Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresindeki ihlalinin ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağına dair kanun yararına bozma kararı.
Özet: İlgili mahkeme, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında daha önce açılan kamu davasının ertelenmesi kararı verilerek denetimli serbestlik tedbiri uygulanan kişinin, denetim süresi içinde benzer bir suçu tekrar işlemesi sebebiyle, bu eylemin Türk Ceza Kanununun 191. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca önceki erteleme kararının ihlali niteliğinde olup ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağını, dolayısıyla yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bu durumda davanın düşürülmesi ve durumun ilk erteleme kararına ilişkin dosyaya bildirilmesi gerektiğini belirterek, sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının kanun yararına bozulmasına hükmetmiştir.
8. Ceza Dairesi         2024/22241 E.  ,  2026/5525 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/229 E. 2022/946 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2022 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6 ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli, 2022/229 Esas, 2022/946 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1, 53... . maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirliğe karar verildiği, kararın, 08.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2023/12608 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67226 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın 20/12/2021 tarihli eylemi sebebiyle, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 16/02/2022 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Somut olayda, adı geçen şüphelinin evvelce 23/12/2020 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden bir başka suç sebebiyle Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının 08/03/2021 tarihli ve 2021/1081 soruşturma, 2021/7 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında verilen 08/03/2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra işlendiği anlaşılan iş bu incelemeye konu mahkûmiyet kararına ilişkin olan 20/12/2021 tarihli eylemin, denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlâli niteliğinde olduğu cihetle, ilk suçun ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hükümlü hakkında, 20.12.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2022 tarihli ve 2021/5058 Soruşturma, 2022/244 Esas, 2022/230 sayılı iddianamesi ile Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli ve 2022/229 Esas, 2022/946 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirliğe karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 08.07.2022 tarihinde kesinleştiği,
B. Sanığın doğrudan dava açılmasına sebep olan 23.12.2020 tarihli eylemi sebebi ile Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine yerine getirmemesi ile Denetimli Serbestlik Müdürlüğü infaz dosyasının kapatıldığı, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2022 tarihli iddianamesi ile Nusaybin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/189 Esas sayılı dava dosyası ile kamu davası açıldığı,
Anlaşılmıştır.
C. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Dosya kapsamına göre yapılan incelemede; sanığın 23.12.2020 tarihli eylemi nedeniyle Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle 18.04.2022 tarihli iddianame ile sanık hakkında henüz kamu davası açılmadan önce inceleme konusu 20.12.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği, her iki suçun 18.04.2022 tarihli iddianameden önce işlenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, sanığın 20.12.2021 tarihli eyleminin, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.03.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olduğu ve ayrı bir soruşturma veya kovuşturma konusu yapılamayacağı gözetilerek bu eyleme konu suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli ve 2022/229 Esas, 2022/946 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.