Bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleri ile orantılı hale getirilmesi talebiyle açılan davanın bölge adliye mahkemesince reddi sonrası yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Bağımsız bölümlerin arsa paylarının değerleriyle orantılı hale getirilerek tapuya tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermişse de, davalıların istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kat irtifakının kurulduğu tarihte tüm maliklerce onaylanan ve uzun süre itiraz edilmeyen arsa payları ile yönetim planının geçerli olduğu, o dönemde orantısızlığa yol açan somut bir neden bulunmadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararlarını kaldırarak esastan davanın reddine hükmetmiş ve bu karar davacılarca temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2026/6289 E.  ,  2026/12220 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 63. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/438 Esas, 2025/952 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/157 Esas, 2021/992 Karar
Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... vd. vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... vd. vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili ... ... Mahallesi 29 88... parsel sayılı taşınmazda 6 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalıların ise diğer bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, mevcut arsa paylarının tapuya tescili sırasında, bağımsız bölümlerin değerleri ile orantılı olarak tahsis edilmediğini, bu nedenle yeni arsa paylarının belirlenerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda arsa paylarının doğru orantılı bir şekilde düzenlenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vd vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda arsa paylarının belirlenme metodunun hatalı olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın iyi niyetli olarak açılmadığını, davacıların konutu ilk edindikleri günden itibaren tapu kayıtlarını bilerek, binanın ve kendilerine ait bağımsız bölümlerin kullanım esaslarını bilerek ve isteyerek satın aldıklarını, 1973 yılında oturma başlayan dava konusu binadaki bağımsız bölümlerin kimi tadilatlar ile genişletilmiş ise de genel anlamda yapının kullanım alanlarında bir değişiklik olmadığını, ortak giderlerin arsa payı oranında ödendiğini, binanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yeniden inşası konusu gündeme geldiğinde işbu davanın açıldığını, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, arsa payının değerlendirilmesinin yapının ilk yapıldığı ana göre değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kat irtifakının kurulduğu tarih ile arsa paylarının düzenlenerek yönetim planının imzalandığı tarihler dikkate alındığında, o dönemdeki tüm kat maliklerince itirazı kayıt ileri sürülmeden onaylandığı, kat irtifakına geçiş tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenlerin ortaya konulmadığı, yine kat irtifakının kurulduğu tarihteki değerlerinin tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu bilirkişi kurulunca saptanmadığı gibi, kat irtifakanın kurulduğu tarihten bu yana geçen uzun süre içerisinde arsa paylarına herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gerekçesiyle davalılar ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararlarının hukuka ve dosya kapsamına uygun olduğunu, dosyada mevcut 11.07.2016 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ana taşınmazda kat irtifakı tesis edilirken arsa paylarının belirlenmesinde hiçbir objektif kriterin dikkate alınmadığını, bu nedenle arsa payları ile bağımsız bölümlerin değerleri arasında açık bir orantısızlık bulunduğunu bilimsel yöntemlerle tespit ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin davanın uzun süre sonra açılmış olmasını ve kentsel dönüşüm süreciyle örtüşmesini, dürüstlük kuralına aykırılık olarak değerlendirdiğini, oysa bilirkişi raporunun, arsa paylarındaki orantısızlığın başlangıçtan itibaren mevcut olduğunu ortaya koyduğunu, bu durumun, arsa payı hatasının sürekli sonuç doğuran bir hukuka aykırılık olduğunu gösterdiğini, davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarafların kat maliki oldukları ana gayrimenkulde bağımsız bölümlerin arsa paylarının değerleriyle orantılı olup olmadığının tespiti ile yeni arsa paylarının tapu siciline tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.