Trafik kazası sonucu yaralanan inşaat işçisinin sigorta ve belediye aleyhine açtığı maddi manevi tazminat davasında, geçici ve sürekli iş göremezlik zararının mevsimlik çalışma süreleri dikkate alınarak yeniden hesaplanması gerektiği yönündeki Yargıtay bozma ilamı.
Özet: Davacının, trafik sigortalı bir aracın aşırı hızla seyir halindeyken davalı ASKİnin sorumluluğundaki rögar kapağına çarparak kendi aracına çarpması sonucu yaralanması nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin maddi tazminat hükmü, davacının inşaat işçisi olması nedeniyle iş göremezlik tazminatının hesaplanmasında meslek odasından alınacak bilgiye göre yıllık çalışma süresinin ve net asgari ücretin esas alınmaması, akabinde ise ilgili Bakanlık yazısıyla sabit olan inşaat işçilerinin Aralık-Nisan arası çalışmama döneminin dikkate alınmadan 12 aylık çalışma üzerinden hesaplama yapılması gibi hatalar nedeniyle üst mahkemece iki kez bozulmuş olup, dosya iş göremezlik zararının mevsimsel çalışma koşullarına uygun yeniden hesaplanması için iade edilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2022/11761 E.  ,  2025/16471 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/5 78... /163 Karar
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili..., davalı ... AŞ vekili Avukat..., davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Tarafların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 09.12.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ... şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın aşırı hızla seyir halinde iken, diğer davalı ASKİ’nin sorumluluğunda olan rögar kapağına çarpması neticesinde şeridinden çıkarak davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müsteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 70.669,53 TL'ye yükseltmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; kaza nedeniyle 250.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ASKİ vekili cevap dilekçesinde; söz konusu adreste arıza ihbarı olmadığını, belirlenen hatta ... isimli şirket ile sözleşme yapıldığını, sorumluluğun yüklenici firmaya ait olduğunu, rögar kapaklarının bakımından ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olacağını, kapağın kime ait olduğunun tespiti gerektiğini, talep edilen bedeli kabul etmediklerini, davalı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun zarara sebebiyet verip vermediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, zararın ve kusur durumunun usule uygun belirlenmesi gerektiğini, sigorta şirketinin limitle sorumlu olduğunu, kazaya sebebiyet verenin rögar kapağının bakımından sorumlu olanın ASKİ olduğunu, sigorta için dava tarihinden evvel temerrüde düşürme olmadığından olay tarihinden faiz istenemeyeceğini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli 2012/336 E., 2014/762 K. sayılı ilamı ile davanın kabulü ile 70.669,53 TL geçici ve daimi iş göremezlik tazminatının davalı ASKİ için olay tarihi olan 21.11.2011 tarihinden, davalı ...Ş. için dava tarihi 14.06.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2015/6580 Esas, 2018/39851 Karar sayılı ilamıyla; "... O halde mahkemece, inşaat işçiliği işinin yılda kaç ay ve ayda kaç gün yapılabildiğinin ilgili meslek odasından sorulması ve gelen cevaba göre ve net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak üzere aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereklirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2018 tarih ve 2018/417 E., 2018/324 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 52.191,70 TL maddi tazminatın davalı ASKİ açısından 21.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal, diğer davalı ... açısından 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içinde davalı ...Ş vekili ve davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.11.2020 tarih, 2019/1436 E., 2020/6806 K. sayılı ilamı ile; "... Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada bilirkişiden alınan 23.11.2018 tarihli ek raporla davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı 52.191,70 TL olarak tespit edilmiştir. Hükme esas alınan söz konusu raporun incelenmesinde davacının yılda 12 aylık çalışması karşılığı uğradığı zarar hesaplanmıştır. Ancak davacının çalışma döneminin tespiti için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının 22.10.2018 tarihli cevabi yazısı ekinde ... ili için inşaat işçilerinin çalışmadığı dönemin 1 Aralık -1 Nisan tarihleri arasında olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının çalışma döneminde yılda 4 aylık çalışması olmadığı gözetilerek, aktif dönem zararı hesaplaması yapılırken yıl bazında 8 aylık çalışması karşılığı uğradığı zararın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli olmamıştır. Davalı ...Ş. vekilinin faiz türü yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
Mahkemece bozma kararı öncesinde hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Dairemizin bozma ilamında ise tazminata işletilecek faiz türü yönünden bozma kararı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, ilk kararda tazminata işletilecek faiz türünün yasal faiz olarak kesinleştiği buna göre usuli kazanılmış hak dikkate alınarak temyiz eden davalı ...Ş. yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmedilmesi isabetli olmamıştır. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, 70.669,53 TL geçici ve daimi iş göremezlik tazminatının davalı ASKİ için olay tarihi olan 21.11.2011, davalı ...Ş için dava tarihi olan 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin zamanaşımı gerekçesinin hatalı olduğunu, zararın rapor tarihi itibariyle öğrenildiğini ve uzamış zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, davalılar yönünden kararın kesin olduğunu beyan etmektedir.
