Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          (İHTİYAT-İ TEDBİR TALEPLİDİR)

İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİNE

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

KONU : Haksız yapılan inşaatın kal’i, Sayın Hakimliğinizin aksi kanaatte

  olması durumunda ise sözleşmenin aynen ifası ile müvekkilin

  uğradığı -fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla- şimdilik

  10.000 usd tutarındaki zararın tazmini talebimizden ibarettir.

DAVA DEĞERİ : 50.000 USD (Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak
kaydıyla)

AÇIKLAMALAR :

-I-

MADDİ OLAYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ-

1.  Müvekkil; karşı tarafın inşa edip sattığı "…………. Projesi" kapsamında
    İstanbul ili …… İlçesi …. Ada ….384 parselde kain …….. nolu bağımsız
    bölüm olmak üzere 3 adet bahçe ofis satın almıştır.Daha sonra
    yapılan düzenleme ile ilgili bağımsız bölümlerin numaraları ………
    olarak değişmiştir.

2.  Müvekkil; karşı taraf ile aralarında akdedilen 21.09.2013 tarihli ve
    15.12.2013 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri gereğince
    üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirmiştir. Öyle ki
    müvekkil, karşı tarafça düzenlenen "Ödeme Planı" na riayet ederek ….
    ve ….. nolu bağımsız bölümlerin satış bedelinin tamamını, ….. nolu
    bağımsız bölümün satış bedelinin ise büyük çoğunluğunu ödeyerek
    sözleşme hükümleri uyarınca hak sahipliği sıfatını kazanmıştır.

