Asliye Ticaret Mahkemesinin hizmet alım sözleşmeleri kapsamında işçi alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkin, asıl ve alt işveren sorumluluğunu inceleyen gerekçeli kararı.
Özet: Davacı kurum, ihale kapsamında hizmet alım sözleşmesiyle çalıştığı alt işveren konumundaki davalı şirketlerden, işten ayrılan işçilere yasal yükümlülüğü gereği yaptığı toplamda 240.892,08 TL (ıslah ile artırılan miktar) işçilik alacağı ödemesinin rücuen tahsilini talep etmekte; davalı şirketler ise zamanaşımı, husumet itirazı ve sorumluluğun asıl işverende olduğu savunmalarını ileri sürmüş, ancak bir davalı kısmi sorumluluğu kabul edebileceğini belirtmiş, mahkeme ise asıl işveren-alt işveren ilişkisinde Borçlar Kanunu ve sözleşme hükümlerinin esas alınacağını değerlendirerek, bilirkişi raporları doğrultusunda her bir davalının kendi dönemlerindeki sorumluluk oranlarını belirlemiştir.

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/515 Esas - 2026/500

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/515 Esas
KARAR NO : 2026/500
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/07/2025
KARAR TARİHİ : 09/06/2026
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden Murat Yılmaz'ın işten ayrılması neticesinde dava dışı işçiye 7.380,39 TL ödeme yapıldığını, ...'ın işten ayrılması neticesinde 233.511,69 TL ödeme yapıldığını, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu oldukları iddiası ile 240.892,08 TL kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 20/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile, taleplerini 23.085,23 TL artırdıklarını bildirmiştir.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, alacağın zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçilerin müvekkili nezdinde çalışmadığı dönemlere ilişkin husumet itirazında bulunduklarını, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkillerinin işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydı ile rücu talep edilen bedelin yarısından sorumlu olabileceklerini savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Nehir şirket vekilinin süresinde cevap dilekçesi sunmamış, aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur.
Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 05/01/2026 tarihli raporda; ödemenin tamamının rücu edilebileceğine karar verilmesi halinde dava dışı işçilerin davalılar nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak, dava dışı Murat Yılmaz'a yapılan ödemenin 73.319,35 TL'sinden davalı Nehir şirketinin, dava dışı ...'a yapılan ödemenin 23.832,24 TL'sinden davalı Işık şirketinin, 95.328,98 TL'sinden davalı ... şirketinin, 95.328,98 TL'sinden davalı Nehir şirketinin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Taraf itirazları üzerine alınan 18/02/2026 tarihli ek raporda özetle, kök rapordaki beyanlarını tekrar ettiği belirtilmiştir. 7573 sayılı yasa ile değişen İş Kanunu kapsamında alınan 01/05/2026 tarihli ek raporda, 7573 sayılı yasa ile yapılan değişikliğin uygulanması halinde dava dışı Murat Yılmaz için yapılan ödemenin 73.319,35 TL'sinin davalı Nehir şirketinden, dava dışı işçi ... yönünden yapılan ödemenin 95.328,98 TL'sinin davalı ... şirketinden, 95.328,98 TL'sinin davalı Nehir şirketinden talep edilebileceğini, 23.832,24 TL yönünden davalı Işık şirketi aleyhine açılan davaya ilişkin bu miktarın 7573 sayılı yasa ile yapılan değişiklik kapsamında kaldığı bildirilmiştir. Son ek rapor oluşa ve dosya içeriğine bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (Yargıtay 6. HD 2021/1763 esas 2021/2455 karar sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (Yargıtay 6. HD 2021/876 esas 2021/1507 karar sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalı yanın sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği değerlendirilmiştir (...BAM 23. HD 2018/2185 esas 2022/562 karar sayılı ilamı).
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçilerin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan toplam 190.657,96 TL üzerinden davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne, davalılar daha önce temerrüte düşürülmediğinden dava tarihi itibari ile (...BAM 23. HD 2018/2070 esas 2019/1481 karar sayılı, ...BAM 4. HD 2019/132 esas 2021/334 karar sayılı ilamı) davalılardan avans faizi ile tahsiline, 7573 sayılı yasa ile değişen İş Kanunu kapsamında davalı Işık şirketi aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
Dava dışı Murat Yılmaz'a yapılan ödeme yönünden 73.319,35 TL rücuen alacağın davalı Nehir şirketinden,
Dava dışı ...'a yapılan ödeme yönünden 95.328,98 TL'nin davalı ... şirketinden, 95.328,98 TL'nin davalı Nehir şirketinden alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine,
Davalı Işık şirketi aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı Işık şirketi yönünden yasa değişikliği gereği karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmekle, talep sonucu da gözetilerek lehe ve aleyhe yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 18.025,46 TL harçtan peşin alınan 4.113,84 TL harcın ve sonradan alınan 394,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.517,36 TL harcın 8.639,17 TL'sini davalı Nehir şirketinden, 4.883,32 TL'sinin davalı ... şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına,
4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.003,85 TL'sinin davalı Nehir şirketinden, 1.697,93 TL'sinin davalı ... şirketinden alınarak hazineye irat KAYDINA,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin 28.760,24 TL'sini davalı Nehir şirketinden, 16.256,81 TL'sinin davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 15.150,00 TL yargılama gideri ile 4.508,09 TL toplam harcın 12.563,81 TL'sinin davalı Nehir şirketinden, 7.101,73 TL'sinin davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; hazır bulunan tarafların yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026
¸¸ ¸¸