Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, iflas tasfiyesinde bankanın sıra cetveline itirazla alacağının tespiti talebi üzerine verilen karara ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bir bankanın iflas eden bir şirketten olan kredi alacağını iflas masasına kaydettirme talebiyle açtığı sıra cetveline itiraz davasında, iflas idaresi alacak belgelerinin eksikliği ve davanın süresinde açılmadığı gerekçeleriyle talebi reddetmiştir. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak bankanın 2.065.070,93 TL tutarındaki alacağının kısmen kabulüne karar vermiş; bu karara hem banka hem de iflas idaresi tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:24/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:21/05/2024
DAVANIN KONUSU:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:24/06/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili banka ile müflis ... arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davacıya bir takım krediler, çek ve teminat mektuplarının kullandırıldığını, daha sonrasında davacı bankanın kredi alacaklarının ödenmediğini, bu hususta kredi borçlusuna ihtarname gönderildiğini, ancak yine de borcun ödenmediğini, sonrasında Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile müflis ve dava dışı müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, sonrasında da Antalya 13. İcra Dairesi'nin ... Esas (Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas) sayılı dosyası ile işlem yapıldığını, süreç içerisinde borçlu tarafından konkordato talepli dava açılmış olduğunu, yapılan yargılama sonunda ...'nın iflasına karar verildiğini, neticeten Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası ile müflis hakkında iflas işlemlerine başlanıldığını, alacaklı/davacı bankanın iflas masasına 16/07/2020 tarihli dilekçe ile müflis hakkında Antalya 13. İcra Dairesi'nin ... Esas (Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas) sayılı dosyasına konu alacağa ilişkin bilgi ve belgelerin sunulduğunu, ancak iflas masasının 23/12/2020 tarihli kararı ile alacağa dayanak belgelerin (sözleşme ihtarname vs.) ibraz edilmemiş olmasından dolayı talebin reddine karar verildiğini, işbu kararın kendilerine tebliğ edilmediğini haricen öğrenmiş olduklarını, akabinde iflas masasına başvurarak hatalı kararın düzeltilmesini talep ettiklerini, 31/07/2023 tarihli karar ile talebin reddine karar verildiğini, keza konkordato dosyasına da müvekkili bankanın alacaklı olduğunun bildirildiğini, bu hususta ara kararın mevcut olduğunu beyanla davacı bankanın müflis ...'dan alacaklı olduğunun sabit olması nedeniyle 10/07/2023 tarihli hesap raporu uyarınca 3.820.160,93-TL üzerinden sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
İflas İdare Memuru ... cevap dilekçesinde; müflis ...'nın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/06/2020 tarihli ... Esas sayılı dosyası ile iflas kararı verilmiş olduğunu, karar gereği Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasının açılmış olduğunu, müflisin iflas dosyasında birinci alacaklılar toplantısının 15/10/2020 tarihinde yapılmış olduğunu, alacaklılar toplantısı oylamasında belirlenen alacak ve sayısal yönünden oy alan Av. ..., ... ve Av. ...'in iflas idare memurluğuna seçilmiş olduğunu, davacı tarafça Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasına 16/07/2020 tarihinde alacak başvurusunda bulunulmuş olduğunu, iflas idaresinin tanzim ettiği 23/12/2020 tarihli sıra cetveline alacak talebine konu icra takibinin konkordato davası sonrasında açılmamış olması ile birlikte alacağa dayanak belgelerin (sözleşme, ihtarname vs.) ibraz edilmemiş olunmasından dolayı alacak başvurusunun reddine karar verilmiş olduğunu, sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesi gereğince ilan edildiğini, 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açılmamış olduğunu, bu nedenle işbu davanın reddi gerektiğini, sonrasında davacı tarafta yeniden alacak kaydı talep edilmiş ise de aynı sebeple reddedildiğini, akabinde 05/07/2023 tarihli ek sıra cetvellerinin düzenlendiğini ve İİK'nın 166. maddesi uyarınca ilanlarının yapıldığını beyanla süresinde açılmayan eldeki davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... gerekçesinin ayrıntılı olması ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı bankanın Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip konusu ettiği kredi alacaklarının iflas tarihi olan 26/06/2020 tarihi itibari ile ferileri ile birlikte toplam 2.065.070,93-TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davacının