Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Feshine Bağlı Tapu İptali ve Tescil Davasında, Yüklenicinin Edimlerini Yerine Getirmemesi ve Üçüncü Kişilerin Hakları Üzerine Verilen Bozma Kararı Sonrası İnceleme.
Özet: Arsa sahiplerinin, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirmeyen yüklenici aleyhine açtığı sözleşmenin feshi, yüklenicinin üçüncü kişilere devrettiği bağımsız bölümlerin tapularının iptali ve kendi adlarına tescili ile maddi tazminat talepli davada, mahkemece sözleşmenin geriye etkili feshine ve tapuların iptaline ilişkin verilen ilk karar; davada yer alması gereken bir kısım arsa sahibinin ve bağımsız bölüm malikinin eksikliği, hükmün infaza elverişliliği ile yargılama gideri ve vekalet ücreti dağılımındaki eksiklikler nedeniyle Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada tarafların temyiz itirazları ve beyanları alınarak dosya esastan incelenmek üzere hazırlık aşamasındadır.
6. Hukuk Dairesi         2024/1849 E.  ,  2025/2731 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/534 E., 2024/125 K.
KARAR
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl ve birleşen davalarda bir kısım davalılar vekilleri ile birleşen davada davacı vekili ve asıl davada katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle ve incelemenin duruşmalı olarak yapılmasını talep eden asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin duruşmadan önce UYAP sistemi üzerinden gönderdiği dilekçesi ile duruşma talebinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı ... vekili Av. ...’in, davalı ... vd. vekili Av. ...’nın, davalı ... vekili Av. ... ile temyiz talebinde bulunan asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar ... vd. vekili Av. ...’nun gelmiş olmalarıyla sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA VE BİRLEŞEN DAVA
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; arsa sahibi müvekilleri ile davalı ....Ltd. Şti. arasında düzenlenen 07.12.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, inşa edilecek 7 bloktaki 60 daireden 28 adetinin arsa sahiplerine, 32 adetinin yüklenici firmaya ait olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmedeki süre dolmuş olmasına rağmen henüz 2 bloğun kabasının yapıldığını, edimini yerine getirmeyen davalı yüklenici şirketin 32 adet bağımsız bölümü diğer davalılara tapuda devrettiğini, davalıların inşaat halindeki yapıdan daire satın aldıklarını ileri sürerek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilleri adına hisseleri oranında tesciline ve 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla tazminat talebini 775.400,86 TL'ye arttırmıştır.
Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedarı bulunduğu taşınmazda inşaat yapılması amacıyla davalı yüklenici ....Ltd. Şti. ile 07.12.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmeyen davalı yüklenici firmanın, 32 adet bağımsız bölümün tapusunu diğer davalılara devrettiğini, davalıların iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceğini, müvekkilinin arsa üzerindeki eski müstakil evinin yüklenici tarafından yıkıldığını, yüklenicinin 2013 yılı Nisan ayından itibaren ödemesi gereken kira bedelini ödemediğini, yine sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken dairenin teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin kira bedelinden de mahrum kaldığını ileri sürerek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, 32 adet bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile arsa payı oranında müvekkili adına tesciline ve kira bedellerine karşılık 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMA
Asıl ve birleşen davada bir kısım davalılar vekilleri, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin tapu sicilindeki kayda güvenerek iyiniyetle daireleri satın aldıklarını, kazanımlarının korunması gerektiğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.05.2016 tarihli ve 2014/172 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararı ile yüklenici ....Ltd. Şti. arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan edimlerine yerine getirmediği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile sözleşmenin geriye etkili olarak feshine ve bilirkişi raporunda gösterilen bağımsız bölümler ile ilgili tapu kayıtlarının iptali ile davacı arsa sahipleri adına payları oranında tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen 06.05.