Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin iflas tasfiyesinde işçilik alacaklarının sıra cetveline kayıt ve sıralamasına yönelik itiraz davası kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik bir itiraz davasını özetlemektedir; davacı, müflis şirketten alacaklı olan davalının işçilik alacaklarının (kıdem ve ihbar tazminatı gibi) İcra ve İflas Kanununun 206. maddesine aykırı olarak birinci sırada kabul edildiğini iddia ederek, söz konusu alacakların bir kısmının terkinini ve dördüncü sıraya kaydedilmesini talep ederken, davalı ise çalışmasının kesintisiz olduğunu ve tüm alacaklarının ilgili madde uyarınca birinci sırada kalması gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:24/06/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ:26/12/2023DAVANIN KONUSU:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/06/2025İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2020 tarih ve ... E. sayılı kararı ile ... San. ve Tic. AŞ.'nin iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin Denizli 5. İcra ve İflas Müdürlüğü’nün ... İflas sayılı dosyasından bu konuda atanmış iflas idaresi tarafından yürütüldüğünü, müvekkili davacının, müflis ... A.Ş.’nden alacaklı olup, alacağının sıra cetvelinin 21. nolu sırasında kayıt ve kabul edildiğini, İflas idaresi tarafından tanzim olunan 03.11.2020 havale tarihli sıra cetvelinin İİK'nın 223/3 maddesi uyarınca yatırdıkları tebligat avansına rağmen taraflarına tebliğe çıkarılmadığını, bu sebeple söz konusu sıra cetvelinin taraflarınca işbu dilekçe tarihi itibariyle öğrenildiğini, söz konusu sıra cetvelinde davalının alacağının 21. sıra numarası ile 226.746,60-TL olarak 1. sırada kayıt ve kabul edildiğini, İİK'nın 206. maddesi uyarınca birinci sıraya işçilik haklarından doğan alacakların kaydedildiğini, davacının bu miktarda alacağının bulunmadığını, davalının özellikle İİK'nın 206. maddesinin 1. sırasında belirtilen dışındaki alacaklarının 4. sırada kayıt ve kabul edilmesi gerektiğini, davalının hizmet dökümüne bakıldığında ... Şirketi'ne birden fazla giriş çıkışı olduğunu, davalı tarafın müflis şirkette 06.01.1994 - 30.04.1994 tarihleri arasında ve 01.05.1994 - 17.02.2016 tarihleri arasında çalışıp emeklilik nedeni ile ayrıldığını, daha sonra 18.02.2016 - 14.01.2020 tarihleri arasında çalıştığını, şirketin iflası nedeniyle iş akdinin son bulduğunu, davalı emeklilik nedeniyle ayrıldıktan sonra en son 2016 yılında ... A.Ş.’ye girmiş olup toplam çalışma süresinin 3 yıl 10 ay 27 gün olduğunu, kıdem tazminatını tavan hesabından yapılsa dahi net 26.097,16-TL civarında olduğunu, bakiyesinin ise gerçek bir alacak olmadığını, İİK'nın 206/1 maddesinde kıdem tazminatının iflastan önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmesi gerekirken davalının 2008 yılı öncesinde tahakkuk etmiş kıdem tazminatları ve işçilik haklarının da bu hesaba dahil edildiğini, davalının iş akdinin iflas nedeniyle fesholduğunu, bu nedenle ihbar tazminatının doğmasının yasal olarak mümkün olmadığını, davalı tarafın dilekçesinde ayrıca yıllık izin alacağı ile tahakkuk eden işçilik ücreti alacağı adı altında da alacak taleplerinde bulunmuş ise de davalının alacak kayıt talebi eklerinde masaya yazdırdığı alacağın gerekçesini ve meblağını gösterir herhangi bir belgenin de bulunmadığını, davalının alacağının iflas tarihi olan 14.01.2020 tarihinden bir yıl önce doğmadığını, davalının alacağının İİK'nın 206. maddesinin 1. sırasındaki işçi alacağı olduğunun kabul edilemeyeceğini beyanla davalı namına sıra cetveline kaydolunan 226.746,60-TL'nin 200.649,44-TL'lik bölümünün 03.11.2020 tarihli sıra cetvelinden terkinini, davalının İİK'nın 206. maddesinin 1. sırasında belirtilen dışındaki alacaklarının 4. sırada kayıt ve kabulünü, İİK'nın m. 235/3 uyarınca terkinine karar verilen miktar ile yargılama giderlerinin sıraya bakılmaksızın taraflarına ödenmesini, sıra cetvelinin yukarıda belirtilen maddeler doğrultusunda tashih ve tanzimini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacı tarafından müvekkilinin ... San. ve Tic. A.Ş.'de gerçekleşen çalışması içerisinde giriş - çıkışlarının olduğunu, bu nedenle yalnızca 3 yıl 10 ay 27 günlük çalışmasına ilişkin kıdem tazminatı talep edebileceğinin iddia edildiğini, müvekkilinin SGK kayıtlarında ... San. ve Tic. A.