İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/349 Esas ve 2025/83 Karar sayılı ilamında, davacı şirketin mobil ödeme sistemini kullanarak davalıların haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla açılan itirazın iptali davasında, tarafların iddiaları, savcılık soruşturması, bilirkişi raporu ve deliller değerlendirilmiştir.
Özet: Davacı şirketin, davalıların mobil ödeme sistemini usulsüz kullanarak haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla açtığı itirazın iptali davasında, davalılar sözleşme gereği komisyon aldıklarını, müşteri temsilcisinin yönlendirmesiyle hareket ettiklerini ve tüm işlemlerin faturalandırıldığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir, savcılık soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiği belirtilmiştir.

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2014KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yemek ve restaurant sektöründe mobil ödeme hizmeti verdiğini, müvekkilinin davalılar ile restaurant hizmeti konusunda anlaşma yaptıklarını, 2007 yılından savcılık soruşturmasına kadar müşteri ilişkileri uzmanı olarak çalışan davalı ...'in davalıların restaurantında öğle yemeği yerken davalılar ile tanıştığını ve samimi olduğunu, davalılar ile anlaşarak bakiyesini kullanmayan kişileri komisyon karşılığı davalılara yönlendirdiğini, işbu bakiyelerin kurallara aykırı olarak hizmet alınmış gibi nakde çevrildiğini anlattığını, davalıların daha fazla müşteri yönlendirmesi konusunda baskı yaptığını ve tehdit boyutuna ulaştığını, davalıların ...'den müşterilerin şifrelerini alarak işbu şifreler ile paraları kendi hesaplarına aktarmaya başladıklarını söylediklerini, dolandırıcılıktan bihaber müvekkili şirketin faturaları ödediğini, dolandırıcılık eyleminin 05.01.2011 tarihinde farkedildiğini ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... E.numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıların hesapları incelendiğinde toplam 310.000-TL'nin müvekkil şirketten haksız olarak alındığını, şifreleri kullanılanların Savcılık dosyasına verdikleri ifadelerde hiçbir zaman böyle bir hizmet almadıklarını anlattıklarını, diğer davalı ... 'nin de ifadesinde hesaplarına yüklenen paraları aldıklarını ikrar ettiğini, davalıların suç teşkil eden dolandırıcılık eylemi nedeniyle müşterek ve müteselsilen zarardan sorumlu olduklarını, savcılık dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde de dava konusu bedelin miktarı ve davalılar tarafından alındığının tespit edildiğini, davalılar hakkında ... 1.İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından 277.680,94-TL bedelli icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, alacak likit olup davalılar kötüniyetli olduğundan %40 icra inkar tazminatına, alacağının müştereken ve müteselsilen tahsiline, ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusunun tamamen davacının kendi iddialarının ürünü olduğundan ve ... C.Başsavcılığının ... Soruşturma nolu dosyası ile yürütülen soruşturma sonucunda gerçekler ortaya çıkacağından savcılık dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin 23.02.2010 tarihli sözleşme gereğince davacı şirketçe müvekkili şirket tarafından kendisine verilmek üzere belirlenen 97-9 arasında değişen oranlarda komisyon bedeli karşılığında davacı ile anlaştığını, personelin yalnızca kendisinin bildiği şifreyi cihaza girerek kredi hesabından miktarın düştüğünü, müvekkillerinin şifreyi bilmesine imkan bulunmadığını, davacı şirket müşteri temsilcisi ...'in sık sık restorana gelerek müvekkillerinin güvenini kazandığını, firma olarak sıkıntılarının olduğunu, kullanılmayan bakiyelerin sistem gereği devredilmeyip silindiğini ve hesabında bulunan kredileri paraya dönüştürmek isteyen müşteri personellerine 4084KDV komisyon karşılığı yardımcı olup olamayacaklarını sorduğunu, iyi ilişkileri korumaya çalışan müvekkilinin davacı şirketin bilgisi olduğu ve hesaplarına aktarılan paranın 984KDV'si düşüldükten sonra kalan kısmını müşteri personellerine verildiği inancıyla elden ...'e teslim edildiğini, hukuka aykırı bir durum yaşanmaması adına bütün bedellerin faturalandırıldığını, bu durumun 7-8 ay kadar sürdüğünü, müvekkillerinin soruşturma dosyalarıyla ilgili ifadeleri alınmak istendiğinde, davacı şirket çalışanının sistemdeki açığı kullanarak, anlaşma süresi dolmuş, artık hizmet verilmeyen firmaların personellerine krediler yüklediği, bu