Arsa sahibi ve yüklenici arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi, tapu iptali ve tescil ile yolsuz ipotek kaldırma taleplerine yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, yüklenicinin edimini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle arsa sahibi tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshini, yüklenici tarafından üçüncü kişilere yapılan tapu devirlerinin yolsuz tescil kabul edilerek iptalini, bu devirler üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasını ve menfi zararın tazminini talep eden davayı incelemektedir; ilk derece mahkemesi, inşaatın %50,50 oranında kalması nedeniyle sözleşmeyi feshetmiş, yükleniciye ait dairelerin devirlerini ve bir bağımsız bölüm üzerindeki ipoteği yolsuz tescil kabul ederek iptal etmiş, ancak arsa sahibine ait bir kısmın devrini vekalet kötüye kullanımı ispatlanmadığı gerekçesiyle geçerli saymış ve menfi zarar talebini açıklama eksikliği nedeniyle reddetmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2024/1139 E.  ,  2025/2746 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1898 E., 2024/97 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada ..., ... ve birleşen davada ...... Ltd Şti vekilince duruşma istemli, birleşen davada T.C. ... Bankası A.Ş. vekilince ve katılma yoluyla asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalılar ... vd. vekilleri avukat ..., avukat ..., temyiz talebinde bulunan davalı T.C. ... Bankası A.Ş. vekili avukat ... ile katılma yoluyla temyiz talebinde bulunan asıl ve birleşen davada davacı ... vekili avukat ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici ... Ltd. Şti. arasındaki 10.06.2016 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği, davalı yüklenicinin davacı arsa sahibine ait 5290 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapmayı taahhüt ettiği binayı süresinde yapmadığını, edimini yerine getirmediğini, inşaat seviyesinin %42 civarında olduğunu, diğer davalılara da tapu devri yaptığını, bu devirlerin yolsuz olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin geriye etkili feshine, diğer davalılara devredilen tapuların iptali ile tesciline, tapulardaki şerhlerin kaldırılmasına, menfi zarar tespiti ile tahsiline, davalı yüklenicinin yaptığı işlerin bedelinin tespiti ile menfi zarardan mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; asıl davada söz edilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği, yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin geriye etkili feshinin gerektiğini, ancak yüklenici tarafından davalı ...'a devredilen 3 numaralı bağımsız bölüm üzerinde davalıların ipoteğinin bulunduğunu, sözleşmenin geriye etkili feshi ile tapu devrinin yolsuz hale geldiğini, dolayısıyla ipoteğin de yolsuz olduğunu ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki takyidatların kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... vekili; bağımsız bölümün bedelini ödeyerek davalı şirketten daire aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Asıl davada davalılar ... ve ... vekili; Serkan'ın 3 no’lu bağımsız bölümü, ...'ın 1 no’lu bağımsız bölümü doğrudan yükleniciden ya da arsa sahibinden satın almadıklarını, dairelerin önce yüklenici şirket tarafından ...'ya satıldığını, davalıların daireleri bu kişiden satın aldıklarını, bedellerini ödediklerini, muvazaa olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Asıl davada davalı ... Mekan Ltd. Şti. vekili; inşaatın pandemi sürecinde tamamlanamadığını, devirlerin arsa sahiplerin rızası ile yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4. Birleşen davada ... Bankası vekili; davanın ticari dava olup mahkemenin görevsiz olduğunu, arabuluculuk dava koşulunun eksik olduğunu, husumetin davalı bankaya yöneltilemeyeceğini, esasen de inşaat seviyesinin ileri boyutta olup davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
5.Birleşen davada ... Ltd. Şti. vekili; görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, esasen de davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden; inşaat oranının %50,50 olup sözleşmenin geriye etkili fesih koşullarının oluştuğu, davalılar ..., ... ve ...'a devredilen 1, 19... numaralı bağımsız bölümlerin yükleniciye ait olup satılan daireler olmaları nedeniyle geriye etkili fesih ile birlikte yolsuz tescil haline geldikleri, davalı ...'a devredilen 3 numaralı bağımsız bölümün ise kat karşılığı inşaat sözleşmesinde %62'sinin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırılmasına göre bu oranın yolsuz tescil olduğu, kalan %38'in ise arsa sahibine ait olması nedeniyle arsa sahibinin kendisi tarafından satılmış olduğundan geriye etkili fesihle birlikte yolsuz tescil haline gelmeyeceği, ancak