________________________

Cumhuriyet Cad.Ata Apt.No:261/6 Harbiye/İstanbul

Tel:0-212 34373 00(3 hat)Fax:0-212 3437304
E-posta:berrakhukukburosu@hotmail.com


            
Avevrak.com © 2024, her hakkı saklıdır.
bilgi@avevrak.com
Tel.: 0507 115 57 78