Hazine adına kayıtlı 179... parselde davacıların 40 yıllık fiili kullanım iddiasıyla talep ettiği kullanıcı şerhi davasının, bozma sonrası kesin hüküm ve eksik inceleme gerekçeleriyle reddinin temyizi.
Özet: Orman vasfını yitirmiş bir taşınmazda 40 yıldır kullanım iddiasıyla kullanıcı şerhi talep eden davacıların açtığı davada, ilk derece mahkemesi, önceki bir kadastro mahkemesi kararını kesin hüküm kabul ederek davayı reddetmiş; ancak Yargıtay, davacıların önceki davada taraf olmaması nedeniyle bu kararı bozmuştur; bozma sonrası ilk derece mahkemesi, bu kez de taşınmazda tarım emaresi bulunmadığı ve fiili kullanımın ispatlanamadığı gerekçeleriyle davayı tekrar reddetmiş, davacılar ise lehlerindeki tanık beyanlarının göz ardı edildiğini ve eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/6256 E.  ,  2026/2306 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/247 E., 2024/75 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 79... parsel sayılı 50.679,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine " 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş; davalılar ... ve arkadaşları tarafından açılan dava Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2013/43 Esas, 2014/138 Karar sayılı kararıyla kabul edilerek taşınmazın, tapu kaydının beyanlar hanesine, "taşınmazın ... ve arkadaşlarının müşterek kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
2. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; 1 79... parsel sayılı taşınmazın 40 yıldır davacıların kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların beyanlar hanesine müvekkilleri adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2012/650 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2013/43 Esas, 2014/138 Karar sayılı ilamının taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.11.2018 tarihli ve 2018/5260 Esas, 2018/7232 Karar sayılı ilamıyla "davacılar ... ve ..., davalı Hazineye karşı dava konusu 1 79... parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımlarında olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Kesin hüküm kabul edilen Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2013/43 Esas, 2014/138 Karar sayılı dosyasında eldeki dosya davacıları ... ve ... taraf olmadığından bu kişiler yönünden karar kesin hüküm teşkil etmeyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca mahkemece, iddia ve savunma doğrultusunda toplanmış ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre işin esası hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uymayan gerekçe ile ve hatalı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " dava, taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılmış kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Davacı taraflar dava konusu taşınmazın kullanım hakkının kendilerine ait olduğunu, dava konusu yerde tarım ve hayvancılıkla uğraştıklarını, dava konusu taşınmazdaki zilyetlikleri nedeniyle işbu davayı açmışlardır. Davacı taraf dava konusu taşınmazda tarım yaptığını, imar ve ihya eden kişinin kendisi olduğunu iddia ediyor ise de; mahallinde yapılan keşifte dava konusu parselde tarımla uğraşıldığını gösterir herhangi bir emarenin tespit edilemediği, Kocaeli Kadastro Mahkemesi'nin 2013/43 Esas dosyasında tanıkların dava konusu taşınmazı ...'in kullandığını beyan ettikleri, davacı tanıkları dışında davacının taşınmazı fiilen kullandığını ispatlar soyut beyanlardan öte taşınmazda herhangi bir kullanımın tespit edilemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davacılar lehine olan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ve maktu ücret yerine nisbi avukatlık ücreti takdirinin yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacıların kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu parselde tarımla uğraşıldığını gösterir herhangi bir emarenin tespit edilemediği, Kocaeli Kadastro Mahkemesi'nin 2013/43 Esas dosyasında tanıkların dava konusu taşınmazı ...'in kullandığını beyan ettikleri, davacı tanıkları dışında davacının taşınmazı fiilen kullandığını ispatlar soyut beyanlardan öte taşınmazda herhangi bir kullanımın tespit edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dava konusu 1 79... parselin sonradan aynı ada 2 ve 3 parsel olarak ifraz gördüğü ve 28.706,04 metrekare yüzölçümlü 2 parselin kullanıcısı tarafından 3. kişiye satıldığı, 21.973,11 metrekare yüzölçümlü 2 parselin Hazine uhdesinde bırakılarak kamulaştırma alanında kaldığı ve fiilen ... olarak kullanıldığı görülmüştür. Davacı ifrazdan evvel 1 79... parseli ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. 2 parsel sayılı taşınmaz 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında dava dışı 3. kişiye satıldığından mülkiyet hakkı karşısında davacıların zilyetlik şerhi talepli davasında hukuki yarar yoktur. Verilen ret kararı bu parsel bakımından netice itibarıyla doğrudur. 3 parsel sayılı taşınmaza gelince; taşınmaz her ne kadar kamulaştırılmışsa da, davacının 6292 sayılı Kanun kapsamında hak sahipliği tespiti talebinde hukuki yararının bulunduğu, dosya kapsamında yapılan inceleme ve araştırmanın, keşifte alınan davacı lehine beyanlar da değerlendirildiğinde davanın reddi için yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; yeniden keşif yapılarak, 2003-2012 yılı hava fotoğrafları getirtilip, incelenmek ve davacının tanıkları ile Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2013/43 Esas, 2014/138 Karar sayılı dosyasındaki davalı tanıkları ile yüzleştirilip, çelişki giderilmek suretiyle iddia ve savunma doğrultusunda toplanmış ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre işin esası hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uymayan gerekçe ile hatalı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup; açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.