Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

                ………….. NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

( İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA )

DAVACI     :

VEKİLİ :

DAVALI        :

KONU : ………………. tarafından işletilen ………………….. adlı iş yerinde, ……………
tarihinde müvekkilimin geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle olay
tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilecek
maddi-manevi tazminatın davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesi
istemimizden ibarettir.

DAVA DEĞERİ: Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak
kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat olmak üzere
toplam 60.000 TL

1.  Müvekkilim, …… Adlı iş yerinde …… tarihinden kazanın gerçekleştiği
    tarihe kadar …… SGK sicil numarası ile aylık net asgari ücret
    karşılığı tornacı olarak çalışmıştır. …… tarihinde, saat 18.30
    sıralarında meydana gelen iş kazası neticesinde vücudunda uzuv kaybı
    ( yüzün sağ kısmı felçli ve sağ gözde görme kaybı) oluşmuştur.

2.  Kaza sonucu müvekkilim ağır kafa travması geçirmiş, hayati tehlikeye
    maruz kalmış, tedavi olduğu hastanelerden alınan ve ekte sunulan
    kayıtlardan görüleceği üzere birtakım önemli tıbbi operasyonlar
    geçirmiştir ve halen sağ gözünde tamamen görme kaybı mevcuttur.
    Tedavi ile giderilme ihtimali de bulunmamaktadır. Müvekkilin Antalya
    Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınmış %32 ve sürekli özür
    durumunu gösterir kurul raporu ektedir.

3.  Müvekkilim, kazanın meydana geldiği esnada polisaj makinası ile
    parlatma işlemiyle uğraşmakta olup, metal parça fırlayarak çatıya
    çarpmış ( ekte sunulmuş tutanaklardan anlaşılacağı üzere fırlayan
    parça çatıda iz bırakmıştır ) oradan müvekkilin yüzüne gelerek
    müvekkilin yüzünü parçalamış, yüzünün sağ tarafında ve alnında derin
    kesi oluşmasına sebep olmuştur.

4.  Müvekkilimin, tornacılık alanında, 2000 yılında alınmış kalfalık
    belgesi, 2008 yılında alınmış ustalık belgesi, 2010 yılında ise aynı
    alanda alınmış usta öğreticilik belgesi bulunmaktadır. Söz konusu
    belgeler dilekçemiz ekinde mahkemenize sunulmuştur.

5.  Müvekkil ilkokul mezunu olmasına rağmen sürekli olarak kendisini
    geliştirip yenilemeye çalışan ve iyi bir geleceğe sahip olmak
    isteyen bir insan olup, tornacılık alanında kendisini geliştirmek
    istemiş, yukarıda belirtilen belgeleri edinmiş, tornacılığı
    kendisine meslek edinmeyi seçmiştir.

6.  Ancak, söz konusu kaza nedeniyle hayatının geri kalanında yıllarını
    verdiği alanda çalışamayacağı ortadadır. Müvekkilime tedavi
    sonrasında enfeksiyon riski taşıyabilecek makine-sanayi ortamı gibi
    çalışma alanları yasaklanmış, enfeksiyon kaparsa bitkisel hayat
    riski olduğu söylenmiştir. Kendisini geliştirdiği alanda iş
    imkânının kalmamış olması müvekkilin iktisadi geleceğini tehlikeye
    düşürmektedir

7.  Her ne kadar müvekkil ceza soruşturması için verdiği ifadesinde
    davalı işverenden şikâyetçi olmamış ve kazanın kendi
    dikkatsizliğinden kaynaklandığını söylemiş olsa da, ……. tarihinde
    alınan ifadesi sırasında müvekkil henüz hastanede yatmakta olup
    kazanın etkisinden kurtulamamıştır. Kazanın oluşumunda müvekkilin
    hiçbir kusuru yoktur, kusur tamamen davalıya aittir. Davalı işveren,
    ilgili mevzuatta yer alan işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin
    yükümlülüklerine aykırı davranmıştır.

8.  Davalı işveren, işçilerinin iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almasını
    sağlamakla yükümlü olmasına rağmen, bu yükümlülüğünü yerine
    getirmemiştir. İş sağlığı ve güvenliği kanunu m.4 uyarınca;

“ İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla
yükümlü olup bu çerçevede;

Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her
türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç
gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara
uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar
yapar.”

9.  Polisaj makinasının tehlikeli işlerden olduğu kuşkuya yer
    bırakmayacak biçimde ortadadır. Kaldı ki; kazanın gerçekleştiği
    dönemde iş yerinde kullanılan makina eski olup, kazadan sonra
    yenilenmiştir. Ayrıca, davalı işveren soruşturma evresindeki
    ifadesinde, müvekkilin baret kullanmadığını belirtmiştir ancak
    müvekkilimin baret kullanmamış olmasının sebebi, işverenin iş
    yerinde baret bulundurmamasından kaynaklanmıştır. Ve yine davalı
    işveren baretleri kazadan sonra temin etmiş; yükümlülüklerini yerine
    getirmemenin yaptırımlarından kurtulmaya çalışmıştır.

10. Davalı işveren, makinaların kullanılmasından doğacak tehlikelerden
    ve bu hususta önceden alınabilecek tedbirlerden işçileri uygun bir
    şekilde haberdar etmek zorunda olmasına, işletme tehlikelerine karşı
    gereken önlemleri almak ve işçilere sağlığa uygun çalışma yeri
    sağlamak zorunda olmasına rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş
    işçiyi koruma ve gözetme borcuna aykırı davranmıştır.

