Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

                İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA 

MALATYA

Davacı		: X. A.Ş.

Vekili		: Av…………, …… Cad. …. Apt. K:../…

										MALATYA

Davalı		: T.C. Maliye Bakanlığı – Milli Emlak Genel Müdürlüğü
											Ankara

Dava		: Davalı idarenin ….. tarih ve …. sayılı işleminin
İPTALİ talebi

Tebliğ Tarihi	: ……………

İzahı		: 

Davalı idarenin dava konusu işlemi hukuka uygun olmadığından,
İPTALİNİ talep ediyoruz, şöyle ki;

	Müvekkil davacı, Malatya ili, Battalgazi Merkez İlçesi, ….
Köyü, …. Mevkiinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait …. parsel
numaralı, …. m2 yüzölçümlü üzerinde patlayıcı madde üretim
ve depolama tesisleri yapılması amacıyla X. A.Ş’ye 10/03/2010
tarihinden itibaren 1 yıl süreli ön izin verilen ve daha sonra 2 yıl
daha uzatılan ve müvekkil şirket tarafından söz konusu taşınmaz
üzerinde patlayıcı madde üretimi için imar planının ve uygulama
projelerinin hazırlanarak yetkili birimlere onaylatması ve işletme
izninin alınması üzerine taraflar arasında irtifak hakkı
sözleşmesi düzenlemiştir, müvekkil şirket unvan değişikliğine
giderek mevcut unvanlarını X. A.Ş. olarak değiştirmiştir. X.A.Ş.
ile 25/06/2013 tarihinde 30 yıl süreli bağımsız ve sürekli irtifak
hakkı sözleşmesi idarece düzenlenmiştir. İrtifak hakkı
sözleşmesi 22/07/2013 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Müvekkil
şirket yatırım projesinde belirtilen tesisleri kurduğunu ve
05/11/2013 tarihinde üretime geçildiğini belirterek, bahse konu
taşınmazın 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (b) bendi
gereğince piyasa değeri üzerinden müvekkil şirket tarafına
satışını talep etmiştir. Yerel idarelerin ve ilgili yerel
kurumların tamamının olumlu görüşüne rağmen, Milli Emlak Genel
Müdürlüğü, 04,11,2014 tarihli ve 38722 sayılı yazısında
gerekçesiz bir şekilde, satış talebinin uygun görülmediğini
bildirmiştir.

Danıştay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere
(Danıştay   HYPERLINK
"http://emsal.danistay.uyap.gov.tr/VeriBankasiIstemciWeb/DokGosterMainSe
rvlet?dokumanId=6dQp1E3JJN2TqHn5HwZgd7pMO1SCD0Le%2BRwsNJGzcYM%2Fa%2B6gU8
dOQaq%2FfBdKB2er0CYog23cUKlolLZBrrHXe2fzhzAAIOyEO9TB7Ilv6SIHAkkXgaWB8nj%
2BZwHPKIf1V71cigX%2BcgVX%2FQecSykMgw%3D%3D&aranan=&dokumanTuru=DANISTAYK
ARAR" \t "sonucIcerik"  5.Daire 24.09.2007,  E:2007/2538, K:2007/4851 ve
Danıştay 5.Daire 07.04.1999,              E: 1998/2342, K:1999/853)  ,
takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, hukukun genel
ilkeleri ile kamu yararı ve hizmet gerekleri ölçütü sınırları
içinde kullanılabilecek nitelikte bulunduğu kuşkusuzdur. Bu yetki
kullanılırken, hukukun genel ilkelerinden eşitlik ilkesinin göz
ardı edilemeyeceği, keza kamu yararı açısından objektiflikten
vazgeçilemeyeceği tartışmasızdır. Ancak, söz konusu idari
işlemde idare takdir yetkisinin kullanırken, eşitlik ilkesine uygun
davranmamış ve kamu yararını gözetmemiştir. Çünkü, benzer durum
ve olaylarda aynı çözümü benimsemek ve aynı işlemi yapmak zorunda
olduğu halde idare yerleşik uygulamalarına aykırı bir biçimde
takdir yetkisini kullanmıştır. İdare, ek (.,,) de belirttiğimiz
emsal niteliğindeki kararlarından da anlaşılacağı üzere, aynı
veya daha kötü şartlarda dahi, olumlu yönde takdir yetkisini
kullanmıştır.

