Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          A N K A R A    .   İ Ş   M A H K E M E S İ 

S A Y I N   H A K İ M L İ Ğ İ N E

DOSYA NO		: 

CEVAP VEREN

DAVALI		: 

VEKİLİ		: Av. Halit AYDEMİR

			  Adres Antette

DAVACI		:

VEKİLİ		: 

TALEP KONUSU	: Aşağıda arz ve izah edeceğimiz nedenler ve resen
nazara alınacak nedenler muvacehesinde cevap dilekçemizin kabulü ile
haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi dileklerini
havidir. 

A Ç I K L A M A L A R

	Davacı yanca ikame edilen alacak davasında;

	-	Müvekkil şirket ile diğer davalı ... Genel Müdürlüğü
arasında muvazaa olduğunu,

	-	Müvekkil şirket tarafından davacıya ilave tediye alacaklarının
ödenmediği,

	-	Davacının hak etmiş olduğu bir kısım işçilik alacaklarının
eksik ödendiğini iddia ederek, bu alacakların hüküm altına
alınmasını talep etmiştir. 

	

	Aşağıda detaylı bir şekilde izah edileceği üzere dava
dilekçesinde yer alan iddialar gerçek dışı olup, davacının iş
akdi haklı nedenle feshedilmiş olup, işe iadesini gerektirecek bir
durum söz konusu değildir.

	Kabul anlamına gelmemekle birlikte Sayın Mahkemece davacının
tazminat talepleri hakkında olumlu karar vermesi durumunda ZAMANAŞIMI
itirazımızın dikkate alınmasını ve yapılacak hesaplamaların
itirazımız doğrultusunda yapılmasını talep ediyoruz. 

1-	DAVACI TARAFÇA İLERİ SÜRÜLEN MUVAZAA İDDİASI YERİNDE
DEĞİLDİR. 	MÜVEKKİL ŞİRKET İLE DİĞER DAVALI ... GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ ARASINDAKİ İLİŞKİ 	MUVAZAAYA DAYANAN BİR İLİŞKİ
DEĞİLDİR.

	Emsal haline gelmiş Yargıtay ilamlarında özet olarak,

	"Alt işveren, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya
hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir
bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle
uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri
sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak
tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise, asıl
işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımdan yola çıkıldığında
asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları, iki ayrı
işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin
varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında
çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine
girmemeleri gerekir. Alt işverene yardımcı iş, ya da asıl işin bir
bölümü, ancak teknolojik sebeplerle uzmanlık gereken işin
varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı Kanun'un   HYPERLINK
"http://www.kazanci.com/kho2/ibb/files/tc4857.htm" \l "2" \o "İlgili
maddeyi görmek için tıklayınız"  2 . maddesinde asıl işveren alt
işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun
amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt
işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile
“teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün
bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. 4857 sayılı Kanun'un  
HYPERLINK "http://www.kazanci.com/kho2/ibb/files/tc4857.htm" \l "2" \o
"İlgili maddeyi görmek için tıklayınız"  2 . maddesinin 6. ve 7.
fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği
ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine
yer verilmiş olması bu kararlılığı ortaya koymaktadır.

	5393 sayılı Belediye Kanunu'nun   HYPERLINK
"http://www.kazanci.com/kho2/ibb/files/tc5393.htm" \l "67" \o "İlgili
maddeyi görmek için tıklayınız"  67 . maddesi "Belediyede belediye
meclisinin, belediyeye bağlı kuruluşlarda yetkili organın kararı
ile park, bahçe, sera, refüj, kaldırım ve havuz bakımı ve tamiri;
araç kiralama, kontrollük, temizlik, güvenlik ve yemek hizmetleri;
makine-teçhizat bakım ve onarım işleri; bilgisayar sistem ve
santralleri ile elektronik bilgi erişim hizmetleri; sağlıkla ilgili
destek hizmetleri; fuar, panayır ve sergi hizmetleri; baraj, arıtma ve
katı atık tesislerine ilişkin hizmetler; kanal bakım ve temizleme,
alt yapı ve asfalt yapım ve onarımı, trafik sinyalizasyon ve
aydınlatma bakımı, sayaç okuma ve sayaç sökme-takma işleri ile
ilgili hizmetler; toplu ulaşım ve taşıma hizmetleri; sosyal
tesislerin işletilmesi ile ilgili işler, süresi ilk mahallî idareler
genel seçimlerini izleyen altıncı ayın sonunu geçmemek üzere ihale
yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilir." hükmüne göre
belediyenin görevine giren konularda alt işverene iş vermesi
mümkündür." görüşü netlik kazanmıştır. 

