Ölümlü trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerinin ilk derece ve istinaf mahkemelerince kısmen kabulüne ilişkin içtihat metni.
Özet: Davacılar, çocuklarının trafik kazasında vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebiyle dava açmışlardır. İlk derece mahkemesi, hem maddi hem de manevi tazminat taleplerini kısmen kabul etmiş; ancak davacılar, hükmedilen manevi tazminat miktarını az bularak istinaf yoluna başvurmuşlardır. Bölge Adliye Mahkemesi, davacıların manevi tazminat miktarının düşük olduğu yönündeki istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırıp, davacılardan birine hükmedilen manevi tazminatı artırarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
4. Hukuk Dairesi         2022/5404 E.  ,  2025/16551 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1714 E., 2022/208 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/562 E., 2020/662 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin desteği ve müşterek çocuğu ... 22.06.2015 tarihinde davalı ...'nın kullandığı diğer davalı ...'ya ait olan ve kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi kapsamında davalı ... şirketince sigortalanan aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini, müvekkillerinin bu nedenle murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, öte yandan olay nedeniyle derin manevi acı ve üzüntü duyduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı yönünden ayrı ayrı 25.000,00'er TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden işletilecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte tüm davalılardan, her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00'er TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden (sürücü ve işleten) olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP:
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin davaya bakma hususunda görevli olmadığını, kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davacıların murisine ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 18.831,42 TL’nin davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 22.06.2015 tarihinden, davalı ...Ş. bakımından dava tarihi olan 27.07.2015 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 7.500,00 TL’nin kaza tarihi olan 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 22.484,03 TL’nin davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 22.06.2015 tarihinden, davalı ...Ş. bakımından dava tarihi olan 27.07.2015 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 10.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların bir miktar az olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile Bulancak 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesince verilen 09.12.2020 tarih ve 2015/562 Esas, 2020/662 Karar Sayılı kararın HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırılan kararın yerine geçmek üzere; davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabul-kısmen reddi ile 18.831,42 TL’nin davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 22.06.2015 tarihinden, davalı ...Ş. bakımından dava tarihi olan 27.07.2015 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabul-kısmen reddi ile 25.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabul-kısmen reddi ile 22.484,03 TL’nin davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 22.06.2015 tarihinden, davalı ...Ş. bakımından dava tarihi olan 27.07.2015 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen-reddi ile 25.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine şeklinde yeniden hüküm tesisine
karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar temyiz dilekçesinde; ödenen ve hükmedilen tazminat bedellerinin çok düşük olduğunu, tam kusurlu olan ve bölünmüş yolda araç yarışı yapılırken oğullarının ölümüne sebep olan davalılar için hiçbir yaptırım oluşmadığını, dinlenen tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, olay mahallinin 300 metre ilerisinde mevcut alt geçidin kullanılmadığını ve ışıkların dahi yanmadığını, alt geçit kullanmama kusurundan bahsedilemeyeceğini, kaza yerinde yol bölme alanının kapalı olmadığını, koruma demirleri vesaire hiçbir önleyici tedbir bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda araç sürücüsü ...'nın Karayolları Trafik Kanunu asli kusurlarından şerit izleme ve değiştirme kurallarına uyma kuralını ihlal ettiğinin, aracın hızını %10 dan %30 a kadar aşmak kuralını ihlal ettiğinin, yaya ... ise Karayolları Trafik Yönetmeliği m.138-b3 ''100 metreye kadar mesafede yaya geçiti okul geçiti veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar taşıt trafiği için bir zorluk veya engel yaratmamak şartıyla yoldan gelen taşıtların uzaklık ve hızını kontrol ederek kendi güvenliğini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda geçebilir ''kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, Bulancak Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2016/96 Esas sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişi raporunda; sürücünün, sürücü belgesi olmadığı halde tedbirsizce önünde seyreden plakası belli olmayan aracı aniden sollama yaptığından hız sınırını %30'dan fazla aşmak, şerit izleme değiştirme kurallarına uymak, sürücü belgesiz araç kullanmamak, trafik güvenliği ve düzeniyle ilgili yönetmelikte gösterilen diğer kural ve yükümlülüklere uymak maddelerini ihlal ettiğinden %75 asli kusurlu olduğunun, yaya ... ise "100 metreye kadar mesafede yaya geçidi kavşak bulunmayan yerlerde yayalar taşıt trafiği için engel teşkil etmemek şartıyla yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler '' kuralını ihlal ettiğinden %25 kusurlu olduğunun belirtildiği, soruşturma aşamasında İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda; sürücünün sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde müteyakkız seyretmediği, etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığından tali kusurlu, müteveffa yayanın geçişi esnasında seyir halinde olan araçların seyir durumlarını kontrol altında bulundurmadığı ve ilk geçiş hakkını sürücüye vermediğinden asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2015/5 62... /662 Karar sayılı dosyasında İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan 25.04.2018 tarihli ve 02.10.2019 tarihli raporlarda davalı sürücü ...'nın %25 oranında kusurlu olduğunun, müteveffa yaya ... %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporları arasındaki kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporları ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.