Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

            …. NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ’NE

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA DEĞERİ :

KONU : İş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava (manevi
tazminat dahil) haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107. madde
gereğince şimdilik -TL maddi tazminatın tarihinden itibaren işleyecek
faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline
karar verilmesi istemlidir.

AÇIKLAMALAR :

1- Davalılardan asıl iş sahibi ile taşeron firma arasında tarihli
yapılmıştır. Yapılan sözleşme uyarınca taşeron firma, asıl iş sahibine
ait üstlenmiştir. Müvekkil , taşeron firma bünyesinde kapsamında
çalışırken günü davaya konu iş kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen
olayda müvekkil hayati tehlike geçirecek ve hayat fonksiyonlarını en
ağır şekilde etkileyecek biçimde yaralanmıştır 2- Olaya ilişkin olarak
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sayılı dosyası ile soruşturma
başlatılmıştır. Meydana gelen iş kazasında müvekkil , Katta hava
muhalefeti sebebiyle pasif çalışma yaptığı sırada yerde bulunan
malzemeye takılarak dengesini kaybetmesi ve çalışanların güvenliğini
sağlayan korkulukların gerekli şekilde yerine yerleştirilmemesi
sonucunda, çalıştığı aşağıya düşmüştür. Müvekkilin çalıştığı yerdeki
korkulukların tam olarak bağlanmadan çalışmaya devam edilmesi kazanın
oluşmasında en etkili neden olup olay yeri inceleme raporu ile tanık
beyanlarına göre katlarda bulunan 16 cm lik demir çubuklara 12 cm lik
demir çubukların bağlanmaması ve diğer güvenlik önlemlerinin alınmaması
nedeniyle bu üzücü olay meydana gelmiştir. Kazanın meydana geldiği
şantiyenin asıl iş sahibi davalı olup taşeron firma olan davalı arasında
işin bir kısmının yapılmasını içerir yapılmıştır. Meydana gelen kazada
mevzuat hükümleri ile Yargıtay Genel Kurulu kararları uyarınca; asıl
işveren ile taşeron firmanın müteselsilen sorumlu olduğu açıktır. Olayın
meydana geldiği bulunan şantiye alanında davalıların iş sağlığı ve
güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve
gereçleri noksansız bulundurmak yükümlüğü bulunmaktadır. Asıl iş sahibi
ile taşeron firma arasında taşeronluk sözleşmesi yapılmış olması
sorumluluğun tek başına taşeron firmaya değil asıl iş sahibinin de
işyerinde alınan/alınacak iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup
uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki
riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları
konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini
vermek zorundadır.

İş sağlığı ve güvenliği konusunda kanun ve tüzüklerde düzenlemeler şu
şekildedir:

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 2.maddesinde “…Bir işverenden, işyerinde
yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl
işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle
uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği
işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile
iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren
ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı
o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt
işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden
alt işveren ile birlikte sorumludur ...”şeklinde düzenlenmiştir.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu:

Madde4 “…(1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini
sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi,
eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması,
organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık
ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve
mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. b) İşyerinde
alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler,
denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar. c) Risk
değerlendirmesi yapar veya yaptırır. ç) Çalışana görev verirken,
çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır. d)
Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve
özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır. (2)
İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin
sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. (3) Çalışanların iş sağlığı ve
güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını
etkilemez…”

Madde 16 “…(1) İşyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve
sürdürülebilmesi amacıyla işveren, çalışanları ve çalışan temsilcilerini
işyerinin özelliklerini de dikkate alarak aşağıdaki konularda
bilgilendirir: a) İşyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik
riskleri, koruyucu ve önleyici tedbirler. b) Kendileri ile ilgili yasal
hak ve sorumluluklar. c) İlk yardım, olağan dışı durumlar, afetler ve
yangınla mücadele ve tahliye işleri konusunda görevlendirilen kişiler…”
şeklinde düzenlenmiştir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü

Madde 3 “… İşveren, işçilere yapmakta oldukları işlerinde uymaları
gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerini öğretmek ve iş değiştirecek
işçilere yenisinin gerektirdiği bilgileri vermek zorundadır…” şeklinde
düzenlenmiştir.

Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü

Madde 2 “… Her işveren işyerinde işçilerinin sağlığını ve iş güvenliğini
sağlamak için, bu Tüzükte belirtilen şartları yerine getirmek, araçları
noksansız bulundurmak, gerekli olanı yapmakla yükümlüdür…”şeklinde
düzenlenmiştir.

Madde 3 “… Her işveren yapı işlerinde işçilerin sağlığını ve iş
güvenliğini sağlamak için, bu Tüzük’te belirtilen koşulları yerine
getirmekle ve gerekli araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmakla
yükümlüdür…”

Madde 8 “… Yapı alanı içinde tehlikeli kısımlar, açıkça
sınırlandırılacak ve buralara görünür şekilde yazılmış uyarma levhaları
konulacak ve geceleri kırmızı ışıklarla aydınlatılacaktır…” şeklinde
düzenlenmiştir. Olayımızda tüm bu mevzuat hükümlerinin ihlal edildiği
açık olmakla birlikte konuya ilişkin Yargıtay içtihatları uyarınca da
her iki davalının hukuki sorumluluğu bulunmaktadır.

İzah edilen kanun ve tüzük maddeleri ile Yargıtay Genel Kurulu’nun emsal
kararları uyarınca müvekkil geçirdiği iş kazasın sebebiyle asıl işveren
ile taşeron firmanın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu söz
konusudur.

3- Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sayılı dosyasında mevcut evraklar
incelendiğinde; olay yerinde bulunan korkulukların şantiyede çalışan
işçiler için yeterli güvenlik önlemi sağlamadığı Olay Yeri İnceleme
Raporunda kesin olarak belirlenmiştir. Kazanın meydana geldiği binada
taşeron olarak sorumluluğu bulunan Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdiği
soruşturma dosyası kapsamında kolluk tarafından olay günü çekilen
fotoğraf ve cd görüntülerinden açıkça anlaşılmaktadır. Ekmevcut olay
yeri raporu ile olay yeri fotoğrafları ve soruşturma aşamasında aynı
işyerinde çalışan diğer işçi çalışanların beyanlarından da anlaşılacağı
üzere Soruşturma dosyasında dinlenen ve beyanları sunulan meydana gelen
iş kazası hakkında görgü ve bilgisi bulunan ve aynı işyerinde çalışan
tanıklar olaya ilişkin olarak dinlenilmiş ve ayrıntılı beyanları dosya
içerisine alınmıştır.

4- Anılan iş kazası neticesinde, müvekkil önemli ölçüde iş gücü kaybına
uğramıştır. İş güç kaybına uğrayan müvekkilin hayatını devam
ettirebilmek bakımından başkalarından daha fazla efor sarf etmek zorunda
kalacağı açık olmakla birlikte bu aşamada iş güç kaybının kesin olarak
tespitine ilişkin Adli Tıp Kurumu’ndan alınmış bir rapor
bulunmamaktadır. Ayrıca olayda tarafların kusur durumuna ilişkin
herhangi bir raporda alınmamış olduğundan uğranılan maddi zararın kapsam
ve boyutu tarafımızca net olarak tespit edilememiştir. Açıkladığımız tüm
bu sebepler doğrultusunda meydana gelen iş kazası nedeniyle iş güç
kaybına uğrayarak çalışma gücünü önemli ölçüde kaybeden müvekkilin
(fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla) HMK 107.
madde gereğince uğradığı maddi zararın şimdilik TL’sinin davalılardan
müteselsilen ve müştereken tazmin edilmesini talep etmekteyiz.

HUKUKİ NEDENLER : İş Kanunu, Borçlar Kanunu, İşçi Sağlığı ve İş
Güvenliği Kanunu ve Tüzüğü, Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği
Tüzüğü

HUKUKİ DELİLLER : Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Dosyası, Keşif, Bilirkişi
İncelemesi, Tanık Beyanları vs deliller.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin tüm talep
ve

dava haklarımız ( manevi tazminat isteme hakkı dahil) saklı kalmak
kaydıyla HMK

107. madde gereğince şimdilik TL maddi tazminatın tarihinden

itibaren işleyecek faizi ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin davalılardan

müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini saygılarımla arz
ve talep

ederim.

  Davacı Vekili

  Av.