Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satıştan kaynaklanan fatura borcuna dayalı icra takibine itirazın iptali davasında alacak talebinin incelenmesi ve yetki itirazlarının değerlendirilmesine dair gerekçeli kararı.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı taraf, zorunlu arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını belirterek, faturalarla ve davalı çalışanlarının mal teslimini teyit eden imzalarıyla kanıtlandığını iddia ettiği borç bakiyesinin ve ticari faizlerinin ödenmesini talep etmiş, davalı ise hukuki ilişkinin varlığını reddederek, alacağın likit olmadığını, istenen faizin fahiş olduğunu ve yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemeleri olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/984 Esas - 2026/693

T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/984 Esas
KARAR NO : 2026/693
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2025
KARAR TARİHİ : 23/09/2026
KARAR YAZMA TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: .... Dairesinde müvekkili firma adına başlattıkları ilamsız icra takibinin, .... Esas numaralı dosyada başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, İtirazın iptali davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu, ancak olumsuz sonuçlandığı, bu dava açmanın hasıl olduğu, Borçlu firma, her ne kadar müvekkili firma ile herhangi bir hukuki ilişkisinin olmadığını ileri sürmüş olsa da, görüleceği üzere, farklı tarihlerde borçlu firma adına birçok fatura bulunduğu, dava konusunda faturaa ilişkin bir itirazın olmadığını, Her ne kadar takibe itiraz edilmiş ve arabuluculukta da anlaşmaya varılamamış ise de, müvekkili firma muhasebe yetkilisi borç bakiyesi hakkında borçlu firmayı birçok kez mail yoluyla bilgilendirmiş olup borçlu firmaya ödeme için hatırlatma yapıldığını, Aynı muhasebe yetkilisi, borçlu firma adına düzenlenen satış faturalarını ve borçlu firmanın yapmış olduğu ödemeleri sisteme kaydettiği, İşbu faturaların gereğinin yapılmasından sonra üzerlerine "işlendi" damgaları vurulduğu, Müvekkili firma, sipariş edilen malı kendi yerinde teslim ettiğini, çalışma prensibi bu şekilde olduğu, düzenlenen faturaların altında, borçlu firma çalışanlarının, faturaya konu malı teslim aldıklarına ilişkin imzaları bulunduğunu, davalı firma ile arasında bir hukuki ilişkinin olduğunu, bu hukuki ilişkiye bağlı olarak satış yapılıp fatura düzenlendiğini; borçlu firmaca sipariş edilen malların, çalışanları tarafından teslim alındığını gösterdiği, faturalarda imzalar görüldüğünü, bu husus, teslim ve ticari ilişkiye delil oluşturduğunu, sunulan "müşteri hesap ekstresi"nden de görüleceği üzere; borçlu firmanın 28.02.20205 tarihi itibariyle 30.359,00 TL borç bakiyesi bulunduğunu, Bu tarihte 30.000,00 TL ödeme yapılmış olsa da, yapılan ödeme tüm borcu karşılamadığını, bu meblağın ödendiği tarihte 60.359,00 TL'lik borç bakiyesi bulunduğunu, Daha sonra 15.03.2025 tarihinde 76.608,00 TL'lik bir faturaları daha olduğu, Faturaya konu mallar, şirket çalışanı ... tarafından teslim alınmış ve karşılığında faturaya imza atıldığını, Borçlu firma, 28.02.2025 tarihinden sonra herhangi bir ödemede bulunmamış olup 15.03.2025 tarihli faturadan sonra toplam borç bakiyesi 106.967,00 TL'ye ulaştığını, 13.677,90 TL ise dosyada işleyen faiz miktarı olduğu, borçlu firmanın takibe konu borcu ödemediğinin açık olduğunu, Borçlu firmanın itirazı haksız ve hukuken dayanaksız olduğu, Yapılan itirazla müvekkili