Davalı ...Ş vekili temyiz dilekçesinde; kararın yalnızca davalılar tarafından temyiz edildiğini davacı temyizi olmamasına rağmen davacı lehine daha yüksek tutar üzerinden tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, usuli kazanılmış hakların ihlal edildiğini, davalının ancak kusur oranında sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını beyan etmektedir.
Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin son kararının sadece davalılar tarafından temyiz edildiğini buna rağmen davacı lehine yüksek miktara hükmedildiğini, bozma ilamından sonra alınan hesap raporlarında aleyhe hesaplama yapıldığını, bakiye ömrün daha fazla kabul edildiğini, kusuru kabul etmediklerini aksi takdirde ancak kusur oranında sorumlu tutulabileceklerini, ikinci ıslah dilekçesi sunulmasının mümkün olmadığını, dosyada mevcut tüm belgeler ve raporlardaki aleyhe husuları kabul etmediklerini, davanın tümden reddi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK).
Yargıtayca bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada, kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Yalnızca bozulan kısımlar hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekir. Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur ve bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir.
Mahkemece Yargıtayın 10.11.2020 tarihli son bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamında; davacının çalışma döneminde yılda 4 aylık çalışması olmadığı gözetilerek, aktif dönem zararı hesaplaması yapılırken yıl bazında 8 aylık çalışması karşılığı uğradığı zararın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alarak karar verilmesi gerektiği ve usuli kazanılmış hak doğrultusunda yasal faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yeniden hesap raporu aldırılmış olup karar gerekçesinde ise " Yargıtay bozma ilamına uygun bilirkişi raporunda güncel asgari ücret doğrultusunda davacının alacak tutarının 182.976,74 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar davalı tarafından kazanılmış hak iddiasında bulunulmuş ise de asgari ücretin kamu düzeninden olması sebebiyle asgari ücrette meydana gelen değişikliklerin kazanılmış hak teşkil etmediği, dolaysıyla bu tutardan davalıların sorumlu oldukları anlaşıldığından davacının dava ve ıslah dilekçelerindeki talebiyle bağlı kalınarak 70.669,53 TL'nin kabulüne'' karar verilmiştir. Ancak, 18.12.2018 tarihli karar sadece davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay tarafından da davalılar yararına bozma yapılmış olmasına göre mahkemenin ikinci hükmü olan 18.12.2018 tarihli kararındaki miktar yönünden davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuş olup mahkeme bu miktarı aşar şekilde karar veremez . O halde mahkemece usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak Yargıtay bozma ilamından önceki 18.12.2018 tarihli hükümdeki miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3 . Bozma neden ve şekline göre davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
V. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş ve ASKİ Genel Müdürlüğü vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3 . Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ASKİ vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.