Giriş yap
Kayıt ol

                İŞE İADE DAVASI

işveren lehine sonuçlanması çok zor olan dava türü.

işten çıkarıldıysanız bu davayı açmak için, öncelikle o işyerinde 6
aydan fazla süre çalışmış olmanız lazım. hemen ekleyelim, davayı işten
çıkarılma tarihinizden itibaren 1 ay içinde açmalısınız. yoksa
açamazsınız.

bununla birlikte, sizi çıkaran işyerinde 30'dan fazla çalışan olması
gerekiyor. bu 30 kişi şöyle; o şirket bordrosunda çalışan veya o
işyerinde çalışan kişiler esas alınıyor. yani bu şu demek, diyelim ki
birkaç şubesi olan bir firmanın x bir şubesindesiniz ve işyerinizde 5
kişisiniz. "işyerinde 5 kişi çalışıyor" diye düşünülmez, "işverenin şu
kadar şubede toplam bu kadar işçisi var" diye düşünülür. o işyerinde
çalışan kişiler diyince ise şunu anlıyoruz; diyelim ki çalıştığınız
binada 50 kişisiniz ama bunun bir kısmı farklı bordrolarda. hiç önemli
değil. sonuçta tek bir iş organizasyonu içinde çalışıyorsunuz, işveren
çakallık yaptığını sanmasın.

işe iade davalarında, davayı işçi açmış olsa bile, haklı olduğunu ispat
etmesi gereken davalı işverendir.

bu şu demektir:

- DAVACI SİZİ PERFORMANS DÜŞÜKLÜĞÜNÜ SEBEP GÖSTEREREK İŞTEN ÇIKARMIŞSA,
PERFORMANSINIZI NASIL ÖLÇTÜĞÜNE DAİR YAZILI VE SOMUT VERİLERİ OLMALIDIR.
YAZILI TESTLER, SÜREÇ DEĞERLENDİRMESİ, ÖNCEKİ TESTLERLE KARŞILAŞTIRMALI
SONUÇLAR, VS VS...

- bunlar da yetmez, size performansınızın neden düşük olduğunu yazılı
olarak sormak zorundadır.

- o da yetmez, eğer sizden o pozisyonda memnun değilse size başka bir
pozisyon teklif etmiş olmalıdır. üstelik bu pozisyon, önceki işinizden
daha düşük bir maaş veya hak içermemelidir. daha düşük bir işi kabul
etmeyip istifa ettiğinizde yine siz haklı olursunuz.

- sonracıma, eğer diyelim ki organizasyon yapısında değişiklik
yapılmışsa ve artık sizin birim kapatılıyorsa ya da istihdam fazlalığı
oluşmuşsa, işveren hem bu değişikliği belgelemeli, hem de yine size yeni
bir iş teklifinde bulunmalıdır.

- ha tabi bir de şu var, işe yetersiz olduğunuz için çıkarılıyorsanız,
işveren "işe yetmeniz" için size eğitim vermek zorundadır. olmazsa, yine
size yeni bir iş teklif etmiş olmalıdır. bu yeni iş teklifi her yerde
karşınıza çıkar evet, zira "feshin son çare olması ilkesi" diye birşey
vardır.

- eğer işverenle/işyeriyle takışmışsanız, ya da işverenin size olan
güveni sarsılmış ise, bu takdirde işveren sizden yazılı savunma almak
zorundadır. "sen o gün neden böyle yaptın" diye açık açık, tarih ve olay
atıflarıyla, ya da size itham edilenin ne olduğunu açıkça yazarak
sormalı ve ona göre hareket etmelidir. bu savunma alınmadan yapılan
fesih hukuka aykırıdır ve mahkeme tarafından kesinlikle yakın bir
ihtimalle geçersiz sayılır.

bu davayı eğer kazanırsanız (işçi olarak yani) 4 aylık brüt maaşınız
tutarında tazminata hak kazanırsınız. işveren, kararın kesinleşmesinden
itibaren 1 ay içinde sizi işe davet etmek zorundadır. eğer davet
etmezse, mahkeme tarafından (ilk kararla) belirlenen 4 aydan 8 aya kadar
brüt maaşınız tutarında ayrıca bir tazminatla yükümlü olacaktır.

yalnız hemen ağzınız sulanmasın, bu davanın açılıp kesinleşmesi yıllar
alır. yine de deneyin derim ben, siz de kazanın avukatlar da kazansın.
işverenlere de kapak olsun.

ben açmadım vaktiyle, hıyarlığıma yanıyorum. negüzel reklam olurdu.

hya uyardı, hak kazanılacak tazminat 4 aylık brüt değil net maaş
kadarmış. bu edit bir.

işe iade davaları istanbul'da uzun sürer. rahat bir yılı vardır. ha bu
da edit iki.