3.  Ne var ki aynı özen karşı tarafça gösterilmemiştir. Nitekim haricen
    edinilen bilgilere göre; gerek sözleşme ile gerek harici
    görüşmelerle gerekse de web sitesi, televizyon, katalog, broşür vb.
    görsel ve yazılı basında yapmış olduğu taahhütlerine
    uymamıştır.Konunun sayın mahkemenizce daha iyi anlaşılması açısından
    dilekçemizin ekine ilgili projenin maket resmi eklenmiştir.Zira
    dilekçe ekinde sunulan dava konusu projeye ait maket resimde A harfi
    ile işaretlenen kısmın ………….. no lu bağımsız bölümleri müvekkile
    aittir.Yine maket resimde B olarak işaretlenen taşınmazda yine bahçe
    ofis olarak yapılan ayrı bir bölümdür.A ve B olarak işaretlenen
    taşınmazların tam ortasında kalan C olarak işaretlenen bölüm ise iki
    taşınmaz arasında bulunan aydınlatma boşluğu ve yeşil alan olarak
    gözükmektedir.Uyuşmazlıkta tam bu noktada düğümlenmektedir zira C
    olarak işaretlenen bu bölüm satış esnasında makette olduğu gibi
    yeşil alan ve aydınlatma boşluğu olarak sunularak satış yapılmış
    olmasına rağmen bu boşluğa haksız inşaat yapılmaya
    başlanılmıştır.Müvekkil bu konuya ilişkin daha önce bir duyum almış
    ve bu durumun önüne geçmek maksadı ile …….. 7. Noterliği'nin …………
    tarih ……… yevmiye numaralı ihtarnamesi ile karşı tarafı
    uyarmıştır.Bu ihtarnameye karşı taraftan olumlu veya olumsuz hiçbir
    cevap verilmemiştir.Daha sonra müvekkilimiz bizimle irtibata geçerek
    13.03.2015 tarihinde inşaatın durumu ile bilgi almak ve inşaatı
    yerinde görmek için karşı taraftan randevu aldığını beyan ederek
    bizimde refakat etmemizi talep etmiş yapılan bu ziyarette tamda
    müvekkilin bahsettiği gibi ekte sunulan proje maket resminde C
    olarak işaretlenen alana inşaat yapımına başlandığı
    gözlemlenmiştir.Konuya ilişkin ziyarete refakat eden karşı taraf
    çalışanına konu sorulmuş,bu çalışan da ilgili kısmın inşaatına bir
    hafta önce başlandığını ve yaklaşık on beş gün içerisinde de ikmal
    edileceğini beyan etmiştir. Bu bölüme yapılacak inşaatın
    tamamlanması ile birlikte müvekkilin aldığı taşınmazın bir cephesi
    tamamen kapanmış olacaktır.Müvekkilin satın aldığı tarihte üç
    cepheli olduğu söylenerek satılan taşınmaz haksız inşaat yapılmak
    sureti ile iki cepheye indirgenerek satılan taşınmazın değerinde
    yaklaşık % 25-30 arası bir azalmaya, müteahhit firmanın da haksız
    kazanç elde etmesine yol açmıştır.Yapılan bu haksız inşaatın yeşil
    alan üzerine yapıldığı ayan beyan ortadadır.Bu alana yapılan
    inşaatın ruhsatlı olması imar mevzuatı uyarınca mümkün değildir
    şayet buraya ilgili belediyeden bir imar izni alınmış ise de bu
    iznin, davalı tarafından dosyaya sunulması halinde bu imar izin
    işlemine karşı tarafımızca iptal davası açılacağını belirtmek
    isteriz. Karşı taraf yetkilileri ile yapılan görüşmede haksız
    yapılan inşaatın aslında projede var olduğu ancak sehven proje
    maketi yapılırken gözden kaçtığı,projede olmadığı daha sonra tadilat
    projesi yapılarak ilgili imalatın yapımına başlandığı gibi çelişkili
    beyanlarda bulunulmuştur.Takdir edilmelidir ki böyle ciddi bir proje
    imal eden karşı tarafın esas projede olmasına rağmen inşaatın
    tamamlanma safhasına geldiği bir aşamada eksik bir imalatın
    yapıldığını fark ederek tadilat projesi yapılmak sureti ile makette
    yeşil alan ve aydınlatma alanı olarak gösterilen alana inşaat
    yapması kabul edilemez bir iddiadır.Malum olduğu üzere tadilat
    projesi yapıda veya bağımsız bölüm içerisinde yapılacak
    değişikliklerin bir tadilat projesini gerektirmesi durumunda,
    yapının asıl projesine herhangi bir müdahale olmaksızın, sadece
    değişiklik yapılacak hususlarla sınırlı kalmak üzere yapılabilecek
    bir proje olup mevcut yapıdan ayrı yeni bir bina yapma yetkisi ve
    hakkı vermesi mümkün değildir.Burada müteahhit firma tarafından
    yapılan tadilat projesi değil tamamen proje değişikliğidir iki
    kavram tamamen birbirinden farklıdır.Sayın hakimliğinizce ……
    Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden ilgili projeye
    ilişkin imar izin ruhsat ve belgeleri ile projeleri celp edilip
    bilirkişi marifeti ile incelendiği zaman da haklılığımız ortaya
    çıkacaktır.

  -II-

  HUKUKİ YÖNDEN DEĞERLENDİRME VE AÇIKLAMALARIMIZ

1.  Sayın Hakimliğinizce de malum olduğu üzere, bir bina inşa edilirken
    önce imar durumu alınır, sonra proje yapılır ve belediyeden tasdik
    ettirilir. Sonra bu tasdikli projeye göre inşaat yapılır. Bir başka
    deyişle müteahhit imara, projesine ve taahhüt ettiği sözleşmeye
    uygun, yasal bir yapı yapmak suretiyle edimini yerine getirmekle
    yükümlüdür. Aksi durumda alıcılar haksız inşaatın kal’i davası
    açabilecekleri gibi haksız inşaat nedeniyle uğradıkları zararın
    tazminini de talep edebilirler.

