Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin, çekteki imza sahteliği iddiasıyla açılan menfi tespit davasında davacının haklı bulunduğu ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedildiği gerekçeli kararı.
Özet: Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında davacı, kendisine karşı başlatılan icra takibine dayanak teşkil eden çek üzerindeki imzanın sahte olduğunu ve şahsına ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur; alınan bilirkişi raporunda çekteki imzanın davacının mukayese imzalarıyla uyuşmadığı ve yüksek ihtimalle kendisine ait olmadığının tespit edilmesi üzerine mahkemece davacının borçlu olmadığına ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... ...VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ...VEKİLLERİ : DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KABULMahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Dava ve icra takibi dosyasına konu çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmamasından bahisle davacı müvekkilin icra takibine konu çek alacağı ve fer'ileri yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitini, Davalının haksız ve kötüniyetle takip yapmış olması nedeni ile İİK madde 72/5 hükümleri uyarınca takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla aleyhine kötüniyet tazminatına hükmolunmasını, Yargılama masraflarını ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; açılan işbu davanın haksız ve kötü niyetli olarak açılması sebebiyle reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Dava; Menfi Tespit davasıdır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit davası açmıştır. 2004 sayılı İİK'nın 72. Maddesinde; "(Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (1)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın İstanbul ATK'na tevdii ile düzenlenen rapordan özetle; "İnceleme konusu çekte atılı basit tersimli keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde rapor tanzim etmiştir.Davacı (borçlu) Lehine tazminata Hükmetmenin koşullarıa)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması: Borçlunun açtığı menfi tespit davasından önce veya dava sırasında, alacaklı tarafından borçluya karşı bir icra takibi yapılmışsa, menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde, ayrıca borçlu lehine tazminata hükmedilemez.b) İcra takibinin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması: Bu tazminata ancak, alacaklının yaptığı takibin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması halinde hükmedilir. Başka bir deyişle, takibin sadece ”haksız” olması yeterli olmayıp, ayrıca “kötü niyetle” de yapılmış ve bu hususların davacı-borçlu tarafından ispat edilmiş olması gerekir.c) Davacı – borçlunun, lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş olması: Yukarıdaki iki koşul gerçekleştiğinde mahkeme kendiliğinden tazminata hükmetmez. Tazminata ancak, davacı – borçlunun bunu “talep etmiş” olması halinde hükmedilir. İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, borçlunun, tazminat isteminin dava dilekçesinde bildirilmesi gerekir. Ancak, talep dava dilekçesinde bildirilmemişse “istemin genişletilmesi” itirazı ile karşılaşmadan, bu istemini daha sonra dava içinde de ileri sürebilir.Menfi Tespit Davasında Borçlunun (davalı - alacaklının lehine) Tazminata Mahkum Edilmesinin Şartlarıa-İcra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.b-Alacaklının bir talebi olmasa bile Mahkeme, durdurulan icra takibi konusu alacağın %20’si oranında tazminata mahkum etmekle yükümlüdür.c-Alacaklı lehine hükmedilen tazminatı borçlunun ihtiyati tedbir kararı alırken yatırdığı teminattan alabilir.(... , Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı). Bilgileri de dikkate alındığında,Somut olayda; senet metninden anlaşılan defilerin tamamı herkese karşı ileri sürülebilir ilkesi karşısında, dava konusu çekteki imzada davacıya ait olmadığı anlaşılmakla (bilirkişi raporu); davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Davalı yanın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatın reddine karar verilmiştir. Zira davalı dava konusu çekteki ciro silsilesinde iyiniyetli 3. Kişi konumundadır. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Ilgın(Konya) İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davacı ... yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, Kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE1-Ilgın(Konya) İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davacı ... yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE,2-Kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 54.648,00-TL harçtan dava başında yatırılan 13.662,00-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 40.986,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 126.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 14.364,90-TL ile 11.099,05-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 25.463,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,8-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026Katip ... Hakim ...