	Davacı yan, davalılardan ... A.ş. ile diğer davalı arasında
muvazaa olduğunu bu nedenle de müvekkil şirketle oluşan iş akdinin
de muvazaalı olduğunu iddia etmiştir. Ancak takdir edilecektir ki
müvekkil ile diğer davalı arasında muvazaa olgusunu ispatlayacak
hiçbir husus bulunmamaktadır. Davacı yanın muvazaa iddiası yersiz
ve geçersizdir. 

	        T.C

YARGITAY

9.HUKUK DAİRESİ

Esas No:	2009/48087

Karar No:	2010/5216

Tarihi:	01.03.2010

"Kanuna uygun olarak kurulduğu anlaşılan asıl işveren-alt işveren
ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı da uyuşmazlık
konusudur. Hizmet alım sözleşmesinde, idari ve teknik şartnamelerde
yüklenicinin eleman seçiminde ve değişikliğinde idarenin uygun
görüşünü alacağı, görev yerlerinin yüklenicinin bilgisi olmadan
değiştirilmemesi, yıllık izin kullanma sürelerinin belirlenmesi
konusunda idarenin bilgisi ve isteği doğrultusunda hareket edilmesi
gibi düzenlemeler yer almakta ise de asıl işverenin denetim yetkisi,
işyeri güvenliği ve işçilik alacaklarına karşı müteselsil
sorumluluğu nedeniyle bu tür düzenlemelere yer verilmesi olağan
karşılanmalıdır. Bu nedenle sözü edilen hükümler alt işverenlik
sözleşmesinin muvazaaya dayandığını göstermez. Keza, alt
işverenlerin değişmesine rağmen işçinin ara vermeden yine alt
işverene bağlı olarak çalışmış olması da alt işverenlik
uygulamasının muvazaalı olduğunu kabule yeterli değildir. Mevcut
olgulara göre geçerli ve muvazaaya dayanmayan, bir asıl işveren-alt
işverenlik sözleşmesi bulunmaktadır. Mahkemece asıl işveren-alt
işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu sonucuna varılarak davacının
gerçek işverenimi davalı belediye olduğunun kabulü doğru
olmamıştır.

-

 

"

$

&

(

*

,

.

0

2

4

6

8

:

<

>

@

B

D

F

J

L

N

„

¤

¦

¨

ò

ø

 hÌ

-

J

L

N

¨

␃愃̤摧䝝}᠀¨

ª

 hM

hM

  hM

  hM

( hM

 hM

+... Genel Müdürlüğü arasında muvazaalı bir ilişki söz konusu
değildir. 

2-	MÜVEKKİL ŞİRKET, İLAVE TEDİYE ÖDEMEK DURUMUNDA OLAN BİR KURUM
	YA DA KURULUŞ DEĞİLDİR.

	Davacı yan müvekkilin ilave tediye ödemekle yükümlü olduğunu
zira müvekkil şirketin sermayedarlarından birinin .... Genel
Müdürlüğü olduğunu, .... de ..... Büyükşehir Belediyesi'ne
bağlı bir idare olduğunu bu nedenle de ilave tediye alacaklarının
bulunduğunu iddia etmiştir.

	İlave tediye alacağı ile ilgili olarak Yargıtay tarafından verilen
neredeyse her kararda;

"İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma
şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 Sayılı Devlet ve Ona
Bağlı müesseselerde Çalışan
İşçilere ilave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanunla
düzenlenmiştir. Kanunun   HYPERLINK
"http://66.221.165.115/kho2/ibb/files/tc6772.htm" \l "1" \o "Ýlgili
maddeyi görmek için týklayýnýz"  1 . maddesinde devlet ve ona
bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler
açıkça belirtilmiştir.

A- ) İşveren kapsamı yönünden Devlete ve ona bağlı olmak üzere,

1. Genel, katma ve özel bütçeli daireler.

2. Sermayesi değişen kurumlar,

3. Sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve
kurumlar ve bunlara bağlı kuruluşlar,

4. Belediyeler ve belediyelere bağlı kuruluşlar,

5. 3460 ve 3659 Sayılı Kanun kapsamına giren, sermayesinin tamamı
Devlete ait olan veya bu sermayeyle kurulan iktisadi Devlet
kuruluşları,

	Yukarda belirtilen kurumlarca, sermayesinin yarısından fazlasına
iştirak suretiyle kurulan kuruluşlar ve bunların aynı nispette
iştirakleriyle vücut bulan kurumlar, ticaret ve sanayi odaları ve
borsalar veya satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseler de
kanun kapsamına alınmıştır.