2.  Müvekkilin 4.900.000,00 USD gibi ciddi bir bedel ödeyerek,
    İstanbul'un en gözde bir yerinde lüks bir bahçe ofis almanın verdiği
    mutluluğu yaşaması en tabi hakkıdır. Ne var ki karşı tarafça
    yapılması planlanan bloklar arasına yeni bir blok yapılması hem
    mevcut plan, proje ve sözleşme hükümlerine aykırı olması sebebiyle
    yaratılacak hukuki ayıp müvekkili zarara uğratacak; hem de
    manzarasının kapanması, diğer bloklardaki daire sahiplerine nazaran
    yaratılan farklılık sebebiyle uğradığı talihsizlik sebebiyle normal
    fiyatın üzerinde bir bedelle satın aldığı taşınmazların değeri
    düşeceği için ayrıca bir zarara uğrayacaktır. Zira müvekkilim bu
    taşınmazı satın aldığı tarihte bu bölümün müstakil üç cephesi olması
    ve birim fiyatının diğer proje bölümlerinden daha pahalı olması
    nedeni ile satın almıştır.Diğer yandan taahhüt edilenden farklı
    yapılacak iş bu inşaat aynı zamanda reklam ve kampanyalarda yer alan
    yazılı ve görsel yayınlara nazaran farklılık teşkil etmesi sebebiyle
    6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Hükümleri uyarınca
    müvekkil tüketicinin yanıltılması ve aldatılması niteliğinde
    olacağından müvekkil ayrıca zarara uğrayacaktır. Başka bir deyişle
    müvekkil bilgisi dışında yapılan iş bu haksız inşaat sebebiyle
    milyonlar ödediği ofisinden beklediği faydayı göremeyecektir.

3.  Aşağıda yer verilen Yargıtay kararları da iş bu konudaki
    haklılığımızı açıkça ortaya koymaktadır:

  “Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ve ek sözleşme
  uyarınca projeye aykırı yapılmış çatı katının davacılar adına tapuya
  tescili, inşaattaki projeye aykırı tüm imalatların kal'i ve projeye
  uygun hale getirilmesi, davalının ortak alanlara elatmasının
  önlenmesi, işgal tazminatı, değer farkı ve kal masraflarının tahsili
  istemlerine ilişkindir. Mahkemece, değer farkı ile ilgili tazminat
  isteminin kabulüne, bunun dışındaki tüm taleplerin reddine dair
  verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Öte yandan, 3194
  sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesi gereği istisnalar hariç tüm yapılar
  yerel idareden alınacak izne uygun tasdikli projesi doğrultusunda inşa
  edilmek zorundadır. Ruhsatsız ve kaçak yapılar, aynı Yasa'nın 32.
  maddesi uyarınca yıkılır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup,
  mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. İmara aykırı, ruhsatsız veya
  tasdikli projesine aykırı kaçak bina, kat veya bağımsız bölümlerdeki
  yasaya aykırılıkların yasal hale getirilmesinin mümkün olmaması
  halinde, bunlar üzerinde yüklenici veya arsa sahibinin mülkiyet veya
  tazminat talep etme hakkı yoktur. Bu halde arsa sahibi; imara,
  tasdikli ruhsat ve projesine aykırı yapı, kaçak kat ile bağımsız bölüm
  ve eklentilerinin yıkılmasını isteyebilir/Eldeki davada hükme esas
  alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında ana taşınmazda otopark
  rampasının değiştirilmiş olup projesine uygun hale getirilmesi
  gerektiği, 4. normal kat ile teras katın ruhsat ve projesine aykırı
  yapıldığı, yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığı ve Şişli Belediye
  Encümenince yıkım kararı verildiği saptanmıştır.”

  [Yargıtay 15. HD. 2006/828E. 2007/2061K. 02.04.2007 günlü ilamı]

  “Yüklenici, imara ve projesine uygun, yasal bir yapı yapmak suretiyle
  edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Bu nitelikte bir bina
  yapılmadıkça yüklenici herhangi bir hak kazanamaz. Adına tescil
  isteminde de bulunamaz. Yapının imara ve projesine uygun olmadığının
  anlaşılması halinde, yasal hale getirilmesinin mümkün olup
  olmadığının, nasıl yasal hale getirilebileceğinin ilgili belediyeden
  araştırılması, yasal hale getirilmesi mümkünse bu konuda yükleniciye
  uygun süre verilmesi gerekir. Somut olayda gerek yapılan fazla kat,
  gerekse bodrum kattaki büyüme nedeniyle inşaatın imara ve projesine
  uygun olmadığı anlaşılmaktadır.”