vekalet görevinin kötüye kullanılması durumunda tapu iptali ve tescile konu olabileceği, davada ise böyle bir iddia ve kanıtın bulunmadığı, birleşen dava yönünden; 3 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin yine sözleşmenin geriye etkili feshi nedeniyle yolsuz hale geldiği, davacı taraf her ne kadar menfi zarar tazmini isteğinde de bulunmuş ise de bu konuda kendisine açıklama için verilen kesin sürede açıklama yapmadığından bu isteğe ilişkin davanın atiye bırakıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, arsa payı karşılığı inşaat hakkı sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, davanın davalılardan ... yönünden kabulü ile 1 numaralı bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davanın davalılardan ... yönünden kısmen kabulü ile 3 numaralı bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı tapu kaydının 62/100 oranında kısmen iptali ile taşınmazın 62/100 oranında hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısımdan 38/100 hissesinin davalı üzerinde bırakılmasına, davanın davalılardan ... yönünden kabulü ile, 19 numaralı bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davanın davalılardan ... yönünden kabulü ile 20 numaralı bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, menfi zarar talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın kabulü ile 3 numaralı bağımsız bölüm üzerinde borçlusu ... olan, alacaklısı ... Bankası A.Ş olan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... Mekan Ltd. Şti, ..., ..., ..., asli müdahale talep eden, birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili fesih koşullarının oluştuğu, 1,3, 19... numaralı bağımsız bölümlerin yükleniciye düşen paylarının avans niteliğinde olmaları nedeniyle yolsuz tescil haline geldikleri, 3 numaralı bağımsız bölümün ise kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye ait olacağı kararlaştırılan 62/100 oranındaki payının yolsuz tescil nedeniyle arsa sahibine iade edilmesi gerektiği, asıl davadaki hüküm bölümünün 7. maddesinde hüküm altına alınan ilam harcı miktarı davanın kabul edilen kısmı üzerinden doğru olarak hesaplanmış olup, yüklenici şirket dışındaki diğer davalıların sorumluluk miktarları da ilgili oldukları taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin toplam istek miktarına oranlanması yöntemi ile doğru olarak belirlenmiş ise de, yüklenici şirketin tapu iptali ve tescil hükümlerine göre tespit edilen harç miktarlarından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun ve bu hususun kamu düzenini ilgilendiren bir husus olduğunun gözetilmemesinin doğru olmadığı,sözleşmenin feshi ile ilgili hüküm harcının ise sadece yüklenici şirketten alınması gerektiği,birleşen davada 3 numaralı bağımsız bölümün 62/100 payı olduğu halde, 3 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin tamamen kaldırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, kalan ve davalı ... adına tesciline karar verilen 38/100 payı üzerinde ise söz konusu ipoteğin devamına karar verilmesi gerektiği,asli müdahale talep eden "yükleniciden haricen bağımsız bölüm satın aldığını ve bir kısım ödeme yaptığını" iddia ederek bu ödemesini geri istediği için, istek sahibinin buradaki tek muhatabının satış sözleşmesinin tarafı olan ve ödemeyi alan yüklenici şirket olduğu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshi koşulları oluştuğundan, arsa sahibinin bu konuda herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığı, bu nedenle istek sahibinin yükleniciye karşı bir dava açması gerektiği, eldeki davada asli müdahale koşullarının oluşmadığı, asıl davada davalı ... Mekan Ltd. Şti. vekilinin davalı ...'un istinaf başvurusundan feragat ettiğinden, istinaf başvurularının feragat nedeniyle reddine, davalılar ..., ... ve ... Tarımsal Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı T.C. ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Birleşen davada davalı T.C. ... Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın ticari dava olduğunu, ipotek şerhinin kaldırılmasına ilişkin dava açılmadan önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması gerektiğini,
b. TMK’nın 1007. maddesi uyarınca açılacak davalarda husumetin Hazine adına yöneltilmesi gerektiğini,
c. Diğer davalı ... Tarımsal Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti.' ne kredi limiti tahsis edilmeden önce mezkur taşınmazın tamamlanma seviyesinin tespiti amacıyla incelemeler yaptırıldığını ve akabinde 11.05.2020 tarihli ekspertiz raporu tanzim edilmiş olup iş bu raporda davaya konu taşınmazın tamamlanma seviyesi %80 olarak belirlendiğini,
d. TMK’nın 1023. maddesi uyarınca tapu kayıtlarına güvenilerek iktisap edilen ipoteklerin korunacağını beyan etmektedir.