	Keza 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda, merkezi
yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve
mahalli idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri
ekli cetvellerde sayılmıştır. Bu cetvellerde Genel Bütçe
Kapsamındaki Kamu idareleri, Özel Bütçeli idareler. Düzenleyici ve
Denetleyici Kurumlar ve Sosyal Güvenlik Kurumlarında çalışanların
kanun kapsamında olduğunun kabulü gerekir.

	Sonuç itibariyle kapsam bakımından; devlet tarafından yasa ve
kanunun verdiği yetkiyle idari işlemle kurulan ve kamusal yetki ve
ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel kişilikleri ve bunlara bağlı
kuruşlarda iş sözleşmesiyle çalışanlara uygulanacağı
görülmektedir. 

	Aynı maddede ilave tediye alacağının nasıl hesaplanacağı ve
kesinti yapılıp yapılmayacağı belirtilmiştir. Buna göre aylık
olarak bu alacağın hesaplanmasında, fazla mesai, evlilik, çocuk
zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri
gibi esas ücrete dahil olan ödemeler dikkate alınmaz. Bu düzenleme
sebebiyle ilave tediye alacağının bir ay için 26 gün üzerinden
hesaplanması gerekir." İbaresi ve açıklaması yer almaktadır.

	

	Yukarıda belirtilen Yargıtay ilamının koyu renkli kısmında
belirtildiği üzere;

-	Devlet tarafından yasa ve kanunun verdiği yetkiyle idari işlemle
kurulan,

-	Kamusal yetki ve ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel kişilikleri
VE bunlara bağlı 	kuruşlarda,

-	Bir ay için 26 gün üzerinden hesaplanarak ödenebilir. 

	

	O HALDE SAYIN MAHKEME TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
ŞUNLARDIR.

1-	.... A.Ş., BAĞLI KURULUŞ MUDUR? Yoksa,

2-	Özel hukuk hükümlerine tabi bir sermaye şirketi midir? 

	Açıklama yapmak gerekirse;

	Müvekkil şirket, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında bir
tüzel kişiliğe sahip olup, .... Genel Müdürlüğü'nün
sermayedarı olan özel hukuk hükümlerine tabi bir sermaye
şirketidir. 

	Davacı yan, müvekkil şirketin sermayedarının ... olduğunu
belirterek, müvekkilin ilave tediye ödeme yükümlülüğü altında
olduğunu peşinen kabul etmişlerdir. Yasa metni ve Yargıtay
uygulamalarındaki temel kriterler yukarıda belirtilmiştir. Bu
kriterlere göre, davacı tarafın, MÜVEKKİL ŞİRKETİN BAĞLI BİR
KURULUŞ olduğunu ispat etmeleri gerekmektedir. Müvekkilin
sermayedarının ASKİ olması tek başına yeterli değildir. Yasa ne
demektedir.... Kamusal yetki ve ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel
kişilikleri VE bunlara bağlı kuruşlarda.... o halde hangi hukuksal
temele dayanarak müvekkil şirketin, özel hukuk hükümlerine tabi
olan müvekkil şirketin, ilave tediye ödemekle yükümlü olduğu
kabul edilebilir?

	

	Yukarıda izah edildiği üzere müvekkil şirket 6772 Sayılı Yasa
kapsamında yer alan kuruluşlardan olmadığı için ilave tediye
alacağı ödemek durumunda değildir. 

HUKUKİ NEDENLER		: 4857 Sayılı İş Kanunu, 6100 Sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanunu vs

SÜBUT DELİLLER		: Ek delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile,
Davacı hakkında tanzim edilen tutanaklar, İhtarname, davacının
şahsi sicil dosyası, Tanık, Yemin ve her türlü yasal delil

NETİCE-İ TALEP		: Yukarıda ayrıntılı bir şekilde izah edilen
nedenler ve Sayın Mahkeme tarafından re'sen nazara alınacak nedenler
muvacehesinde ikame edilen davanın REDDİNE, yargılama giderleri ile
ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ederim.
Saygılarımla. 

								   ,

								A v .   H a l i t   A Y D E M İ R 

 

 PAGE   

 PAGE   2 

G M K   H U K U K   V E   D A N I Ş M A N K L I K

A v .   H a l i t   A Y D E M İ R 		A v .   P ı n a r   A Y D E M İ R
		

A v .   G ö r k e m   Y A Z K A N

_____________________________________________________________________

_____________________________________________________________________

G M K   B u l v a r ı   N o : 4 7 / 1 1   M a l t e p e   A N K A R A 

0312 230 55 01  -  0312 229 06 63  -  0312 230 55 02 (fax)

gmkhukuk@gmail.com