Ş.'deki çalışmasında her ne kadar giriş - çıkış görünse de çalışmasının aslında fasılasız olup kıdem tazminatının müvekkilinin müflis şirketteki ilk çalışmasından iflas tarihine kadarki tüm dönem için tek dönem olarak hesaplanmak zorunda olduğunu, ayrıca müvekkilinin sigorta kayıtlarında görünen ve de hiçbir ara olmayan önceki giriş - çıkışlardan kaynaklı hiçbir ödeme yapılmadığını, nitekim benzer uyuşmazlıklarda verilen istikrarlı yüksek mahkeme kararlarında da haklı nedenle fesih olmaksızın ve herhangi bir ödeme yapılmaksızın çalışma dönemi içerisinde giriş - çıkış olması halinde çalışana kıdem tazminatının tüm çalışma dönemi için verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, davacı tarafça müvekkilinin ihbar tazminatına hak kazanmadığı ileri sürülmüşse de müvekkilinin ihbar tazminatını hak ettiğini, zira ihbar tazminatının işçinin istifası ya da işverenin haklı feshi halinde söz konusu olmayacağını, davacı tarafın yıllık izin alacağına ilişkin beyanlarını da kabul etmediklerini, yıllık izin alacağının ancak iş akdinin son bulması ile talep edilebilen daha öncesinde para karşılığı istenemeyen bir alacak olduğunu, müvekkilinin sıra cetveline kayıtlı tüm alacaklarının hem İş Kanunu'na hem de İcra ve İflas Kanunu'na uygun bir şekilde kaydedilen imtiyazlı alacaklar olduğunu beyanla haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Öncelikle mahkememizce hak düşürücü süre yönünden re'sen araştırma yapılması gerektiği anlaşılmakla; hak düşürücü süre yönünden yapılan değerlendirmede İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü, İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas, sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu husus üzerinde mahkemece re'sen durulmalıdır. Bu süre kural olarak sıra cetvelinin İcra İflas Kanunu'nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar, eğer davacı, aynı Kanun'un 223. maddesine göre, tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır.Somut olayda davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı sonucuna varıldığından mahkememizce esasa ilişkin incelemeye geçilmiş olup, davalının SGK hizmet dökümü ve müflis şirketten özlük dosyası celbedilmiş olup işçilik alacakları hususunda yetkin nitelikli hesap bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkememizce alınan, hükme ve denetime elverişli bulunarak itibar edilen bilirkişi raporu ile davacının sıra cetvelinde 1. Sıraya kaydedilenden alacaktan daha fazla bir alacağının bulunduğu, davalı işçinin hesaplanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının İİK 206/4 maddesi uyarınca birinci sırada yer alması gerektiği buna göre davalının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacaklarının 1. sırada iflas sıra cetveline kaydının doğru olduğu kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamına alınan bilirkişinin hazırlamış olduğu raporunda işçinin ihbar tazminatının hesaplandığını, işçinin iş akdinin iflas sebebiyle sona ermesi sebebiyle ihbar tazminatı hakkı doğmadığını, işverenin kendi imkan ve öngörüsü dışında gerçekleşen iflasında, ihbarda bulunulmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işverenin son ana kadar iş yeri faaliyetlerinin devamlılığını sağlamaya çalışmakla mükellef olduğunu, izah edilen sebeple iflas nedeniyle iş ilişkisine son verilen somut olayda işçinin ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, Yerel Mahkemece bu husus gözetilmeden raporun hükme esas alındığını, İİK'nın 206/4. maddesinde birinci sıra; "İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları..." alacaklarının kayıt edileceği hükmüne yer verildiğini, bir an için ihbar tazminatına hak kazanılacağı düşünülse dahi, davalının ihbar tazminatı dahil olmak üzere yasal hiçbir hakkının iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde doğmadığını, izah edilen sebeplerle davalının alacağının İcra İflas Kanunu'nun 206. maddesi gereğince 1. sırasındaki işçi alacağı olarak kabulünün mümkün olmadığını, Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bilirkişi raporuna atıfta bulunarak hükümde "İİK 206/4 maddesi uyarınca birinci sırada yer alması gerektiği buna göre davalının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin alacaklarının 1. sırada iflas sıra cetveline kaydının doğru olduğu kanaatine varılmakla" ibaresine yer vererek davanın reddine karar verildiğini, Mahkemece yapılan hukuki değerlendirmeye katılmadıklarını, yıllık izin ücretinin imtiyazlı alacak kapsamında değerlendirilemeyeceğini, İcra İflas Kanunu'nun 206. maddesine göre hangi alacak kalemlerinin imtiyazlı alacak kapsamında kaldığının net olduğunu, kanun koyucunun ilgili kanun maddesini hazırlarken işçilik kalemlerini düşünmeden sadece iki kalemi yazarak hareket ettiğini düşünmenin abesle iştigal olduğunu, ihbar ve kıdem tazminatı dışındaki alacak kalemlerinin imtiyazlı alacak kapsamında olmasının öngörüldüğü durumda kanun koyucunun, ilgili alacak kalemlerini eklemekten çekince duymayacağını, ilgili madde lafzı açıkken kanun maddesini genişletmenin hukuk genel kurallarına aykırı olduğunu, Roma Hukukunda yer alan A verbis legis non est recedendum (kanunun lafzından uzaklaşılmamalıdır) ilkesi gereğince sınırlı olarak sayılan alacak kalemlerinin genişletilmemesi gerektiğini, Mahkemenin atıf yaptığı raporda bilirkişinin dayanak göstermeden doktrindeki genel görüş diye ortaya attığı hususun kanun