bu tutar üzerinden iflas dosyasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı iflas idare memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; bankacı bilirkişiden Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı dosyasına konu kredi alacakları için iflas tarihi olan 26.06.2020 tarihi itibarıyla 2.065.070,93-TL alacaklarının bulunduğunun tespit edildiği, davalının her ne kadar 15 günlük yasal süre içerisinde davanın açılmadığını ileri sürmüş ise de İİK'nın 223/3. maddesi gereğince kendilerince gider avansı yatırılmakla dava açma süresinin ilandan değil kararın tebliğinden itibaren başlayacağını ve süresinde olduğunu belirtilerek müvekkili banka alacağının 2.065.070,93-TL olarak kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip tarihinden iflas tarihine kadar işleyen faiz miktarının hatalı tespit edildiğini, takip tarihinden sonra işleyen faiz nedeniyle doğan BSMV alacaklarına ve tahsil harcı alacak kalemine hiçbir suretle yer verilmediğini, anılan rapor uyarınca düzenlenen hükmün bu yönleri ile eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunda Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından düzenlenen 14.07.2020 tarihli dosya hesabı raporuna yer verildiğini, ancak bu hesap raporu dikkate alınmaksızın bilirkişi tarafından ikinci bir hesaplama gerçekleştirildiğini, Mahkeme tarafından ise hangi sebeple dikkate alındığı açıklanmaksızın bilirkişi tarafından gerçekleştirilen hesaplamanın hükme esas alındığını, ancak hem İcra Müdürlüğü tarafından bildirilen dosya hesabında hem de bilirkişi tarafından gerçekleştirilen hesaplamalarda yalnızca takip tarihinden önceki dönemde işlemiş olan faizler yönünden BSMV alacağına hükmedildiğini, takip tarihinden sonra iflas tarihine kadar geçen dönemde işleyen faizin BSMV'sine ise hiçbir suretle yer verilmediğini, işleyen faiz tutarının da yanlış hesaplandığını, raporda ayrıca tahsil harcı oranına %0 olarak yer verilerek tahsil harcı bulunmadığına yer verildiğini, hükme esas alınan raporun bu yönü ile de hatalı olduğunu, müvekkili bankanın alacağının dosyaya sunmuş oldukları Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından düzenlenen 10.07.2023 tarihli dosya hesabı raporu uyarınca 3.820.160,93-TL olmakla bu tutar üzerinden sıra cetveline kayıt ve kabul edilmesine ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı iflas idare memuru istinaf dilekçesinde özetle; davaya karşı 10.08.2023 tarihli cevap dilekçesi ve ekleri ile 22.01.2024 tarihli rapora itiraz dilekçesi ve ekleri kapsamında, müflis ... hakkında Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.06.2020 tarih ve ... Esas sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini, karar gereğince de iflas işlemlerinin Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... iflas sayılı iflas dosyasından yürütüldüğünü, davacı tarafça iflas dosyasına 16.07.2020 tarihinde alacak başvurusunda bulunduğunu, iflas idaresinin tanzim ettiği 23.12.2020 tarihli sıra cetvelinde alacak başvurusunun reddine oybirliği ile karar verildiğini, 23.12.2020 tarihli sıra cetvelinin İİK'nın 166. md. gereğince ilan edildiğini, davacı tarafça dava 03.08.2023 tarihinde açıldığından İİK'nın 235. md. kapsamındaki 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, hak düşürücü sürenin dikkate alınması gerektiği yönündeki bildirimleri dikkate alınmadan karar ittihazına gidilmekle eksik inceleme ürünü kararın ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasına 16.07.2020 tarihli alacak başvurusunun aynısını bu kez 25.07.2023 tarihli olarak yeniden başvurduğunu, bu alacak başvurusuna ilişkin olarak 27.07.2023 tarihli İflas İdaresi kararı ile reddedilmesi üzerine bu davanın açıldığını, ayrıca 22.01.2024 tarihli rapora itiraz dilekçelerindeki sair hususlar da dikkate alınmadan ve itirazları çevresinde ek rapor alınmaksızın karar ittihazına gidilmekle eksik inceleme ürünü kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 235. maddesi uyarınca açılan alacağın sıra cetveline kayıt ve kabul istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulü ile; davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı İflas dosyasına 2.065.070,93-TL alacak üzerinden kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede;
2004 sayılı İİK'nın 235/1. maddesinde "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmü yer almaktadır. Yine aynı kanunun 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırır ise dava açma süresi kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır.
Somut uyuşmazlıkta; sıra cetvelinin Sözcü Gazetesinde 06/01/2021 tarihinde, ... Gazetesinde 06/01/2021 tarihinde ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 23/12/2020 tarihinde ilan edildiğini, ayrıca eldeki dosya davacısının iflas masasına alacak başvurusu sırasında sıra cetvelinin tebliği için masraf yatırdığı ilgili makbuzdan anlaşılmış olmakla birlikte tebliğe elverişli adres de bildirdiği, ancak alacak kayıt talebinin reddine ilişkin sıra cetvelinin davacı yana tebliğe çıkarılmadığı, davacı yan masraf yatırdığı ve tebliğe elverişli adres de bildirdiğinden sıra cetveline itiraz davası açma süresinin, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, iflas idaresince tebligat yapılmaması sebebiyle eldeki davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla davalı yanın bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Davalı iflas idaresince dosya kapsamına alınan bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmaksızın ve itirazları doğrultusunda ek rapor da alınmaksızın karar verilmesi istinaf istemi olarak ileri sürülmüştür. Bu hususta yapılan incelemede; dosya kapsamına ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda takibin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi sebebiyle takipte kesinleşen miktar esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmışsa da; müflis şirketin iflas sürecinde olması ve devamında iflasına karar verilmesi, yine iflasla birlikte müflisin tüm borçlarının muaccel hale gelip hakkındaki icra takipleri düşeceğinden kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle icra takibinde kesinleşen miktarlara ilişkin alacak kalemlerinin ispatlanması gerektiği, bu bağlamda dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda takipte kesinleşen miktarın 1.181.445,92-TL olduğu, toplam faiz miktarının bilirkişi tarafından 808.637,35-TL, 14/07/2020 tarihli kapak hesabında 832.421,35-TL olarak bildirildiği tespit edilmekle kalınmış, takibe konu genel kredi sözleşmeleri, kat ihtarları, temerrüt tarihi, uygulanan akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye uygun olup olmadığı ve sonuç olarak davacı yanın talep edebileceği alacak miktarı ile iflas tarihi itibariyle faiz tutarı üst mahkeme denetimine uygun şekilde belirlenmemiş olmakla bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince hükme elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar tesis edilmesi ayrıca davalı yanın bilirkişi raporuna ilişkin itirazları da değerlendirilmeksizin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; dosyanın başka bir bankacı bilirkişiye tevdi edilerek, gerekirse banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle yahut davacı bankadan takibe dayanak kredi sözleşmeleri, kat ihtarları ve tebliğ tebellüğ belgeleri, takipten sonra ödeme var ise tespiti amacıyla hesap özetleri getirtilerek davacı yanın talep edebileceği alacak miktarı ile iflas tarihi itibariyle faiz miktarı üst mahkeme denetimine uygun şekilde bilirkişi raporu alınmak ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar vermekten ibarettir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf istemlerinin şimdilik incelemesine yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-Kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/05/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
4-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesince talepleri halinde taraflara İADESİNE,
6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgililere İADESİNE,
9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24/06/2025
...