Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında iletişim sistemi ve tanık delillerinin usulüne uygun incelenmemesi nedeniyle mahkumiyeti bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanığın ByLock kullanımına dair GSM hattı HTS kayıtlarının yetersiz incelenmesi, ByLock bağlantılı olduğu öne sürülen kişilerin örgütsel konumlarının araştırılmaması, suçun sübutu için belirleyici olan tanık beyanının sanık huzurunda doğrudan veya usulüne uygun şekilde alınmaması, temyiz aşamasında dosyaya giren veri analiz raporunun duruşmada okunup tartışılarak ilgili kişilerin dinlenmemesi ve temel ceza tayininde hüküm ile gerekçe arasında çelişki bulunması gibi esaslı usul ve delil eksiklikleri nedeniyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/396 E., 2023/1198 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/363 E., 2022/86 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/... başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması gerektiğinin gözetilmemesi,2- Dosya kapsamına göre kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, belirleyici delillerden olan tanık Ahmet K.nın beyanının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden talimat yoluyla alınan beyanı ile yetinilmesi, 3- Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan veri analiz raporunun 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup güncel veri analiz raporunun çeşitli zaman dilimlerine ait listelerde öğretmen olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya getirtilip, tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından ve ilgili kişilerin tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu,4- Kabul ve uygulamaya göre de;İlk derece adliye mahkemesince sanık hakkında temel ceza tayin edilirken alt sınırdan ceza verilmesine rağmen, gerekçe bölümünde "suçu işleyiş şekli, işlediği yer ve zaman ile sanıktaki kastın ağırlığı nazara alınarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 314/2 maddesi gereğince taktiren ve teştiden" şeklinde ibareye yer verilerek hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.