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde yükleniciden daire satın alan maliklerden davalı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .... Ltd. Şti., ... Şti., ...Ulaştırma San. Ltd. Şti., ... Dizayn Yapı İnş. Ltd. Şti., ..., ..., .... Elekt. Enerj. İnş. San. Ltd. Şti. ve davalı arsa sahibi ... vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin (kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 20.03.2019 tarihli ve 2019/438 Esas, 2019/1242 Karar sayılı kararıyla, davada yer alması gereken bir kısım arsa sahibinin ve A blok 3 ve 12 no'lu bağımsız bölümün sahibi ...'ın davada yer almasının sağlanması gerektiği, hüküm fıkrasında bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm tesis edilmiş ise bu haliyle hükmün infaza elverişli olmadığı, her bir bağımsız bölüm sahibinin bağımsız bölümün değeri kadar yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun gözetilmemesinin doğru olmadığı belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaatın tamamlanma oranının %30 olduğu, yüklenici firmanın arsa sahiplerine karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmediği, yükleniciden bağımsız bölüm devralanların tapu siciline güven ilkesine dayanamayacakları gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, diğer davalılara karşı açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile son alınan 12.12.2013 tarihli bilirkişi ek raporunda gösterilen bağımsız bölümler ile ilgili tapu kayıtlarının iptali ile hisseleri oranında davacı arsa sahipleri adına tapuya kayıt ve tesciline, tazminat talebinin kabulü ile 775.400,86 TL'nin davalı yüklenici ....Ltd. Şti.'den tahsili ile arsa sahiplerine payları oranında verilmesine; birleşen davanın kısmen kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, davalılar adına kayıtlı olan bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile hissesi oranında davacı arsa sahibi ... adına tesciline, tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.615,61 TL'nin davalı yüklenici şirketten tahsili ile davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı yüklenici şirketin, davacı arsa sahiplerinden aldığı yetki ile daire satışları yaptığını, müvekkillerinin iyiniyetli olduklarını, tapu sicilindeki kayda güvenerek taşınmazı devraldıklarını,
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin tapu sicilindeki kayda güvenerek iyiniyetle daireyi satın aldığını,
3- Davalılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararındaki belirtilen eksikliklerin giderilmediğini,
4-Davalı ... Müh. Otom. Elkt...Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; davacı arsa sahiplerinin dairelerin üçüncü kişilere satışı konusunda yüklenici şirkete vekalet verdiklerini, müvekkili şirketin tapu kaydına güvenerek yüklenici şirketten daire satın aldığını, iyiniyetinin korunması gerektiğini, bunun yanında yüklenicinin yaptığı imalatın bedelinin, daire satın alan kişilere ödenmesi gerektiğini,
5- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mazeret dilekçesine rağmen herhangi bir karar verilmeden, hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek karar verildiğini, tapu sicilindeki kayda güvenerek iyiniyetle taşınmaz alan müvekkilinin iyiniyetinin korunması gerektiğini, müvekkilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını,
6- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin satın aldığı dairenin tamamlandığını ve teslim edildiğini, iyiniyetinin korunması gerektiğini, ayrıca dairenin arsa sahipleri tarafından satıldığını, davacıların kötüniyetli olduklarını, arsa sahiplerinin yüklenicinin yaptığı imalat bedelini ödemeleri gerektiğini, zira söz konusu inşaatın daire satın alan kişilerin yaptıkları ödemeler ile yapıldığını,
7- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı arsa sahiplerinin daire satışı konusunda yüklenici firmaya yetki verdiklerini, dairelerin verilen bu yetki ile satıldığını, müvekkilinin tapu sicilindeki kayda güvenerek iyiniyetle daire satın aldığını, sözleşmenin ileriye etkili feshine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını,
8- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin yüklenici şirketten dava konusu daireyi aralarındaki bir ticari ilişkiye dayalı olarak devraldığını, tapu sicilindeki kayda güvenerek iyiniyetle hareket ettiğini, kazanımının korunması gerektiğini, yapılan imalatın seviyesine göre sözleşmenin geriye etkili feshinin mümkün olmadığını,
9- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki müvekkilinin, yüklenici şirket ile daire satışı konusunda anlaştıklarını, anlaşma gereği daire bedelinin yüklenici şirkete ödendiğini, müvekkilinin iyiniyetinin korunması gerektiğini, dairenin kullanıma hazır bir şekilde müvekkiline teslim edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını,
10- Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde; arsa sahiplerinin yüklenici şirkete taşınmaz satışı konusunda vekalet verdiklerini, müvekkilinin muvazaadan ari bir şekilde tapuda taşınmazı iyiniyetle devraldığını, tapuda sözleşme şerhi bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair bir iddiada bulunulmadığını,
11- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin yüklenici şirketten iyiniyetle daire satın aldığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yüklenicinin hak kazandığı dairelerin belirlenmesi gerektiğini, tapuda sözleşme şerhi bulunmadığını, arsa sahiplerinden ...'in davadan feragat ettiği, tüm arsa sahipleri arasına zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu,
12. Davalı ... ...mirasçıları ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu ve iyiniyetinin korunması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını,
13. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin daireyi yükleniciden ya da arsa sahiplerinden almadığını, dairenin 3. alıcısı olduğunu, tapu siciline güvenerek iyiniyetle devraldığını, somut olayda asli kusurun arsa sahiplerine ait olduğunu, yükleniciye henüz iş bitmeden daire satışı konusunda vekalet verdiklerini, imalât seviyesine göre geriye etkili feshin haksız olduğunu,
14- Katılma yoluyla asıl davada davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde; yükleniciden bağımsız bölüm satın alan davalılara yönelik tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen aleyhlerinde yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, öte yandan, tapu iptal ve tescil hükmünün infazında zorluklar yaşanabileceğini, hükmün infaza elverişli olmadığını,
15-Birleşen davada davacı arsa sahibi ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme hükmünün açık ve anlaşılır olmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin tazminat alacağının miktarı 32.308,37 TL olarak tespit edildiğini, buna göre davayı ıslah ettiklerini, alınan ek bilirkişi raporunda ise tazminat miktarının değiştiğini, mahkemece ek rapora dayalı olarak kısmi kabul kararı verildiğini ve müvekkili lehine 10.615,61 TL'ye hükmedildiğini kararı bu bakımdan kabul etmediklerini, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi, tapu iptali ve tescil, tazminat istemlerine ilişkindir.
1- Asıl ve birleşen davalarda davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Mahkemenin tapu iptal ve tescil isteminin kabulüne dair 06.05.2016 tarihli ilk kararı davalılar ..., ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmediğinden, ilk karar bu davalılar yönünden kesinleşmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı taraf lehine bu bakımdan usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu itibarla, mahkemenin temyize konu son kararında, adı geçen davalılar hakkında açılan tapu iptal ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmuş, davalılar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar ... ..., ..., ..., ..., .... Elekt...Ltd. Şti., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ..., ... vekillerinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dairemizin, “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde yükleniciden hisse veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen üçüncü kişilerin iyiniyetle tapuya güvenerek ayni hak iktisaplarının dinlenmeyeceğine..” dair içtihadından dönmek amacıyla Yargıtay Kanunu’nun 15/2-c maddesi gereğince Yargıtay Birinci Başkanlığına yaptığı başvuru neticesinde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 16.05.2025 tarih, 2024/1 Esas; 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Dairemizin eski içtihatlarından dönme istemi kabul edilmiştir.
16.05.2025 tarih, 2024/1 Esas; 2025/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi, Yargıtay Kanunu’nun 45/5.fıkrası gereğince içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. İçtihadı birleştirme öncesinde aksi yönde bir bozma olsa bile usuli kazanılmış hakkın istisnası olarak uygulanması gerekir.
