11. Ceza Dairesi, şirket aracılığıyla karşılıksız çek düzenleyerek işlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarını ve sanığın ölümü nedeniyle düşme kararını inceliyor.
Özet: Kendilerini şirket yetkilisi gibi tanıtarak, başkaları adına tescilli bir şirketin çek defterleri ile bankacılık araçlarını kullanarak mağdurlardan yüklü miktarda mal alıp kısa sürede nakde çeviren ve verdikleri çeklerin karşılıksız çıkmasıyla haksız menfaat temin eden sanıkların eylemleri neticesinde oluşan nitelikli dolandırıcılık suçu değerlendirilmiş; bu fiillerin, Türk Ceza Kanununun 158/1-f maddesi uyarınca, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmiş nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/18396 E.  ,  2025/10748 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2012/388 E., 2014/456 K.
    SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
    HÜKÜMLER : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
    1.Sanık ... müdafiinin temyizi yönünden; sanık müdafinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra 23.02.2015 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşıldığından bu sanık hakkındaki hükmün incelenemeyeceği katılan vekilinin temyizinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenmiştir.
    2.Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    A. Sanık ... Müdafinin Temyizi Yönünden
    Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında izah edildiği üzere sanık müdafiinin temyiz isteminden vazgeçmesi nedeniyle bu yönden dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
    B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
    Sanık ...'in UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 22.03.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
    C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin yargılamaya uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan ... vekili ve sanık ... müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
    1- 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan suçun oluşabilmesi için, öncelikle bir şirketin olması, failin ise o şirketin yöneticisi veya şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesinin gerektiği, dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... ... Üretim Destek Elemanları Otomasyon Otomotiv Temizlik Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ni şirket çalışanları ... ve ... adına satış işlemi sonrasında tescil ettirdikleri, temsil ve ilzama yetkili müdürün ... ve ... olarak belirlendiği, ... Ticaret Sicili Memurluğu'nun 17.01.2011 tarihli cevabi yazısına göre; bahse konu şirket müdürünün ... olduğu, 04.09.2007 tarihinde tescil işleminin yapıldığı, 2 yıl kadar faaliyetini sürdürdükten sonra 2009 yılı sonlarına doğru faaliyetin sonlandığının bildirildiği, şirket adına değişik bankalarda hesap açtırılarak çek karneleri, POS cihazları ve bankomat kartlarının alındığı, şirket adına mal alışverişi konusunda kendilerini farklı isimlerde tanıtan sanıklar Yücel ve ...'nin irtibat sağladıkları, resmiyette şirket ortakları ... ve ... ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olan ... ile ...'in şirket adına müşterilerle görüşme yapmadıkları, sanıklar Yücel ve ... tarafından katılanlara ve şikayetçilere muhtelif tarihlerde ve bedellerdeki çekleri şirket yetkisi sıfatı ile vermek suretiyle yüklü miktarlarda mal aldıkları, bu amaçla iş yeri ve depo kiraladıkları, alınan malların bu yerlere getirildiği, kısa süre içerisinde üçüncü kişilere satışının yapılarak nakit paraya çevrildiği, katılanlara ve müştekilere verilen çeklerin ödeme günü geldiklerinde ise kiralanan iş yeri ve deponun tahliye edilerek faaliyetlerine son verdiklerinin tespit edildiği, bu şekilde sanıklar ... ve ... katılanlara ve şikayetçilere yönelik gerçekte şirket yetkilisi ve temsilcisi olmadıkları halde kendilerini şirket yetkilisi ve temsilcisi olarak tanıtarak yüklü miktarda alınan mallara karşılık keşidecisi ... Üretim Destek Elemanları Otomasyon Otomotiv Temizlik şirketi olan çekleri verdikleri, bu kapsamda katılan ...'e muhtelif tarihlerde ve miktarda 8 adet çekin verildiği, çek bedellerinin bir tanesinin ödendiği, 7 tanesinin karşılıksız çıkması nedeniyle ödeme yapılmadığı, katılanın beyanına göre 159.406,00 TL zararının olduğunu, sanıkların bu şekilde gerçekleştirdikleri eylem nedeniyle fiillerinin TCK'nin 158/1-f maddesinde düzenlenen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden hatalı değerlendirme ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin (h) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunundan hükümler kurulması,
    2-Kabule göre de;
    Sanığın, katılan ...'e karşı 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
    Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca katılan ... dışındaki diğer katılanlara yönelik eylemlerine ilişkin kurulan hükümlerde ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    09.07.2025 tarihinde karar verildi.