Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, Serik Kadastro Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği taşınmazın orman vasfında olmadığına dair kararını, orman idaresinin temyiz itirazlarını reddederek onamıştır.
Özet: Orman idaresinin, 1954 yılında şahıslar adına tapulanan bir taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla hazine adına tescili talebiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesince reddedildikten sonra Yargıtayın eksik araştırma gerekçesiyle bozması üzerine, bilirkişi incelemesi yapılarak taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu tespitiyle davanın tekrar reddedilmesi üzerine, orman idaresinin bu karara karşı yaptığı temyiz başvurusu, üst mahkemece bozma ilamına uygun olarak yapılan yargılama ve elde edilen deliller ışığında usul ve yasaya uygun bulunarak reddedilmiş ve ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/3614 E.  ,  2026/3056 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Serik Kadastro Mahkemesi
TARİHİ : 01.11.2023
SAYISI : 2020/16 E., 2023/54 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 1954 yılında yapılan tapulama sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 17 parsel sayılı 238.750,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1950 tarihli 6 ve 11, Eylül 1950 tarihli ve 2, 01.08.1950 tarihli ve 3, Ocak 1951 tarihli ve 70 sıra numaralı tapu kayıtları nedeniyle davalılar ve murisleri adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... 5 sayılı Orman Kadastro Komisyonunca, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu kadastro tutanaklarının 25.04.2008 tarihinde askı yolu ile ilan edildiğini; ... köyünde bulunan 17 parsel sayılı taşınmazın 238.750,00 m² olarak davalılar adına tespit edildiğini; davaya konu olan ve davalı adına tespit gören parselin eskiden beri Devlet ormanı olup ve halen de orman niteliği bulunan ve orman bütünlüğünü teşkil eden yerlerden olduğunu belirterek, 17 sayılı parselin orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiş; Hazine de davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
3. Bölgede 2015 yılında yapılan yenileme kadastro çalışmasında dava konusu parsel 102 ada 4 parsel numarasıyla ve 24.0445,68 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2014 tarihli ve 2008/6 Esas, 2014/24 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Orman İdaresi vekili ve müdahil Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.05.2019 tarihli ve 2016/14544 Esas, 2019/3629 Karar sayılı ilamıyla “dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 25.04.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının 1954 yılında yapılan tapulama çalışmasına karşı ikinci kadastro kabul edilemeyeceğinden işin esasına girilerek yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılıp sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “uzman orman bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.