koyucu yerine geçip yeni kanun maddesi yarattığını, hukukta sınırlı sayım ilkesi (numerus clausus) gibi temel ilkelerden uzaklaşarak dosya kapsamında hesaplamalar yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı işçiye sıra cetveline konu alacak kalemleri ile ilgili ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda da dosya kapsamında yeterince araştırma yapılmadığını, bu hususun aydınlatılması için davalı işçiyi ödenen işçilik alacağı kalemlerinin olup olmadığının tespiti için gerekli araştırma tamamlanmadan karara çıkılmasının hatalı olduğunu, talepleri için işçiye ait tüm banka hesaplarının tespiti ile banka hesabından dava dışı üçüncü şirket tarafından yapılan ödeme olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile usul ve kanuna aykırı Mahkeme kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İİK'nın 235. madde uyarınca açılan sıra cetveline kaydedilen alacağın terkini istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Kayıt kabul, terkin davaları İİK 'nın 235. maddesinde düzenlenmiştir.İİK'nın 235/2. maddesine göre muteriz (sıra cetveline itiraz eden) başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bu davalar İİK'nın 235/1. maddesinde düzenlenen 15 günlük dava açma süresine tabi olup bu süre hak düşürücü süredir. İİK'nın 223. maddesinde ise;"...İflas masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflas idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflas idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar." düzenlemesi mevcuttur.Yukarıda yer alan düzenlemelere göre, somut olay incelendiğinde; davacının iflas masasına başvurusu sırasında tebliğ masrafları için avans vermiş olması halinde, dava açma süresi, sıra cetvelinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacaktır. Davacı vekili dava dilekçesinde iflas idaresi tarafından tanzim olunan 03.11.2020 havale tarihli sıra cetvelinin İİK'nın 223/3 maddesi uyarınca yatırdıkları tebligat avansına rağmen taraflarına tebliğe çıkarılmadığını, bu sebeple söz konusu sıra cetvelinin taraflarınca dava dilekçesi tarihi itibarı ile öğrenildiğini beyan ettiği, ancak İlk Derece Mahkemesince bu hususta iflas idaresine müzekkere yazılarak bilgi istenilmediği, yalnızca kül halinde iflas dosyasının Uyap sistemi üzerinden celbinin talep edilmesi ile yetinildiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında ise, davanın süresinde açıldığı belirtilerek davanın esası incelemeye geçilmişse de davanın süresinde açıldığına ilişkin tespitin bir gerekçe içermediği ve bu sebeple denetlenebilir de olmadığı açıktır. Dosya kapsamında davacı yanın iflas masasına başvurusu sırasında tebliğ masrafları için avans verip vermediği, tebligata elverişli adres bildirip bildirmediği, davacıya sıra cetvelinin tebliğ edilip edilmediğiyle ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Davanın süresinde açılması kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemenin bu hususu araştırması gerekirken eksik inceleme sonucu esasa girerek karar vermesi isabetsiz olmuştur. Kabule göre de; davacı vekili, davalı işçinin ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davalı alacaklarının İİK'nın 206/A maddesinde belirtildiği üzere "işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları" kapsamında olan işçi alacaklarından olup olmadığının irdelenmediğini, davalı işçiye sıra cetveline konu alacak kalemleri ile ilgili ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda da dosya kapsamında yeterince araştırma yapılmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun, dosya içerisinde bulunan Denizli İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasından yazılan müzekkere cevabında 23/01/2021 tarihinde davalı yana 12.045,23-TL ödeme yapıldığı belirtilmesine rağmen bu ödemeye ilişkin bir inceleme içermediği gibi tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ayrıntılı bir değerlendirme içermemekle hüküm kurmaya da elverişli olmadığı anlaşılmış olmakla davacı yanın bilirkişi raporuna karşı esaslı itirazları bulunmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince itirazları karşılar ek bilirkişi raporu ya da yeni bir bilirkişi raporu da alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi de isabetli değildir.Açıklanan hususlardan hareketle mahkemece yapılacak iş; sıra cetvelinin davacıya tebliğ edilip edilmediği, davacı yanın masraf ve tebliğe yarar adres bildirip bildirmediği ve buna göre davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi, dava süresinde ise yukarıda yazılı şekilde konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden taraf iddia ve savunmaları ile dosya kapsamındaki tüm deliller incelenmek suretiyle hüküm kurmaya elverişli rapor alınmasıdır.Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2023 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24/06/2025...