2. Asıl davada ..., ... birleşen davada ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde;
a. TTK’nın 4. maddesi uyarınca banka kredisi sebebiyle konulan ipoteğin kaldırılmasından doğan uyuşmazlığın ticari dava mahiyetinde olup ticaret mahkemesinin görevli olduğunu,
b. Müvekkillerin tapularını aldıkları iyiniyetli 3. kişi konumunda olan ... isimli kişinin ... Ltd. Şti. ile hiçbir ilişkisinin olmadığını,
c. Müvekkiller iyiniyetli 3. kişi olan ...'dan söz konusu taşınmazları iyiniyetle satın aldıklarını, müvekkillerin kötü niyetli olsalar dahi taşınmazı iktisap etmelerine engel bir durumun olmadığını beyan etmektedir.
3. Asıl ve birleşen davada davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;
a. İnşaat sözleşmesi yapılırken, yüklenici ile arsa sahibi müvekkili arasında yapılacak paylaştırma hesaplarında, yükleniciye verilecek payın, yapılacak bağımsız bölümlere tam olarak yansıtmanın mümkün olmadığını, hesabı tutturabilmek için yapılacak bir bağımsız bölümün 62/100 hissesinin yükleniciye 38/100 hissesinin müvekkiline ait olmasının kararlaştırıldığını, yüklenici, 62/100 hissesi kendisine kalacak olan bu bağımsız bölümü üçüncü bir kişiye satmak isteyince müvekkilinin de üzerindeki 38/100 hisseyi devrettiğini, bağımsız bölümdeki bu hisse, üçüncü kişiye arsa sahibi müvekkil tarafından devredildiğinden bu bağımsız bölümün 38/100 hissesinin tapu kaydı iptal edilmeyerek büyük bir çözümsüzlük yaratıldığını, üçüncü kişinin gerçekte bu bağımsız bölümü arsa sahibinden satın almadığını,
b. 3. kişi konumundaki ...’ın, yapılacak bağımsız bölümün 62/100 hissesini doğrudan yükleniciden, 38/100 hissesini ise, arsa sahibinin yükleniciye vermiş olduğu vekaletname ile yine yükleniciden satın aldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi, tapu iptali ve tescil ile ipoteğin terkini istemine ilişkindir.
1. Dairemizin, “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde yükleniciden hisse veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişilerin iyiniyetle tapuya güvenerek ayni hak iktisaplarının dinlenmeyeceğine..” dair içtihadından dönmek amacıyla Yargıtay Kanunu’nun 15/2-c maddesi gereğince Yargıtay Birinci Başkanlığına yaptığı başvuru neticesinde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 16.05.2025 tarihli, 2024/1 Esas, 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Dairemizin eski içtihatlarından dönme istemi kabul edilmiştir.
16.05.2025 tarihli, 2024/1 Esas, 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi,
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. fıkrası gereğince içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. İçtihadı birleştirme öncesinde aksi yönde bir bozma olsa bile usuli kazanılmış hakkın istisnası olarak uygulanması gerekir.
Bu nedenle;
Hukuk sistemimizde taşınmaz mülkiyeti edinmek ancak tapu sicili ile mümkündür. Tapu sicili herkese açıktır. İlgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar. Geçerli bir tescil, sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuz tescil haline gelebilir. Bu durumda bile iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından, tescilin olumlu hükmü uygulanır. Yani, iyiniyetli üçüncü kişilerin böyle bir tescile güvenerek kazandıkları ayni haklar korunur (TMK. m. 1023).
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, bünyesinde gayrimenkul satış vaadi ve eser sözleşmesini barındıran karma bir sözleşmedir. Bu sözleşmede arsa sahibi, sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmek; yüklenici kendisine karşı edimini yerine getirdiğinde ise yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu ona devretmek ile yükümlüdür. Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin edim borcu ise sözleşmede kararlaştırılan nitelikteki binayı yapıp arsa sahibine teslim etmektir. Aynı zamanda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir. Ani edimli sözleşmenin kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür. Geriye etkili fesihte sözleşmenin tarafları verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler. Uygulamada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra yüklenici henüz edimlerini yerine getirmeden; arsa sahibi, arsa veya kat irtifak tapularını veya bir kısmını çeşitli saiklerle yükleniciye tapuda devretmekte ve yüklenici devraldığı bağımsız bölüm veya arsa hisselerini üçüncü kişilere satmaktadır. Arsa payı veya bağımsız bölümlerin satılmasından sonra yüklenici edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi talep edilebilmektedir.
TMK’nın 3. maddesine göre, tapuya güvendiğini, iyiniyetli olduğunu beyan eden ve yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu Kanun gereğince karine olarak kabul edilmelidir. Aynı Kanun'un 1023. maddesine göre ise tapuya güvenerek iktisap edilen ayni hakkın korunması gerekir.