 

"

&

*

,

ž

¢

¬

°

´

Œ

º

Î

*

,

h6

h'

n kamu yararına ve 4706 sayılı kanuna uygun olduğunu belirtilmesine
rağmen idare takdir yetkisinin sınırları dışına çıkarak keyfi
bir şekilde olumsuz yönde kullanmıştır. Bu da müvekkil şirketin
devlet karşısında mağduriyetine sebebiyet vermektedir.

Kanuni idare ilkesi gereğince, idare, işlem ve eylemlerinde kanuna
uygun davranmak ve  kanunun kendisine verdiği takdir yetkisini kanunun
çizdiği sınırlar içinde kullanmak zorundadır.( Danıştay 5. Daire
E:1993/2288, K:1995/3951) Söz konusu 4706 sayılı kanunun amacı,
madde 1’de belirtildiği gibi “hazineye ait taşınmazların daha
kısa sürede ekonomiye kazandırılmasıdır”. Dava konusu
taşınmazda bir hazine ye ait taşınmaz olup bu kanun kapsamına
girmekte, durum ve şartlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde
taşınmazın satımının ülke ekonomisine ve kamu yararına olacağı
anlaşılmaktadır. İlgili kanunun 4’ üncü maddesinin (b) bendinde,
“üzerinde çeşitli amaçlarla kişiler lehine sınırlı ayni hak
tesis edilmiş ise, zemini ile üzerindeki bina ve tesislerin Hazineye
geçmesi gereken kısmı, talep edilmesi halinde hak lehtarlarına,
doğrudan satışı yapılır denmektedir.” Dava konusu taşınmaz
üzerinde müvekkil şirket tarafına irtifak hakkı tesis edilmiş ve
22/07/2013 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Müvekkil şirket
faaliyete geçtikten sonra ilgili kanun maddesi gereğince piyasa
değeri üzerinden arazinin satışını talep etmiştir. Görüldüğü
üzere durum ve şartlar ilgili kanun maddesine uygun bulunmaktadır.
Ancak, idare kanunda tanınan sınırların dışına çıkarak,
müvekkil şirketin satış talebinin 4706 sayılı kanunun 4’üncü
maddesi (b) bendine göre uygun görülmediğini 04/11/2014 tarihli ve
38722 sayılı yazısında beyan etmiştir. Kanunda açık bir şekilde
belirtilen amaç, sebep, konu ve şekil unsurlarına uygun şekilde
talep edilen istemin, kanunda belirtilen takdir yetkisi sınırları
dışına çıkılarak uygun görülmemesi, kanuni idare ilkesine
aykırılık teşkil etmektedir.

İdarenin hiç gerekçe göstermemesi, takdir yetkisinin keyfi bir
biçimde kullanıldığını gösterir ve yapılan işlemin yetki
saptırması ile sakat olduğuna karine oluşturur. İdarenin kanundaki
belirsiz kavramları tekrarlayarak gerekçe göstermesi veya soyut bazı
iddialarda bulunarak gerekçe göstermesi de hiç gerekçe göstermemek
anlamına gelir. Gerekçe olarak gösterilen maddi olayların
nitelendirilmelerinin doğru yapılmış olması gerekir. Söz konusu
işlemde idare vermiş olduğu kararda hiçbir gerekçe göstermeyerek
verilen kararın keyfiliğine karine oluşturmaktadır.

Hukuki Sebepler	:  İYUK,  4706 sayılı kanun ve sair yasal mevzuat

Hukuki deliller	 : Satış talep dilekçesi, İrtifak Hakkı
Sözleşmesi, Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün ../../201..
tarihli ve …. sayılı kararı, , gayri menkul satış dosyası,
Malatya Milli Emlak Müdürlüğü’ndeki satışa konu dosyalar,
bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal deliller

SONUÇ VE TALEP	   : 

Dava dilekçemizin kayıt ve kabulü ile yukarıda arz ile izahına
çalıştığım ve mahkemenin re’sen gözeteceği sair hususlar 
nedeni ile hukuka uygun olmayan Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün
../../201.. dava konusu işlemin İPTALİNE, tüm yargılama giderlerin
ve vekalet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesine
vekaleten arz ve talep ederim.

Eki		:  1- Vekaletname örneği					        Davacı 

   2-Emsal kararlar (Milli Emlak Müdürlüğü’nün 		    Adına
Vekili

benzer mahiyetteki emsal satışları)			         

   3- Danıştay’ın emsal kararları