şirket mağdur olduğu, Bu itibarla, itirazın iptali davalarının kabulü ile toplam 137.874,44.TL üzerinden başlatılan .... Dairesinde itirazla durdurulmuş olan takiplerinin asıl alacak ile üzerinden işleyen ticari faiziyle ve fer'ileriyle birlikte devamına; Borçlu firma hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına; Borçlu firmanın takip konusu borcu ödemesine; Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasını dava ve talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Haksız davanın reddine karar verilmesi talep ettiklerini. Yetki İtirazımız Bulunduklarını. davanın hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte, başlatılan icra takibi ve ikame edilen işbu davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini. HMK:nun 6.maddesine göre davalının yerleşim yeri ....'da bulunmakta olup, .... MAHKEMELERİNİN yetkili olduğunu. .... E. Sayılı dosyası ile icra takibinde, Borcun var olup olmadığı, davacı tarafından nasıl hesaplama yapıldığı, faizin var olup olmadığı, faiz hesabı yapılmışsa hangi tarihten itibaren işletildiği gibi hususlar talep edilen alacağı likit kılmadığını.. Bu nedenle faturada yazılı bedelin taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı sürece teamül haline geldiği de düşünülmeyeceğini. Hukuki ilişkin varlığını ispat yükü davacı alacaklıda olduğundan alacaklı hukuki ilişkinin yani borcun varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu. İhtiyati haciz İİK m.257’de düzenlenmiş bir geçici hukuki koruma türüdür. Somut olaya bakıldığı zaman; davacı taraf, alacağının varlığını ve alacağın muaccel olmasını ispat edememiştir. İşbu sebeple ihtiyati haciz talebini kabul etmediklerini. Müvekkilinin takip alacaklısına herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Ayrıca istenen faiz oranının fahiş olduğunu. Haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerekmekte olduğunu. Müvekkil şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, (Müvekkile Ait Ticari Defter ve Kayıtlarının Bulunduğu Adres : ...., İletişim Bilgileri : Av. .... (....) ) olduğunu. Haksız olarak ikame edilen davada öncelikle .... Mahkemeleri yetkili olduğundan yetki itirazımızın kabulü ile mahkemenizin yetkisizliğine karar verilmesini, Haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile müvekkiller lehine % 20’den az olmamak üzere Kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, karar verilmesini savunmuştur.
Mahkememizin tensip ara kararı ile .... Esas sayılı dosyadaki tüm evrakların UYAP üzerinden gönderilmesinin istenilmesine, Davacı şirket ile davalı şirketin 2023-2024 ve 2025 yıllarına ait olmak üzere, Davacı için .... BS formunun (e-fatura tebliği), Davalı için .... BA formunun (e-fatura tebliği) müzekkere ile istenilmesine, .... müzekkere yazılarak davalı .... A.Ş.nin 2023-2024 ve 2025 yıllarına ait sigortalı çalışan işçilerinin ad ve soyadlarını gösteren listesinin gönderilmesinin istenilmiş gelen yazı ve belgeler dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizin öninceleme duruşmasında verilen ara karar ile Davalı vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde, faturadan kaynakla para alacaklarında davacı taraf TBK.nun 89.maddesine göre aranan para alaacğı olduğundan davacı kendi yerleşim yerindeki mahkemede dava açabileceğinden ayrıca yetki itirazında bulunulduğunda HMK:nun 19.maddesine göre yetkili mahkemenin açık bildirilmesi gerektiğinden yetki itirazının reddine, karar verilmiştir.