  [Yargıtay 15. HD. 2006/3250E. 2007/6678K. 26.10.2007 günlü ilamı ]

-III-

TEDBİR TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

1.  Sayın Hakimliğinizce de malum olduğu üzere 6100 sayılı HMK’nın
    Kanun’un 389. Maddesi, “İhtiyati tedbirin şartların” ı
    düzenlemektedir. Buna göre,

  “Bir uyuşmazlık halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için;
  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde
  edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale
  gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın
  doğacağından endişe edilmesi hali bulunmalıdır.”

2.  Somut olayda Müvekkilin satın aldığı taşınmazın aydınlatma boşluğu
    ve yeşil alan üzerine halihazırda inşaat yapılmaya başlanılmış olup
    bu inşaatın tamamlanması halinde müvekkilin satın almış olduğu
    taşınmazda %25-30 arasında bir değer kaybı olacaktır.Müvekkilin
    toplam 4.900.000 dolar ödemiş olduğu nazara alındığında zararı
    yaklaşık 1.500.000 Ameikan dolarıdır. Bu haliyle yapımına başlanılan
    mezkur inşaatın gerekli plan, proje ve sözleşmelere, en önemlisi
    tüketici konumundaki müvekkil açısından yazılı, görsel taahhütler ve
    nihai olarak da hukuka aykırı olduğu sabittir. Hal böyleyken;
    müvekkilin daha fazla mağdur olmasının önüne geçilmesi adına dava
    sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilerek, böylece müvekkilin
    zarara uğramasının engellenmesini talep ediyoruz. Nitekim aksi
    durumda haksız inşaatın devamı ile ciddi anlamda müvekkilin mağdur
    edilmesine ve telafisiz zararlara neden olunacaktır

3.  İlgili yasal hüküm ve yukarıda ayrıntılıca izah etmiş olduğumuz
    hususlar doğrultusunda; inşaatın kal’ine bu mümkün olmadığı takdirde
    sözleşmenin aynen ifası ile müvekkilin uğradığı zararların tazminini
    talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER : 6100 sayılı HMK’NIN 389. Maddeleri vs. yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER : Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma
hakkımız saklı kalmak kaydıyla;

-   Taraflar arasında akdedilen 21.09.2013 ve 15.12.2013 tarihli
    gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri,

-   ……. . Noterliği’nin 20.01.2015 tarih ……. yevmiye nolu ihtarı,

-   Ödeme dekontları örnekleri,

-   Gerektiğinde keşif, bilirkişi, tanık, yemin vs. ikamesi mümkün her
    türlü yasal delil

NETİCE VE TALEP : Yukarıda izah ettiğimiz ve Sayın Hakimliğinizce resen
nazara alınacak nedenler çerçevesinde

-   ÖNCELİKLE İstanbul ili …… İlçesi …… Ada …… parselde yer alan …..
    nolu bağımsız bölümler bitişiğinde dilekçemizin 1 no’lu ekinde C
    harfi ile gösterilen yeşil alan ve aydınlatma boşluğu olması gereken
    kısımda yapımına başlanan inşaatın yapımın teminatsız veya uygun
    görülecek nakdi ve gayrinakdi teminat mukabilinde tedbiren
    durdurulmasına ,

-   NİHAİ OLARAK, haksız olarak yapımına başlanan ve henüz ikmal
    edilmemiş olan dilekçemizin 1 no’lu ekinde C harfi ile gösterilen
    yeşil alan ve aydınlatma boşluğu olması gereken kısımda yapımına
    başlanan inşaatın kal’ine,

-   Sayın mahkemenizce imara aykırı ve ruhsatsız olarak yapılan bu
    inşaatın kal’ine,talebimizin uygun görülmemesi halinde 21.09.2013
    tarihli ve 15.12.2013 tarihli gayrimenkul satış vaadi
    sözleşmelerinin aynen ifası ile -fazlaya ilişkin haklarımız saklı
    kalmak kaydı ile- ŞİMDİLİK müvekkilin uğradığı 10.000 usd müspet
    zararın sözleşmenin imza edildiği 21.09.2013 tarihinden itibaren
    işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini,

-   Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil
    edilmesini saygıyla bilvekale arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili