Trafik kazası sonucu bedensel zarara dayalı maluliyet tazminatı talebinde, uyuşturucu madde kullanımı ve vesayet altında bulunan davacı için psikiyatri uzmanı içermeyen raporun usulen reddi.
Özet: Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan davacının sigortalıdan talep ettiği tazminat davasında, uyuşmazlık hakem heyeti, davacının vesayet altında olması ve uyuşturucu madde kullanımı iddiaları nedeniyle sağlıklı yargılama yapılamayacağı gerekçesiyle dosyadan el çekerken, itiraz hakem heyeti bu kararı kaldırarak, davacının sunduğu maluliyet raporunun uyuşturucu bağımlılığı bulguları içermesine rağmen psikiyatri uzmanı görüşü barındırmaması nedeniyle usulüne uygun olmadığını ve başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu incelenmektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/524 E., 2024/521 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2024/İHK-31588 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 15.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının gerçekleşmediğini, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetince, "davacının vesayet altında olması, uyuşturucu madde kullanımının bulunması, kusur ve maluliyet yönünden vesayet dosyasının değerlendirilmemiş olması nedenleriyle, 6100 sayılı HMK'nin 266. madde hükmünün kıyas ile uygulanması ve 431/(a) madde hükmü, Tahkim yargılamasının sona ermesi ile ilgili düzenlemeyi içeren 6100 sayılı HMK'nin 435. madde hükmü, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/16. ve 30/23. maddeleri hükmü gereğince, karar verme süresi de nazara alınarak, mevcut Tahkim yargılama koşulları ve yetkileri ile sağlıklı bir yargılama yapılmasının mümkün olmaması ve dolayısıyla yargılamanın sürdürülmesinin imkansız bulunması, mevcut koşullara ve yargılama usulüne göre sağlıklı karar verilemeyeceğinin anlaşıldığı" gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazlarının resen kabulüyle "başvuranın başvurusunda ibraz edilen rapora göre başvuranın madde bağımlısı olduğundan bahsedildiği ve vesayet altında olduğunun belirtilmesi karşısında heyetçe verilen maluliyet oranının salt olarak başvurudaki alt ekstremite kırığı sebebiyle mi yoksa kırıkla birleşen diğer engellilik hallerinin birleşmesi ile mi belirlendiğinin tam ve kesin olarak saptanamadığının, ayrıca başvuranın uyuşturucu bağımlısı olması ihtimaline binaen bulgular olduğu ve raporda bu hususların tespiti için psikiyatri uzmanı olması gerektiği anlaşılmıştır. İş bu raporda psikiyatri uzmanı bulunmadığından bu rapor usule uygun değildir. Başvuranın ibraz etmiş olduğu maluliyet raporunda başvuranın uyuşturucu maddenin etkisiyle hareketler yaptığı bulgularının mevcut olduğu, bu durumun tespitinin ise psikiyatri uzmanının raporu ile mümkün olduğundan rapor usul ve yasaya uygun bir rapor değildir. Dolayısıyla usul ve yasaya uygun olmayan raporla sigorta şirketine müracaat olamayacağı anlaşıldığından re'sen yapılan incelemeler neticesinde hakem tarafından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken dosyadan el çekme kararı verilmesi isabetsiz olmuştur" gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine başvuru ekinde sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe ve karar vermeye elverişli olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyadan el çekme kararı verilmesi gerektiğini, davacının uyuşturucu madde kullanımının mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı (ZMSS) aracın karıştığı trafik kazası sonucu bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, dilekçesi ekinde davacının maluliyetine ilişkin rapor sunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının uyuşturucu madde kullanımı bulunduğu ve vesayet altında olduğu, bu hususların mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davacının uyuşturucu madde kullanımı bulunduğu, buna göre maluliyet raporunu düzenleyen heyet içerisinde psikiyatri uzmanının bulunması gerektiği, maluliyet raporunda davacının uyuşturucu maddenin etkisiyle hareketler yaptığı bulgularının mevcut olduğu, bu durumun tespitinin ise psikiyatri uzmanının raporu ile mümkün olduğundan sunulan raporun usul ve yasaya uygun bir rapor olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının karşıdan karşıya geçmek isterken davalıya sigortalı araç sürücüsünün çarpmasıyla gerçekleşen kazada tibia kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır. Sunulan maluliyet raporunda davacının alt ekstremite hareket bozukluğu ve yürüyüş bozukluğu nedeniyle kalıcı iş göremez hale geldiği belirtilmiştir. Maluliyet raporunun incelenmesinde; raporda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğin esas alındığı ve raporun arazlara uygun olarak iki adli tıp uzmanı ve bir ortopedi uzmanı tarafından davacının muayenesi yapılarak ve kaza ile illiyet bağı kurularak düzenlendiği, davacıda kaza nedeniyle oluşan arazlar arasında psikiyatrik arazın bulunmadığı da gözetildiğinde davacı tarafından sunulan raporun usulüne uygun ve karar vermeye elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.