Davalı vekilinin değişik tarihlerde adli yardım talebi reddine karar verdikten sonra tekrar adli yardım talebinin kabulüne yönelik talepler sunduğu, en son adli yardım talebinin mahkememizin 26/08/2026 tarihli kararı ile reddedildiği, red kararına karşı itiraz ettiği, .... D İş sayılı kararı ile 02/09/2026 tarihli D. İş kararı ile itirazın reddine karar verildiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya .... bilirkişi ....'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 01/07/2026 tarihli raporda: Davacının davalı adına 2022, 2023, 2024 ve 2025 yıllarında düzenlediği KDV Dahil 565.817,70 TL 21 adet satış faturasını davacının muhasebe kayıtlarına aldığı, Davacının davalı adına 2025 yılında düzenlediği KDV Dahil 93.318,00 TL 4 adet satış faturasının davalının muhasebe kayıtlarına aldığı, Davalı tarafça davacı adına toplam 459.204.70 TL ödeme yapıldığı, Davacı ile davalı taraf bakiye tutarlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, Davacının cari muavin dökümüne göre 15.03.2025 tarihi itibariyle alacak bakiyesinin 106.967,00 TL olduğu, Davalının cari muavin dökümüne göre 15.03.2025 tarihi itibariyle BORÇ BAKİYESİNİN 106.518,00.TL olduğu, Tüm fatura ve ödeme belgelerinin tetkiki sonucunda; dava bakiyesinin 106.613,00.TL olduğu,Davacı ile Davalı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formunun birbiri ile uyumlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
Her ne kadar davalı şirket vekili tarafından yeni bilirkişi heyetinden rapor aldırılması talep edilmiş ise de dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde delillerin takdiri mahkememiz kanaatinde olduğundan bu konuda talebin reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının, davalı borçlu hakkında fatura kaynaklı cari alacağı için başlattığı icra takibine davalı tarafından icra itiraz edilmesi üzerine açılan vaki itirazın iptali ile takibin devamı davasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk son tutanağı ile birlikte .... Esas sayılı icra dosyası, tarafların ticari defter ve kayıt bilgileri ile birlikte toplanan tüm deliller ile birlikte alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişinin raporunda belirtildiği üzere;Davacı ile davalı taraf bakiye tutarlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, Davacının cari muavin dökümüne göre 15.03.2025 tarihi itibariyle alacak bakiyesinin 106.967,00 TL olduğu, Davalının cari muavin dökümüne göre 15.03.2025 tarihi itibariyle borç bakiyesinin 106.518,00.TL olduğu, Davacı ile Davalı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formunun birbiri ile uyumlu olduğu kanaati belirtilmiş olup bilirkişi tarafından sunulan rapor denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülerek, tarafların defter ve kayıtları birbirini doğrulamadığından, Davalının cari muavin dökümüne göre 15.03.2025 tarihi itibariyle borç bakiyesinin 106.518,00.TL olduğu tespit edilmek ile davalının kendi defterine göre borçlu olarak görüldüğü 106.518,00.TL'den sorumlu tutularak, buna göre davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 76.608,00.TL faturalı alacak, 29.910,00.TL hesap ekstresinden kaynaklı alacak olmak üzere TOPLAM 106.518,00.TL alacağın icra takibinde belirtilen şekilde faizi ile birlikte tahsili ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş olup ayrıca Asıl alacağın faturalı olan kısım likit olduğundan faturalı alacak üzerinden davalı taraf icra inkar tazminatına mahkum edilmiştir. Davacı taraf davalı tarafı alacağı yönünden temerrüte düşürdüğünü ispat edemediğinden alacak üzerinden faiz talebi red edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının, .... Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca KISMEN İPTALİ İLE,76.608,00.TL faturalı alacak, 29.910,00.TL hesap ekstresinden kaynaklı alacak olmak üzere TOPLAM 106.518,00.TL ALACAĞIN icra takibinde belirtilen şekilde faizi ile birlikte tahsili ile TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2)Asıl alacağın faturalı olan kısım likit olduğundan İİK'nun 67.maddesi gereğince faturalı alacağın %20'si olan 15.321,60.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.276,24.TL karar ve ilam harcından, dava açılışında alınan 2.882,38.TL peşin harcın mahsubu ile kalan 4.393,86.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00.TL arabuluculuk ücretinden, 1.046,17.TL'sinin DAVACIDAN, 3.553,83.TL'sinin DAVALIDAN alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5) Davacı tarafından yapılan 615,40.TL başvurma harcı, 335,00. TL tebligat ve posta gideri, 8.000,00.TL bilirkişi ücreti, toplamı 8.950,40.TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 6.914,83.TL'si ile dava açılışında alınan 2.882,38. TL peşin harç toplamından oluşan 9.797,21.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 31.356,48.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıran davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda karşı olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 23/09/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