11. İş sağlığı ve güvenliği kanunu m.6 uyarınca; işverenin iş yerinde,
    iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli
    görevlendirmesi gerekirken bu yükümlülük davalı tarafından yerine
    getirilmemiştir. Davalı, işyerinde sağlık ekibi ve malzemesi
    bulundurmamıştır.

12. Ve yine aynı kanunun 16.maddesi uyarınca “İşyerinde iş sağlığı ve
    güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilmesi amacıyla işveren,
    çalışanları ve çalışan temsilcilerini işyerinin özelliklerini de
    dikkate alarak bilgilendirir” hükmü gereği yerine getirilmemiştir.
    Madde 17’de “Çalışanların Eğitimi” başlığı altında çalışanlara
    gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri aldırılması kanunca
    öngörülmüşse de davalı işveren bu hususu da yerine getirmemiştir.
    Hatta davalı işveren, müvekkilin işe giriş tarihi ……… olmasına
    rağmen SGK bildirimini mevzuata açıkça aykırı bir şekilde 6 ay sonra
    yapmıştır. Davalı işverenin 6331 sayılı İş sağlığı ve güvenliği
    kanununa açık aykırı uygulamaları benimsediği ortadadır.

13. Mesleki riskler konusunda işçilerini bilgilendirmeyen, iş yerinde
    etkin iş disiplini sağlamayan, risk değerlendirmesi ve risk analizi
    yaptırmayan, işçileri koruma ve gözetme ödevine aykırı davranan,
    denetleme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı, meydana gelen
    kazanın oluşumundan ve sonuçlarından sorumlu olup, kusurun tamamı
    davalınındır.

14. Müvekkilin gözünde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporuna
    göre %32 kalıcı hasar mevcuttur. Bu sebeple müvekkil her ne işle
    uğraşırsa uğraşsın kazadan önceki durumuna göre daha fazla efor sarf
    ederek o işi yapabilecektir. (21. HD. 22/03/2005 tarih, 2005/1245
    Es. 2005/5209 Kr.) Beden gücü ve işgücü kaybına uğrayan müvekkil,
    pasif dönemde de daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam
    ettirecek olup yaşlılık aylığını daha fazla güç harcayarak elde
    edeceğinden pasif dönem zararlarının da tazminat hesabında dikkate
    alınması gerekmektedir. (21. HD. 07/07/2004 tarih, 2004/6281 Es.
    2004/6772 Kr. – 21. HD. 22/06/2004 tarih, 2004/5352 Es.)

15. Öte yandan, geçirdiği kaza sonucu maruz kaldığı ağır ameliyatlar ve
    sonucunda yine de giderilemeyen ve tedavisi de mümkün olmayan
    mağduriyeti ( sağ gözünü kaybetmesi ) müvekkilimin psikolojisinin
    bozulmasına yol açmıştır.

16. Müvekkilim 30 yaşındadır ve bekârdır. Tek gözünü kaybetmiş olması,
    ekte sunmuş olduğumuz fotoğraflardan da görüleceği üzere, dış
    görünüşünü de olumsuz etkilemektedir, eski haline dönemeyeceği de
    göz önüne alındığında müvekkil hayatı boyunca bunun acı ve
    üzüntüsünü yaşayacaktır.

17. Başka bir açıdan bakacak olursak, günümüzde çoğu iş yeri maalesef
    dış görünüşe önem vermekte ve çalışanlarını seçerken bu hususa
    dikkat etmektedir. Müvekkilimin asıl alanı olan makina-sanayi
    işlerinde çalışması mümkün olmayacağı gibi başka alanlara yönelme ve
    yeni bir iş bulma ihtimali oldukça azalmaktadır. Müvekkil, kazanın
    etkisinden kurtulur kurtulmaz iş aramaya başlamış ancak çoğu iş
    yerinden ret cevabı almıştır. Müvekkilin gözünde meydana gelen
    kalıcı hasar, kalıcı iz müvekkilin ekonomik geleceğini de sarsmış
    durumdadır. Bu hususun yalnızca manevi tazminat hesabında değil
    maddi ve manevi tazminat hesaplarının her ikisinde de göz önünde
    bulundurulması gerektiği kanaatindeyiz.

18. Ayrıca müvekkilimin yüzünde oluşan kalıcı uzuv kaybının, insanların
    bakış açısını etkileyeceği, müvekkilin ister istemez rahatsız edici
    bakışlara maruz kalacağı, göz önünde çalışmayı gerektiren işlere
    kabul edilmeyeceği ortadadır.

19. Müvekkilin çektiği acıların, ıstırabın ve sıkıntıların bir nebze de
    olsa giderilebilmesi için manevi tazminat talep etme gereği de
    doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER           :  6331 sayılı iş sağlığı güvenliği kanunu ve
ilgili mevzuat

HUKUKİ DELİLLER             : 

- Müvekkile ait SGK sicil dosyası,

-   işyeri özlük dosyası,

-   iş kazası tahkikat evrakları,

-   müvekkile ait çıraklık, ustalık ve usta öğreticilik belgeleri,

-   keşif, tanık (tanıklarımız daha sonra mahkemeye bildirilecektir),

-   Yargıtay kararları,

-   bilirkişi incelemesi, her türlü yasal ve takdiri delil.

NETİCE ve TALEP : Yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak

1.  Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla
    şimdilik 10.000 TL maddi tazminat, 50.000 TL manevi tazminat olmak
    üzere toplam 60.000 TL'nin kaza tarihi olan 01.05.2014 tarihinden
    itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,

2.  Her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa
    yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep
    ederim.

Davacı Vekili Av………