Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          ANKARA 2. VERGİ MAHKEMESİNE SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

DOSYA NO                       : 

DAVACI                             : 

T.C. KİMLİK  NO               : 10

VEKİLİ                                : 

ADRES                               : 

DAVALI                              : ANKARA VERGİ DAİRESİ
BAŞKANLIĞI

ADRES                                : Hükümet Meydanı No:8 (06030)
Ulus / ANKARA                                                           
         

DAVA KONUSU

ALACAĞIN          Nevi        :  ÖUC      

 DAVA KONUSU

ALACAĞIN Dönemi            : 2009/1-3,4-6,7-9,10-12,1-12

DAVA KONUSU

ALACAĞIN Miktarı (TL)     : 2.760,00 TL

DAVA KONUSU BELGENİN

(Vergi/Ceza İhbarnamesi)    

NO’SU                                     :   

DAVA KONUSU BELGENİN  

TEBLİĞ TARİHİ                       : 16/12/2014

				              

OLAY VE DAVANIN KONUSU: Müvekkilim adına gayrimenkul alım-satımı
yaptığı gerekçesiyle, re’sen  geçmişe yönelik mükellefiyet
tesis ettirilmiş; 2009 yılı GGV ve GV beyannamelerini elektronik
ortamda süresinde vermesi gerekliliğini ihlalden özel usulsüzlük
cezası kesilmiştir.

      İtirazlarımızda belirteceğimiz nedenlerden dolayı geçmişe
yönelik açılan  mükellefiyet tesisinde, elektronik ortamda
süresinde beyanname verme yükümlülüğünün yerine getirilmesinin
imkansız olması nedeniyle, özel usulsüzlük cezası kesilmesi hukuka
aykırı olduğundan dava konusu ihbarnamelerin kaldırılması
gerekmektedir.

İTİRAZLARIMIZ VE HUKUKİ NEDENLERİMİZ:

           

            213 sayılı VUK’nun (25.) maddesindeki “Vergi
kanunlarına göre beyan üzerinden alınan vergiler "Tahakkuk fişi"
ile tarh ve tahakkuk ettirilir.” cümlesinden anlaşılacağı üzere,
vergi sistemimiz ‘Beyan Esası’na dayanmaktadır. Aynı kanunun
(28.) maddesinde ise “Beyannamenin elektronik ortamda gönderilmesi
halinde tahakkuk fişi elektronik ortamda düzenlenir ve mükellef veya
elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek veya
tüzel kişiye elektronik ortamda iletilir.” denilerek, beyanın,
elektronik ortamda da yapılabileceği belirtilmiştir. Kanun’un
mükerrer (257/4.) maddesiyle de, Maliye Bakanlığı elektronik ortamda
beyanname verme ile ilgili usul ve işlemleri belirlemeye yetkili
kılınmıştır.

          Diğer taraftan; beyannamelerin elektronik ortamda
gönderilmesiyle ilgili olarak 340 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği’nin; 386 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile
değişik “I - 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde
Yapılan Değişiklikler ile Tebliğe Eklenen Paragraf ve Bentler” ve
“IV - BEYANNAMELERİNİ KENDİLERİ GÖNDEREBİLECEK MÜKELLEFLER”
başlıklı bölümlerdeki açıklamalar yine aynı Kanun’un
“Yoklama” ile ilgili (127-133.) ve “İşe Başlamayı Bildirme”
ile ilgili (153.) ve (156.) maddeleri birlikte değerlendirildiğinde;

          ELEKTRONİK ORTAMDA VE İLERİYE YÖNELİK BEYANNAME
VEREBİLMEK  İÇİN;

          1.      MÜKELLEFİN İŞE BAŞLAMAYI BİLDİRMESİ VE
MÜKELLEFİYET TESİS EDİLMESİ,

          2.      ELEKTRONİK ORTAMINDA BEYANNAME VEREBİLMEK
İÇİN GEREKLİ FORMLARI VE TAAHHÜTNAMELERİ İMZALAYARAK ŞİFRE
ALINMASI,

          3.      ALINAN BU ŞİFRE İLE BEYANNAMELERİN
ELEKTRONİK ORTAMINDA VE KANUNİ SÜRESİ İÇİNDE VERİLMESİ
GEREKMEKTEDİR.

           Bu işlemleri yapmayan bir mükellefin elektronik ortamda ve
kanuni süresinde beyanname vermesi mümkün değildir.

            Yukarıda görüldüğü üzere, elektronik beyanname ile
ilgili mevzuat gelecekte verilecek olan beyannameleri öngörmüştür.
Yani vergi beyannamelerinin elektronik ortamda verilmesi uygulaması
ileriye yöneliktir. Geçmişe dönük olarak elektronik ortamda
beyanname istenmesi kanunun amacı ile çelişmektedir. Dolayısıyla 
geçmişe dönük tesis edilen mükellefiyet neticesinde elektronik
ortamda ve kanuni süresinde beyanname verilmesi mümkün olmadığı
için; bu durumla ilgili herhangi bir yasal düzenleme
yapılmamıştır.

