Tacir veya şirket yöneticilerinin ticari faaliyetleri sırasında daire satışında tapu devri yapmayarak gerçekleştirdiği nitelikli dolandırıcılık suçunda, eksik inceleme sonucu verilen beraat kararının maddi gerçeği ortaya koymak amacıyla detaylı bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği için bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, şirket yöneticilerinin, müştekilerden daire satış bedellerini alıp tapuları devretmeyerek daireleri ipotek ettirmek suretiyle nitelikli dolandırıcılıkla suçlandıkları davada verilen beraat kararlarını, şirketin kayıtları, ipoteklerin gerçekliği, sözleşme tarihleriyle ilişkisi ve şirketin kapasitesi gibi temel hususlarda yeterli inceleme yapılmadan eksik araştırma ile karar verilmesi ve gerekçeli kararda sanık kimliğinin belirtilmemesi nedeniyle bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/20804 E.  ,  2025/10723 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/188 E. 2015/169 K.
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
SUÇ TARİHLERİ : 2009, 2011
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Şikâyetçilerin davaya katılma talepleri hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesinde yer alan, "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" şeklindeki düzenleme ve aynı Kanunun 237/2. maddesi uyarınca şikâyetçiler ..., ... ve ...'nın davaya katılanlar olarak kabulüne karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların ... Elektronik Elektrik İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ortak ve yetkilileri oldukları, katılan ...'nın 159.000 USD, katılan ...'nın 75.000 Euro ve katılan ...'nın 109.000 Euro bedelle sanıklardan daire satın aldıkları ve bedelini ödedikleri hâlde sanıkların tapuları katılanlara vermedikleri, kamu kurumlarından izin alınması gerektiğini ve bundan sonra tapu devrini yapacaklarını söyledikleri, ancak herhangi bir izin başvurusunda bulunmadıkları gibi tapu devrini de gerçekleştirmedikleri, bu süre zarfında katılanlara satılan daireler ipotek gösterilmek suretiyle banka kredileri sağlandığı ancak bu durumun katılanlardan gizlendiği, tapu kayıtlarına bankalar ve özel kişilerin alacakları nedeniyle çok sayıda haciz ve ipotek konulduğu, baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket eden sanıkların daire satışı adı altında katılanlardan haksız menfaat temin ettikleri ve böylece nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, her ne kadar Mahkemece, yanlar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve sanıklara atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçe gösterilerek beraat hükümleri kurulmuş ise de; sanıkların suç kastının belirlenmesi ve maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından; alanında uzman bilirkişiler marifetiyle şirketin tüm defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, katılanların ödedikleri daire satış bedellerinin şirket kayıtlarına intikal ettirilip ettirilmediğinin ve paranın yanlar arasındaki sözleşmelere uygun olarak katılanlara satılan dairelerin inşaatına harcanıp harcanmadığının belirlenmesi, dairelerin tapu kayıtlarına konulan ipotek ve hacizlerin yanlar arasındaki sözleşme tarihlerinden önce mi yoksa sonra mı olduğunun tespit edilmesi, söz konusu ipotek ve hacze konu borçların gerçek bir borç ilişkisi sonucu olup olmadığının araştırılması, şirketin, arsa sahibi ile kat karşılığı sözleşme yapmak ve tamamlanan daireleri hak sahiplerine teslim etmek için gerekli kapasiteye sahip olup olmadığının tespit edilmesinden sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükümleri kurulması,
Kabule göre de; gerekçeli karar başlığında sanık ...'in açık kimliğinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, katılanların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.07.2025 tarihinde karar verildi.