Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          İSTANBUL ( ... ) İŞ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO. : 20…/… E.

CEVAP VEREN (DAVALI) : SGK BAŞKANLIĞI (İSTANBUL SOSYAL GÜVENLİK İL
MÜDÜRLÜĞÜ)

VEKİLİ : Av. …

DAVACI : …

VEKİLİ : Av. …

KONU : Davaya cevaplarımızın sunulması ve davanın reddi talebidir.

CEVAPLAR : Davacının ../../.. tarihindeki ilk işe girişinin ve 1 günlük
çalışmasının tespitini ve sigortalılık başlangıç tarihi olarak da yine
bu 1 günlük çalışmasının gerçekleştiği ../… tarihinin tespit ve
tescilinin talep edildiği huzurdaki bu dava haksız ve yasal dayanaktan
yoksun olması nedeniyle reddedilmelidir.

İşe giriş bildirgesinde işe giriş tarihi olarak ../../…. tarihi
gösterilmiş olsa da dönem bordrolarının ve bildirgelerinin işveren
tarafından verilmediği görülmektedir. İşe giriş bildirgesinde belirtilen
tarihin davacının hizmet başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceği
yerleşmiş Yargıtay İçtihadları ve Hukuk Genel Kurulu kararlarınca
açıktır. İşe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının tek başına çalışma
olgusunun varlığına delil teşkil etmeyeceği ortadadır. Bu yüzden
davacının fiilen çalıştığını ispat etmesi gerekmektedir.

Ayrıca işverenin davada taraf olarak gösterilmediği dava dilekçesinden
anlaşılmaktadır. İşe giriş bildirgesini vermiş görünen işverenin işbu
hizmet tespit davasında taraf olarak gösterilmesi gerekmektedir.
İşverenin işe giriş bildirgesinin sahteliğini öne sürecek olması
muhtemeldir.

Davacı tarafından davada taraf olarak gösterilmeyen ………. unvanlı işyeri
tarafından davacının ../../….. tarihinde işyerlerinde çalışmaya
başlayacağına ilişkin giriş bildirgesi verilmiştir. Fakat davacının
ismine dönem bordro bildirgelerinde rastlanılamamıştır.

İşe giriş bildirgesi süresi dışında, ../../…. tarihinde müvekkil kuruma
verilmiştir. Bu yüzden 16-38 ek genelge gereğince bunun geçerli bir işe
giriş bildirgesi olarak kabul edilemeyeceği ve haliyle ../../…..
tarihinin davacının hizmet başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceği
açıktır. Bu durum göz önüne alındığında 5 yıllık hak düşürücü süre
içerisinde davacının davasını açmadığı ortadadır. Bu nedenle davanın
reddi gerekmektedir.

İşbu davanın esas yönünden de reddi gerekmektedir. Nitekim davacı adına
işe giriş bildirgesinin verilmiş, fakat bildirge ve bordroların
verilmemiş olmaması davacının işyerinde fiili olarak çalışmadığına
karine teşkil etmektedir.

Davanın sadece tanık beyanlarına dayanarak ispatlanması da mümkün
değildir. Tanıklar bordro adı geçen işyerinin ya da komşu işyerlerinden
birinin çalışanları olmalıdır. Kurum kayıtlarının aksini ispatlar
nitelikte yazılı delil ibrazı zorunludur. ../../…. tarihinde davacının
adı geçen işyerinde fiilî olarak çalışıp çalışmadığı, ne iş yaptığı,
ücreti, o tarihte kaç yaşında olduğu vb. hususlar re’sen
araştırılmalıdır.

Prim belgelerinin kuruma verilmemesi nedeni ile çalışmaların ait olduğu
dönemde işyeri kayıtlarında davacıya ücret ödemesi yapılıp yapılmadığı,
fiilî çalışmayı gösterir makbuz, ödeme belgesi, defter kaydı gibi
belgelerle araştırılmalıdır.

Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde
aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay
10. Hukuk dairesinin 2011/5580 E. 2011/6942 K. Sayılı, 10.05.2011
tarihli kararında “tespite konu çalışmanın gerçekleştiği ve ücretin
tahsili konusundaki davanın kesinleştiği dönemde yürürlükte olan, 506
sayılı yasanın 77/c maddesi ‘ idare veya kaza mercilerince verilen karar
gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar olmak üzere
sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,” primlerinin ödenmesi
zorunluluğunu öngördüğü halde işverenin bu yükümlülüğe uymadığı davalı
sosyal güvenlik kurumunun anılan döneme ilişkin çalışma süresinin
tespitine yönelik eldeki dava ile konuya vakıf olduğu ve dava açılmasına
sebebiyet vermediği için sosyal Güvenlik Kurumunun yargılama gideri ve
vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gereğinin gözetilmemiş olması
usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir” şeklinde karar verilmiştir.

Kurum kayıtlarına dayanarak ek cevap verme hakkımızı saklı tutmaktayız.

HUKUKİ DELİLLER : İşyeri ve SGK kayıtları, bilirkişi incelemesi, maaş
bordroları, 506 sayılı yasa hükümleri, HMK hükümleri ve diğer hukuki
deliller…

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda sunulan nedenlerle; (celp ve ibraz olunacak
delillere ve diğer hususlarda davanın esasına karşı beyanda bulunmak
hakkımız saklı kalmak kaydıyla),

Haksız ve yasak dayanaktan yoksun davanın reddine,

Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine,

Karar verilmesini vekâleten saygılarımla arz ve talep ederim. 09.09.2014

DAVALI

VEKİLİ