Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2024/341-2024/492 Esas ve Karar Sayılı Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat Davası Kararı Özeti.
Özet: Davacı, eski çalışanı olan davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranarak rakip firmada çalışmaya başlaması nedeniyle tazminat talebinde bulunmuş, davalı ise iş mahkemesinin görevli olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve cezai şartın fahiş olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, davacı ise ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - █████████ K.
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının 24.07.2019 tarihinde müvekkili şirket nezdinde "Satış Yöneticisi" olarak çalışmaya başladığını, bir süre sonra "Lojistik Yöneticisi" pozisyonuna geçtiğini, 05.10.2022 tarihinde başka bir işte çalışacağını bildirerek işten istifa ettiğini, ancak istifa ettikten sonra müvekkili firma ile rakip olan ve aynı müşteri çevresine hitap eden ... A.Ş. firmasında çalışmaya başladığını, bunun üzerine 08.11.2022 tarihli noter ihtarnamesi keşide edilerek davalıdan taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışı nedeniyle sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şart bedelinin müvekkili firmaya ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak davalı tarafından cezai şart bedelini ödemediğini ileri sürerek, davalı işçinin sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle şimdilik 1.000 TL tazminatın, zararın doğduğu tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işçi-işveren arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşmelerden doğan ihtilaflarda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden de davanın reddinin gerektiğini, dava konusu rekabet yasağı sözleşmesinde belirtilen ve üç bölge ile yapılan sınırlamanın, müvekkilinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığını, iş akdinin eki niteliğindeki rekabet sözleşmesinin müvekkilinin serbest iradesi ile imzalanmadığını ve talep edilen cezai şart miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece Yargıtay ve BAM'ın güncel içtihatları karşısında, öğretide de iş sözleşmesine bağlı olarak kurulan rekabet yasağı sözleşmesini, iş sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı ve rekabet etmeme borcunun, sadakat borcunun bir cüzü olduğu, █████/2017 tarihli 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesine göre: "6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinde bakılır.'' hükmü gereğince ve 7036 sayılı Yasa'nın 6102 sayılı TTK'dan sonra yürürlüğe girdiğinden ve TTK'nın 4/1-c maddesindeki düzenlemeyi değiştirdiğinden, iş akdinin sona ermesinden sonra oluşacak rekabet yasağına ilişkin davalarda da iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Yerleşik Yargıtay kararları ve Ankara BAM 20. Hukuk Dairesinin güncel kararlarına göre iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki süreçte işçinin rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle açılacak olan haksız rekabete ilişkin davalarda görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, somut olayda da davalı taraf iş akdini feshettiği 05.10.2022 tarihinden hemen sonra, müvekkil firma ile rakip olan ... A.Ş. firmasında çalışmaya başladığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, TBK.'nın 444 vd maddelerine dayalı, rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi, “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmünü içermektedir.
Madde metninde açıkça “…akdin sona ermesinden sonra…” sözcükleriyle ifade edildiği üzere, TBK’nın 444. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı, hizmet akdi sona erdikten sonra hüküm doğurur ve hizmet akdi sona erdikten sonra yapılmaması gereken davranışlara ilişkindir. Hizmet akdinin devamı sırasında meydana gelen bir sadakatsizlik, ister bir sözleşme ile düzenlensin ister yasayla düzenlensin, iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır (HGK'nun 29.02.2012 tarih ve ███████-781 Esas, ████████ Karar, █████/2016 tarih ve ███████-866 Esas ████████ Karar sayılı ilamları).
Yine Yargıtay 11. H.D.'nin bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik 03.12.2021 tarih ve █████████ E.- █████████ K. sayılı kararında belirtildiği üzere, TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin, TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemelerine ait olduğunun kabulü gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacı tarafça dosya kapsamında yer alan bilgilerden davacının işçisi olduğu anlaşılan davalının, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi sona erdikten sonraki dönemdeki eylemlerinin dava konusu edildiği, buna dayalı olarak açılacak davanın da niteliği itibariyle yukarıda bahsi geçen TBK'nın 444. maddesi kapsamına girdiği, bu kapsamdaki davaların 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c maddesinin açık hükmü karşısında, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan bulunduğu anlaşılmış olup, bu tür davaların ticaret mahkemelerinde incelenip karara bağlanması gerektiğinden, ilk derece mahkemesince işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 gün ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-İstinaf kararının neden ve şekline göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davacıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
6-İstinaf kararının tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemesince yapılmasına,
7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2024 tarihinde HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!