Bu nedenle;
Hukuk sistemimizde taşınmaz mülkiyeti edinmek ancak tapu sicili ile mümkündür. Tapu sicili herkese açıktır. İlgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar. Geçerli bir tescil, sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuz tescil haline gelebilir. Bu durumda bile iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından, tescilin olumlu hükmü uygulanır. Yani, iyiniyetli üçüncü kişilerin böyle bir tescile güvenerek kazandıkları ayni haklar korunur (TMK. m. 1023).
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, bünyesinde gayrimenkul satış vaadi ve eser sözleşmesini barındıran karma bir sözleşmedir. Bu sözleşmede arsa sahibi, sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmek; yüklenici kendisine karşı edimini yerine getirdiğinde ise yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu ona devretmek ile yükümlüdür. Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin edim borcu ise sözleşmede kararlaştırılan nitelikteki binayı yapıp arsa sahibine teslim etmektir. Aynı zamanda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir. Ani edimli sözleşmenin kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür. Geriye etkili fesihte sözleşmenin tarafları verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler. Uygulamada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra yüklenici henüz edimlerini yerine getirmeden; arsa sahibi, arsa veya kat irtifak tapularını veya bir kısmını çeşitli saiklerle yükleniciye tapuda devretmekte ve yüklenici devraldığı bağımsız bölüm veya arsa hisselerini üçüncü kişilere satmaktadır. Arsa payı veya bağımsız bölümlerin satılmasından sonra yüklenici edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi talep edilebilmektedir.
TMK’nın 3. maddesine göre, tapuya güvendiğini, iyiniyetli olduğunu beyan eden ve yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu Kanun gereğince karine olarak kabul edilmelidir. Aynı Kanun'un 1023. maddesine göre ise tapuya güvenerek iktisap edilen ayni hakkın korunması gerekir.
TMK’ nın 3. ve 1023.maddelerine göre, yükleniciden arsa payı veya bağımsız bölüm devralan üçüncü kişi iyiniyetli ise yüklenici adına yapılan tescil başlangıçtan itibaren yolsuz olsa veya sonradan geriye etkili fesihle yolsuz hâle gelse bile devrin geçerli olacağı kabul edilmelidir. Zira tapu siciline güven ilkesi korunmazsa hukukî işlem güvenliği, dolayısıyla hukukun en temel ilkelerinden olan hukukî güvenlik ilkesi de ihlâl edilmiş olur.
Arsa sahibinin; üçüncü kişinin taşınmazı tapuda satın aldığı anda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle tapunun yükleniciye devredildiğini ve yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin geriye etkili feshi ihtimalini bildiğini ve buna rağmen taşınmazı satın aldığını veya lehine ipotek tesis ettiğini bir başka deyişle üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunu somut delil ve vakıalarla ispat etmesi halinde elbette tapunun arsa sahibine döneceğinin kabulü gerekir.
Öte yandan, arsa sahibinin yükleniciye devrettiği tapunun avans tapu olduğunun kabulü de mümkün değildir. Zira “avans tapu” kavramının Türk Medeni Kanunu ve Türk Eşya Hukuku sisteminde yerinin bulunmadığı, Doktrinde de belirtildiği gibi, arsa sahibinin yükleniciye tapu devrinin avans tapu kavramıyla açıklanamayacağı, zira tapu devrinin şarta bağlanamayacağı; dolayısıyla, yüklenici adına kayıtlı olan arsa hissesi veya bağımsız bölümün üçüncü kişiye satılmasının geçerli olduğu kabul edilmelidir.
Arsa sahibinin yükleniciye tapuyu devretmesi, yolsuz tescil olarak da değerlendirilemez. Zira aynî hakkın kurulabilmesi için yeterli olmayan ve gerçek hak sahipliğini yansıtmayan tescil, yolsuz tescildir. (TMK.1024). TMK’nın 992. maddesi hükmü gereğince, arsa sahibinin bozucu yenilik doğuran hakkını kullanarak sözleşmeden dönme anına kadar, mülkiyet hakkına sahip yüklenicinin tasarruf işleminde hiç bir hukuki sakatlık olmayacaktır. Arsa sahibi, sözleşmeden sonradan dönse bile “yolsuz tescil” iddiasıyla yükleniciden iyiniyetle ayni hak iktisap eden üçüncü kişiden tapu iptali ve tescil talep etme hakkı bulunmayacaktır.