2.bu tür davalarda dava süreci ortalama 6 ay sürüyor. temyiz süreci 20
ay sürse, 1 ay da işverenin yanıt vermesi için süre tanınıyor.

27-30 ayda para cebinize giriyor.

bu davayı açabilmek için kritik bir konu daha var: işten
çıkartıldığnızda size içinde "işvereni ibra ederim," "karşılıklı
mutabakat," "çok mesudum" gibi ibareler bulunan belgeler imzalatmaya
çalışacaklardır. yemeyin.

çıkartılma durumunda 2 belge istemelisiniz :

1 - "sizi işten çıkarttık. hayatta başarılar dileriz" belgesi. vermek
zorundalar. aksi takdirde işsizlik maaşına başvuramazsınız. (hatta "işe
iade davası" da açamayabilirsiniz, ama bunu söylemeyin, o zaman hiç
vermezler) belgenin üzerinde sadece bunlar yazacak, sizin ağzınızdan
birşey yazmayacak. o belgenin altına "aldım ben bu belgeyi şu tarih
itibariyle" manasında bir imza atmanızın sakıncası yok.

2 - sizi çıkartırlarken verdikleri, ihbar+kıdem+izin paralarının
dökümünün olduğu bir belge/çizelgeyi de imzalayarak alabilirsiniz.

ama sakın ha, bu belgelerin üzerinde "mutluyum çok," "mutual agreement,"
"medeni 2 insan gibi" gibi kalıplar olmasın. genelde öyle yapıyorlar. o
ibareyi size lazım olan başka bir belgenin bir yerine sıkıştırıyorlar.
hatta o kağıdı imzalamazsanız, kıdem+ihbar+izin gibi paraları
vermeyecekleri gibi bir atmosfer yaratmaya çalışacaklardır. yemeyin.

o size muhtelif numaralarla imzalatmak isteyecekleri "ibra ederim"
cümlesinin altına atacağınız imzanın değeri, 30 ay sonraki 7 maaştır*.

"bugünkü x maaş, 30 ay sonraki 7 maaştan iyidir" diye düşünüyorsanız ve
karşı taraf da tekliflere açık gibiyse, pazarlığı deneyebilirsiniz.

unutmayın bu x (ya da 7) maaş, ihbar+kıdem+izin paralarına ek ve
onlardan ayrı bir paradır.

3. 30 gün içerisin de başvurmak gerekir.

4.ben bu davalar sonunda işe dönenin durumu hep merak etmişimdir. büyük
kurumsal şirketlerde sorun olmaz da, atıyorum 50 personelin olduğu bir
patron firmasında nasıl dönüyor işler, olayın mobbing'e dönmemesi mümkün
mü? a10 tandırbört durdurabilir mi? hep soru işareti bunlar.

5.türkiye'de hiç bir işe yaramaz, patronun iki yalakası patron bana
bağırınca bu adam patrona saldırdı diye gayet güzel şahitlik yapıyor.
zaten süreç iki yıl mahkemeye gidip geliyorsunuz. tabi iş yerinden
patronun küfrettiğini delikanlı gibi çıkıp söyleyecek adam bulmanız
lazım ama zor lafa gelince aslan kesilenler işe gelince yeni çocuğum
oldu, borca girdim falan gibi gerekçelerle dönüveriyorlar hemen.

eğer elinizde kanıtlayacağınız kesin bir şey yoksa boşuna gaza gelmeyin.
çalışma bakanlığına şikayet edip tazminatınızı alın. çünkü bu davayı
açarsanız çalışma bakanlığına itiraz edemiyorsunuz.