kredileri de sanki müvekkili şirket restoranında harcanmış gibi gösterdiği, müvekkillerinden müşterilerinin personellerine verileceğinden bahisle aldığı paraları aslında kimseye vermediği, müvekkillerini alet ederek çalıştığı davacı şirketi dolandırdığı, ancak durum farkedilince işin içinden çıkmak için tehdit ve şantaj ile bu işe girdiği iddiasında bulunduğunun öğrenildiğini, müvekkillerinin adli kontrol kararının kaldırıldığını, savcılık dosyasında, gerçekleşen yüksek bedelli para aktarımlarının müvekkillerine ait pos cihazı kullanılmadan yapıldığının belirtildiğini, müvekkillerine teslim edilen ve sözleşmede kayıtlı ... cihazının ve bu cihazın içinde bulunan sim kartın seri numarası ile müvekkillerinin hesaplarına para aktarımlarının gerçekleştirildiği seri numaralarının birbirinden farklı olduğunu, 7-8 aylık süreçte yüksek rakamlarda fatura kesilmesinin davacı tarafından sorgulanmaması, belirtilen ödemelerin yapılması hususları bir arada değerlendirildiğinde davacı şirketin olaylardan haberinin olmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkillerinin ikrarının söz konusu olmadığını, alacağın likit olmadığını, yargılama sonucunda doğabilecek şirket borcundan müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, davanın ...'e ihbarı gerektiğini, faiz oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine, davacının %40 tazminata mahkum karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Toplanan Deliller
:... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu,... 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,... 45. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,... A.Ş'den ... sım nolu cihaza ait ayrıntılı liste ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe:Dava, ödenmeyen fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 7.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:1-İlamsız takip yapılmış olması,2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.Somut olayda, ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Kapatılan ... 1.İcra Müdürlüğü'nün... Esas) sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalılar aleyhine, █████/2011 tarihinde, 277.680,94-TL alacak, 18.614,36-TL işlemiş faiz ve 1.347,09-TL KDV düzeltme ve vergi cezası toplamı olan 297.642,39-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "sahte fatura ödemesinden kaynaklanan alacak" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine yasal süresinde olan itirazlar ile takibin durduğu, davalılar tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple süre henüz işlemeyece başlamayacağından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan █████/2014 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.Dosya kapsamında takip konusu alacağın faturanın sahteliği iddiasına dayandığı, bu itibarla davalılardan ... ve ... hakkında ... 40.Asliye Ceza Mahkemesi'nde "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma ve Özel Belgede Sahtecilik" suçlarından yürütülen kovuşturmanın bekletici sorun yapıldığı, yürütülen kovuşturma neticesinde █████/2022 tarihli ... Esas... Karar sayılı karar ile haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ise 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 100,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, ilgili cezaların İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesi'nin █████/2023 tarih... Esas ... Karar sayılı ilamı ile onandığı ve kesinleştiği, karar incelendiğinde davalıların sistemsel açıktan faydalanarak ve diğer davalı ... .. Limited Şirketi hesabına işlenmesi gereken fiktif kredi bakiyeleri yaratarak davacı firma zararına ve kendi yararlarına 276.168,15-TL menfaat elde ettiklerinin belirtildiği anlaşılmıştır.Kovuşturma dosyası kapsamında bulunan bilirkişi raporlarına göre, davalılarının kusuru nedeni ile davacı şirketin uğradığı zararın 277.680,00-TL olduğunun belirlendiği, Mahkememizce de dosya içeriğine göre, taraf iddia ve savunmaları, kesinleşen kovuşturma dosya içeriği kapsamında, tarafların incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen zararın meydana gelip gelmediği, icra takibine konu edilen faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa alacak ve oluşan zarar miktarı, alacak tutarının davalılar tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınması amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, öncelikle tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacı tarafın cari hesap ekstresine göre davalı şirketin bilirkişiler tarafından hesaplanan 277.680,00-TL'lik zararının davalı şirket hesap ekstresinde yapılan düzeltme sonrasında kaydedildiği ve davalı gerçek kişilerin yaptıkları işlem dolayısıyla ceza aldıklarının kesinleştiği, davacı tarafından yasal saklama süresi sona erdiğinden ticari defterlerin ibraz edilemediği, davacının 277.680,00-TL'lik zararı konusunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğu hususunda kanaat bildirildiği görülmüştür.Ceza davasında hükme dayanak yapılan maddi olgularla ve özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen, mahkumiyet kararının bu yönlerinin hukuk hakimini bağlayacağı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hususlarının doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmekte olduğu, bunun yanında, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu █████/1985 tarih ... Esas ... Karar) ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgular hakkındaki kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturacağı, bunun nedeninin, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasından kaynaklandığı, (Mustafa Çemberci, Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s. 22 vd; Turgut Uygur, Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, S. 844; YHGK'nın 28.03.2012 gün ve... esas, ... karar sayılı ilamı) böylece, kural olarak hukuk hakiminin ceza yasasındaki hükümlerle ve ceza hakiminin kararıyla bağlı tutulmadığı, ancak ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararı, kusurun takdiri ve zarar tutarının saptanması konusunda hukuk hakimini bağlamaz ise de; mahkumiyet kararı, eylemin haksızlığını ve sanık tarafından işlendiği hususları hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir.Açıklanan bu bilgiler ışığında her ne kadar davacı tarafından yasal saklama süreleri sona erdiğinden bahisle ticari defterler ibraz edilmemişse de, kovuşturma dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları ile davacının zarara uğradığı miktar tespit edildiği gibi bu hususun mahkemenin mahkumiyet kararı ile kabulünde olduğu, kesinleşen mahkumiyet kararının Mahkememiz açısından bağlayıcılığının bulunduğu, nitekim sunulan cari hesap ekstresi ile de davacının zarara uğradığı miktarın belirlendiği ve tespit edilen bu bedellerin örtüştüğü, bu itibarla davacının takip talebine konu olan 277.680,94-TL alacak isteminde haklı olduğu değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, davacının davalıların görevi kötüye kullkanması dolayısıyla uğradığı zarar ile ilgili yaptığı ödemelerden dolayı davalıların ödeme tarihleri itibari ile mütemerrit olduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda davacının takip tarihi itibari ile işlemiş faizli ve ödenen damga vergileri ve pişmanlık zamlarından dolayı alacağının 18.614,36-TL işlemiş faiz ve 1.347,09-TL KDV düzeltme ve vergi cezası olduğu kabul edilmiştir.Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu alacak yargılamayı gerektirip ceza kovuşturmasının sonucu da beklendiğinden likit olduğundan bahsedilemeyeceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere );Davanın KISMEN KABULÜ ile,1-Davacı tarafından davalılar aleyhine yürütülen ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Kapatılan ... 1.İcra Müdürlüğü'nün... Esas) sayılı takip dosyasına davalı borçlular tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 277.680,94-TL alacak, 18.614,36-TL işlemiş faiz ve 1.347,09-TL KDV düzeltme ve vergi cezası toplamı olan 297.642,39-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,2-Yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen ve dava konusu edilen dava değeri (297.642,39-TL) üzerinden alınması gereken 20.331,95-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.635,40-TL peşin harç ve 2.447,59-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.082,99-TL'nin mahsubu ile bakiye 15.248,96-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.635,40-TL harç ve 2.447,59-TL tamamlama harcı toplamı olan 5.082,99-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 6.737,20-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı ... .. Limited Şirketi tarafından yargılama nedeniyle yapılan 53,80-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 47.622,78-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...¸ e-imzalıdırHakim ...¸ e-imzalıdır