İzah edilen nedenlerle, tapuya güvenerek yükleniciden arsa hissesi veya bağımsız bölüm satın alan yahut lehine ipotek tesis edilen iyiniyetli üçüncü kişinin TMK'nın 1023. maddesine istinaden iktisabının korunması gerekir. Ancak, arsa sahibinin TMK’nın 3/2. fıkrası gereğince, üçüncü kişinin taşınmazı satın aldığı veya lehine ipotek tesis ettiği anda, “tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye devredildiğini ve sözleşmenin geriye etkili fesih koşullarının bulunduğunu” bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlaması halinde arsa sahibinin tapu iptali ve tescil veya ipoteğin kaldırılması talebi kabul edilebilir.
Anılan İçtihadı Birleştirme ve Dairemizin yeni içtihatları doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş; davalılar ..., ..., ..., ..., .... Elekt...Ltd. Şti., ..., ..., ..., ... ve ...’un dava konusu taşınmazları devraldıkları anda TMK'nın 1023. maddesi anlamında korunması gereken iyiniyete sahip olmadıklarını yani tapunun arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye devredildiğini ve sözleşmenin geriye etkili fesih koşullarının bulunduğunu bildiklerini veya bilmeleri gerektiğini ispata yarar delillerin ibrazı için, davacı arsa sahiplerine verilecek makul süre neticesinde oluşacak sonuca uygun karar verilmesinden ibarettir.
3- Asıl davada katılma yoluyla davacılar ... vd. Vekili ile birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece, tapu iptal ve tescil isteminin kabulü ile son alınan 12.12.2013 tarihli ek raporda gösterilen bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı arsa sahipleri adına tesciline karar verilmiş ise de bozma kararında da belirtildiği gibi bilirkişi ek raporuna atıf yapılarak, infaza elverişli olmayacak şekilde tapu iptal ve tescil hükmü kurulması doğru olmamıştır.
Diğer yandan, asıl ve birleşen davalarda davacı arsa sahipleri lehine hükmedilen tazminatın 12.12.2013 tarihli bilirkişi ek raporundaki payları oranında ödenmesine karar verilmiş ise de söz konusu raporda yer alan tablo kat irtifakı listesine göre oluşturulmuştur. Bu listede yükleniciden bağımsız bölüm devralan kişilerin isimleri de mevcuttur. Bu haliyle tazminat hükmünün infazında da tereddüt oluşacağı açıktır. Bu durumda, bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, asıl ve birleşen davalarda davacı arsa sahiplerinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği tarihte sözleşmeye konu taşınmazdaki hisselerine göre, her bir arsa sahibinin hak kazandığı tazminat tutarının ayrı ayrı belirlenip hüküm altına alınması gerekir.
4-Bozma nedenine göre, kararı temyiz edenler vekillerinin yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
V. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ..., ..., ..., ..., .... Elekt...Ltd. Şti., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ..., ... vekillerinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada katılma yoluyla davacılar ... vd. vekili ile birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının, adı geçenler yararına BOZULMASINA,
(4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararı temyiz edenler vekillerinin yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dairemizdeki duruşmada vekilleri hazır bulunan, asıl ve birleşen davada davalılar ..., ..., ... yararlarına ayrı ayrı takdir olunan 28.000,00’er TL duruşma vekalet ücretinin, asıl ve birleşen davalarda davacılardan alınarak, adı geçen davalılara verilmesine,
Yine vekilleri duruşmada hazır bulunan asıl davada davacılar ... vd. Yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, asıl davada davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.