6.türkiye'de çok işe yarar. zira iş mahkemeleri kadar vatandaşı kayıran
bir mahkeme daha yoktur. bakın abartmadan söylüyorum (yapın diye değil
haa) gidin her hangi bi yerde işbaşı yapın, bir süre çalıştıktan sonra
hiç haber vermeden ayrılın. sonra da işten kovuldum diye kıdem, ihbar,
fazla mesai, maaş alacağı vs. tüm işçi alacaklarınız için dava açın. iki
tane yalancı şahit ekleyin. davayı kazanmazsanız gelin yüzüme tükürün.
hee davayı kazandıktan sonra o işveren size ne yapar bilemem tabi...

7.açıp da kaybedenin olmadığı dava.

iş mahkemeleri her daim işçinin menfaatine karar veriyor. iyi mi yapıyor
kötü mü bilemem, duruma göre değişiklik gösteriyor elbette.

bu davayı kazanıp işe geri dönen de olmuyor haliyle, miktarını tam
olarak bilemediğim kadar maaşı ilave tazminat olarak alıyorlar genelde.
net değil brüt üzerinden oluyor bu maaş hesabı bu arada.

8.eski çalıştığım yerde çok sık rastladığım davalardır. yakın bir
arkadaşım da bu davayı açtı, çok mıymıntı bir hakime denk geldiğinden
iki yıldır sürünüyor dava. hakim hasta oluyor, bilmem ne oluyor, hop 3
ay sonraya atılıyor. ancak genelde bu şirkete açılan davaların olumlu
sonuçlandığını biliyoruz. işe iadesi gerçekleşen de olmuş.

bunlardan birinin departmanından bir kişiyle görüştüm, iadeden sonra
kendisine yapılan uygulama şu şekilde olmuş:

şirketin en izbe bölümlerinden birinde bir oda verilmiş. odada yalnızca
bir bilgisayar var ve içinde excel dahi yok bu bilgisayarın. internet,
telefon vs zaten yok. öğle yemeğine çıkarken izin formu doldurup ik'ya
onaylatıyor hergün. odasından çıkması ve şirketin diğer çalışanları ile
herhangi bir şekilde iletişim kurması yasak. bir ay bu şekilde çalışıp
kendi istifa etmiş. ama zaten dava sonucunda 20 bin tl'ye yakın bir
tazminat aldığı için çok da sorun olmamış. işe geri dönüşü biraz gurur
meselesi yaptığındanmış.

şirkete bu kadar çok dava açılıyor olmasının nedeni ise şu: işten
çıkardıkları insanlara çıkış belgesi vermiyorlar, istifa imzalatıyorlar.
istifayı imzalarsan sorun yok, tazminat alabiliyorsun, güzel güzel de
ödüyorlar. ama imzalamazsan tazminatın verilmiyor. böyle bir şeye razı
gelmeyenler de dava yoluna gidiyor. işe iadesi yapılan çok olmuş ama
çoğu tazminatı alıp malum mobbing sorunu yüzünden geri dönmemeyi tercih
etmiş.

9.bu davanın kazanılması durumunda, bir kadını tecavüzcüsüyle
evlendirmek eyleminin iş hayatındaki karşılığı gerçekleşir.

mantıksal edit: bu davayı kazanan işçiye, işveren brüt maaşının 4 katı
tutarında tazminat ödemek zorunda imiş. belirsiz süreli iş akdinin
işveren tarafından haklı nedene dayanmadan feshi durumunda işçinin bu
davayı kazanması %100'e yakın bir olasılık.

10.genelde işçi lehine sonuçlanması, genelde işçilerin haklı
olmasındandır.

yalnız açabilme şartları çok garip, özellikle işyerinde 30 kişinin
çalışması neden zorunlu, ne ilgisi var biri açıklasın bana

4857 sayılı yasanın 18.maddesinde işe iade davasının şartlarına yer
verilmiş.

- 30 yada daha fazla işiçinin çalışıyor olması

- işçinin en aza 6 aylık kıdeminin bulunması

- işçi ile işveren arasındaki sözleşmenin belirsiz süreli iş sözleşmesi
olması

- feshin işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından yada
işletmenin,işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir
sebebe dayanmaması

            
Avevrak.com © 2024, her hakkı saklıdır.
bilgi@avevrak.com
Tel.: 0507 115 57 78