TMK’nın 3. ve 1023. maddelerine göre, yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm devralan üçüncü kişi iyi niyetli ise yüklenici adına yapılan tescil başlangıçtan itibaren yolsuz olsa veya sonradan geriye etkili fesihle yolsuz hâle gelse bile devrin geçerli olacağı kabul edilmelidir. Zira tapu siciline güven ilkesi korunmazsa hukukî işlem güvenliği, dolayısıyla hukukun en temel ilkelerinden olan hukukî güvenlik ilkesi de ihlâl edilmiş olur.
Arsa sahibinin; üçüncü kişinin taşınmazı tapuda satın aldığı anda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle tapunun yükleniciye devredildiğini ve yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi ihtimalini bildiğini ve buna rağmen taşınmazı satın aldığını veya lehine ipotek tesis ettiğini bir başka deyişiyle üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunu somut delil ve vakıalarla ispat etmesi halinde elbette tapunun arsa sahibine döneceğinin kabulü gerekir.
Öte yandan, arsa sahibinin yükleniciye devrettiği tapunun avans tapu olduğunun kabulü de mümkün değildir. Zira “avans tapu”kavramının Türk Medeni Kanunu ve Türk Eşya Hukuku sisteminde yerinin bulunmadığı, Doktrinde de belirtildiği gibi, arsa sahibinin yükleniciye tapu devrinin avans tapu kavramıyla açıklanamayacağı,zira tapu devrinin şarta bağlanamayacağı; dolayısıyla, yüklenici adına kayıtlı olan arsa hissesi veya bağımsız bölümün üçüncü kişiye satılmasının geçerli olduğu kabul edilmelidir.
Arsa sahibinin yükleniciye tapuyu devretmesi, yolsuz tescil olarak da değerlendirilemez. Zira aynî hakkın kurulabilmesi için yeterli olmayan ve gerçek hak sahipliğini yansıtmayan tescil, yolsuz tescildir. (TMK.1024). TMK’nın 992. maddesi hükmü gereğince, arsa sahibinin bozucu yenilik doğuran hakkını kullanarak sözleşmeden dönme anına kadar, mülkiyet hakkına sahip yüklenicinin tasarruf işleminde hiç bir hukuki sakatlık olmayacaktır. Arsa sahibi, sözleşmeden sonradan dönse bile “yolsuz tescil” iddiasıyla yükleniciden iyiniyetle ayni hak iktisap eden üçüncü kişiden tapu iptali ve tescil talep etme hakkı bulunmayacaktır.
İzah edilen nedenlerle, tapuya güvenerek yükleniciden arsa hissesi veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen iyiniyetli üçüncü kişinin TMK'nın 1023. maddesine istinaden iktisabının korunması gerekir. Ancak, arsa sahibinin TMK’nın 3/2. fıkrası gereğince, üçüncü kişinin taşınmazı satın aldığı veya lehine ipotek tesis ettiği anda, “tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye devredildiğini ve sözleşmenin geriye etkili fesih koşullarının bulunduğunu” bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlaması halinde arsa sahibinin tapu iptali ve tescil veya ipoteğin kaldırılması talebi kabul edilebilir.
Anılan İçtihadı Birleştirme ve Dairemizin yeni içtihatları doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş; hükmü temyiz eden asıl davada davalılar ... ve ...’ın 1 ve 3 no'lu bağımsız bölümleri tapu sicilinde mülkiyeti devraldıkları anda, birleşen davada davalı T.C. ... Bankası A.Ş’nin 3 no'lu bağımsız bölüm üzerine ipotek tesis tarihinde TMK'nın 1023. maddesi anlamında korunması gereken iyi niyete sahip olmadıkları yani tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye devredildiğini ve sözleşmenin geriye etkili fesih koşullarının bulunduğunu bildiklerini veya bilmeleri gerektiği hususunda ispata yarar delillerin ibrazı için, asıl ve birleşen davalarda davacı arsa sahibine verilecek makul süre neticesinde oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
2- Bozma nedenine göre; asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davalılar ..., ... ve birleşen davada ... Ltd. Şti. vekili ile birleşen davada T.C. ... Bankası A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeple,
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davalılar ..., ... ve birleşen davada ... Ltd. Şti. vekili ile birleşen davada T.C. ... Bankası A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil edilen asıl davada davalılar ..., ... ve birleşen davada davalılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak adı geçen asıl ve birleşen davalarda davalılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcın istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.