Giriş yap
Kayıt ol

                İHYA DAVASI

akcan tarafından 13 Haziran 2012 tarihinde gönderildi

T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/758

K. 2006/646

T. 30.1.2006

• İHYA DAVASI ( Husumetin Terkini Yapan Ticaret Sicil Memurluğu İle
Şirketin Son Tasfiye Kuruluna Yöneltilmesi Gereği )

• RÜCU DAVASI SIRASINDA ŞİRKETİN FESHEDİLMESİ ( İhya Davası – Husumetin
Terkini Yapan Ticaret Sicil Memurluğu İle Şirketin Son Tasfiye Kuruluna
Yöneltilmesi Gereği )

• TASFİYE KURULU ( A.Ş. Tüzel Kişiliğinin Yeniden İhyası Talebi –
Husumetin Terkini Yapan Ticaret Sicil Memurluğu İle Şirketin Son Tasfiye
Kuruluna Yöneltilmesi Gereği )

• SERMAYE İLE SORUMLULUK ( A.Ş Sermaye Ortaklığı Olup Ortakların
Sorumluluğu Koymayı Taahhüt Ettikleri Sermaye İle Sınırlı Olduğu )

1086/m.45

6762/m.269,441

ÖZET : Dava, ticaret sicilinden terkin edilen anonim şirket tüzel
kişiliğinin yeniden ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Dava
dilekçesinde, anonim şirketin, en son ortaklarına husumet
yöneltilmiştir. Oysa, bu tür davalarda husumet, terkini yapan ticaret
sicil memurluğu ile şirketin son tasfiye kuruluna yöneltilmelidir. Zira,
TTK.nun 269 ncu maddesi hükmüne göre, anonim şirket, sermaye ortaklığı
olup, ortakların sorumluluğu, koymadığı taahhüt ettikleri sermaye ile
sınırlıdır.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Ordu Asliye 1. Hukuk
Mahkemesi’nce verilen 16.07.2004 tarih ve 2004/46-2004/256 sayılı
kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Ordu Özel İdare Müdürlüğü vekili
tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği
anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki
dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup,
incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısının iş kazası nedeniyle
davalıların ortakları oldukları … A.Ş. ve … aleyhine Ordu 1. Asliye
Hukuk Mahkemesi’ne açtıkları rücu davası sırasında, bu şirketin
feshedildiğinin anlaşılması üzerine ihya davası açmak üzere müvekkiline
süre verildiğini ileri sürerek, … A.Ş.nin yeniden ihyasına karar
verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Ordu İl Özel İdare Müdürlüğü vekili, tasfiye memurlarına
sorumluluk düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davanın kabulüne
karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan Ordu İl Özel İdare Müdürlüğü vekili temyiz
etmiştir.

1- Dava, ticaret sicilinden terkin edilen anonim şirket tüzel
kişiliğinin yeniden ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.

Dava dilekçesinde, anonim şirketin, en son ortaklarına husumet
yöneltilmiştir. Oysa, bu tür davalarda husumet, terkini yapan ticaret
sicil memurluğu ile şirketin son tasfiye kuruluna yöneltilmelidir.
Zira,TTK.nun 269 ncu maddesi hükmüne göre, anonim şirket, sermaye
ortaklığı olup, ortakların sorumluluğu, koymadığı taahhüt ettikleri
sermaye ile sınırlıdır. Sermaye borçlarını ödeyen ortakların gerek
şirkete ve gerekse şirketin alacaklılarına karşı şirket terkin edilmiş
olsa bile herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından, kişisel yönden
takip ve dava olunamazlar. Bu itibarla, ihyası istenen şirketin
ortaklarının davalı olarak gösterilmesi doğru görülmemiştir. TTK. nun
441. maddesi hükmü uyarınca anasözleşme ve genel kurulca ayrıca tasfiye
memuru atanmadıkça tasfiye işleri yönetim kurulunca yapılacağından,
şirketin ayrıca atanmış tasfiye kurulu varsa tasfiye kuruluna, yoksa
önceki yönetim kurulu üyelerine husumet düşer. Dosyada mevcut sicil
yazısında,davalıların şirketin terkin öncesi en son ortakları olduğu
bildirilmiş olup,bu davalıların son tasfiye kurulu ya da yönetim kurulu
üyeleri olmaları olasılığı bulunduğundan,husumetin bu kesiti yönünden
temsilcide hata yapıldığının kabulü gerekir. Temsilcide hata halinde
ise, dava husumetten hemen red edilmemek, doğru hasma yöneltilmek üzere
davacı tarafa süre verilmek ve sonucuna göre hareket edilmek gerekir. Bu
itibarla,varsa son tasfiye kurulu üyelerine, yok ise son yönetim kurulu
üyelerine dava dilekçesinin tebliği suretiyle,bu eksiklik
giderilmelidir.

Öte yandan, husumetin diğer basamağı yönünden,davacıya ticaret sicil
memurluğuna karşı dava açması için uygun bir süre verilmesi ve davanın
açılması halinde açılan davanın eldeki bu dava ile HUMK.nun 45. maddesi
hükmü uyarınca birleştirilerek yargılamanın yürütülmesi ve ortaya
çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, pasif taraf sıfatına ilişkin bu eksiklikler giderilmeden,
işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.

2-Bozma neden ve şekline göre,mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz
itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle,davalılardan
mümeyyiz vekilinin husumete ilişkin temyiz itirazının kabulü ile
kararın,bu davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle,
diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,davalı taraf
Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 30.01.2006 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.

Bu yazı Ticaret Hukuku kategorisine gönderilmiş ve dava, davalılar,
ordu, özel idare müdürlüğü, şirketin, ticaret sicil memurluğu ile
etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

            
Avevrak.com © 2024, her hakkı saklıdır.
bilgi@avevrak.com
Tel.: 0507 115 57 78