”

¬

æ

î

ø

 

°

æ

h®

”

¬

 

Z

¸

æ

h®

h®

h®

h®

             Zira kişiye, kendisine tebliğ edilen yazı ile geriye
dönük tesis edilen mükellefiyet neticesinde elektronik ortamda ve
kanuni süresi içinde beyanname vermediği gerekçesiyle; geçmiş
yıllara ait kanuni süresi içinde verilmesi imkânsız olan
beyannamelerle ilgili tüm cezaların cari yıl içerisinde bir anda
kesilmesi hukuka aykırı olduğu gibi; Kanunun konuluş maksadıyla da
çelişmektedir. Örneğin bir kişinin, 2007 tarihinden bu tarafa
(2012) re’sen geçmişe dönük vergi mükellefi yapılmış olduğu
ve bu durumun kişiye 2012 yılında bildirilmiş olduğu kabul
edildiğinde; her yıl için 12 dönem KDV, 4 dönem muhtasar, 4 dönem
geçici vergi ve 1 dönem de yıllık gelir vergisi beyannamesinin
–imkânsız olmasına rağmen- yasal süresi içinde ve elektronik
ortamda verilmemiş olduğu gerekçesiyle sadece bir yıl için 21 ayrı
özel usulsüzlük cezası kesildiği gerçekliğinden bakıldığında
ve aynı uygulamanın 2008-2009-2010-2011-2012 yılları için de
uygulandığını dikkate aldığımızda, takdir komisyonunca takdir
edilen vergiden daha ağır bir yaptırımla karşı karşıya
kalınmış olunacaktır. 

           Bu da, vergi kanunlarının mantığına ters bir durumdur.
Yapılan şekli usulsüzlük cezasının tutarının, hiçbir zaman
vergi ziyaının aslına daha yakın veya aslından daha fazla olması
düşünülemez. 

           Danıştay’ın konuyla yakın yeni tarihli bir
kararında; 

           “FAALİYETİNİ VERGİ DAİRESİNİN BİLGİSİ DIŞINDA
BIRAKTIĞI SAPTANARAK, ADINA BU NEDENLE SONRAKİ YILLARDA MÜKELLEFİYET
TESİS EDİLEN VERGİ YÜKÜMLÜLERİNİN kayıt ve beyan dışı
bırakılan kazançları kanuni defter ve belgelere dayanmadığı ve
düzenleyebilecekleri fatura ve benzeri belge de bulunmadığı için
eylem tarihinde özel usulsüzlük eyleminin yasal unsuru olan şekle ve
usule aykırılığın oluştuğundan söz
edilemeyeceği”, “DAVACININ, DAVA KONUSU YAPILAN CEZANIN
KESİLMESİNE NEDEN OLAN İKRAZATÇILIK FAALİYETİ NEDENİYLE
MÜKELLEFİYET KAYDININ BULUNMADIĞI, DEFTER TASDİK ETTİRMEDİĞİ VE
BELGE BASTIRMADIĞI TARTIŞMASIZ OLUP, BU FAALİYETİ NEDENİYLE BELGE
DÜZENLEMEDİĞİ SONUCUNA ULAŞILARAK ADINA 353'ÜNCÜ MADDEYE GÖRE
ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI KESİLMESİ MADDENİN ÖNGÖRÜLÜŞ AMACINA
UYGUN DÜŞMEDİĞİNDEN, MAHKEME KARARINDA YASAYA AYKIRILIK
GÖRÜLMEMİŞTİR.” Görüşüne yer vererek bahsi geçen benzer
özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına karar vermiştir.

           VUK’nun Mük. (355/2.) maddesiyle, aynen (353.) maddede
olduğu gibi; vergi kaybının doğmasını önleyici bir biçimde
yaptırıma bağlanması amaçlanmıştır.

            VUK’nda; takvim yılının kapanmasından sonra ve
zamanaşımı süresi içinde vergi incelemesiyle iddia edilen ve vergi
kaybı doğuran olaylardan yola çıkılarak, geçmiş yıllara ait
beyannamelerin elektronik ortamda ve yasal süresi içinde verilmediği
yaklaşımıyla özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören bir
düzenleme yer almamaktadır. 

         Benzer bir davada 

Ankara 5. Vergi Mahkemesi 30.04.2012 tarih ve  2012/129 E. 2012/747 K.
Sayılı kararında “…davacı adına mükellefiyet tesis edilmesi
konusu tartışmalı olduğundan davacının bu dönemlerde mükellef
olduğunu bilmesi ve bu faaliyet nedeniyle  bütün vergisel
yükümlülükleri yerine getirmesi imkansızdır” gerekçesi ile
davayı kabul etmiş ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 31.10.2012 tarih
ve 2012/8727 E. 2012/9559 K.



Sayılı kararı ile bu kararı onamıştır.

İSTEM                   : ALEYHE OLAN TÜM HUSUSLARI REDDEDEREK ,
YAPILAN İŞLEMİN HUKUKA AYKIRI OLMASI NEDENİYLE DAVANIN KABULÜNE,
TÜM YARGILAMA GİDERLERİ VE ÜCRETİ VEKALETİN KARŞI TARAFA
YÜKLETİLMESİNE KARAR VERİLMESİNİ VEKİL EDEN ADINA SAYGI İLE ARZ
VE TALEP EDERİM.

 DAVACI VEKİLİ