8. Hukuk Dairesi, bozmaya uyularak verilen kadastro mahkemesi kararının temyizinde, asli müdahillerin parsel tescil ve temyiz süresi itirazlarını değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki evrak, kadastro tespiti sırasında malik haneleri açık bırakılan tarım arazilerinin mülkiyetine ilişkin karmaşık bir uyuşmazlığı ele almaktadır; davacı taşınmazları satın alma ve zilyetlik yoluyla adına tescilini talep ederken, asli müdahillerden biri ve mirasçılar ise miras, önceki mahkeme kararları ve tapu kayıtlarına dayanarak hak iddia etmişlerdir. Asliye Hukuk Mahkemesinde başlayan dava, görevsizlik kararı üzerine Kadastro Mahkemesine devredilmiş ve ilk derece mahkemesi, bazı asli müdahillerin iddialarını kısmen kabul ederek belirli parsellerin onların adına tesciline karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/6543 E.  ,  2026/2265 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/30 E., 2024/21 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen kararin. asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından ve duruşma talepli olarak asli müdahiller ... arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, 27.07.2024 tarihli ek kararla, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin temyiz talebinin süreden reddine karar verilmiş olup, iş bu ek karar da asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ili ... mahallesi 4 92... ilâ 4 parsel sayılı sırasıyla 4.734, 91... , 8.483, 75... , 4.139, 14... ve 21.333, 62... yüzölçümündeki taşınmazlar, 06.10.1987 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle tarla niteliğinde; 4 91... ve 4 91... parsel sayılı sırasıyla 33.844, 36... ve 4.139, 14... yüzölçümündeki taşınmazlar ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfında, Gördes Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/89 E. sayılı dosyasında dava konusu olduğundan sözedilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
2. Davacı ..., kadastro tespit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 15.04.2004 tarihli dava dilekçesinde; ... ili .... ilçesi .... Mahallesinde bulunan tapuda 10.06.1987 tarihli ve 96 cilt, 30 sahife, 2 sıra numarası ile kayıtlı taşınmazın 1/2'sini ve bu taşınmazın etrafında bulunan 100 dönüm civarında doğusu ... köyü mezrası ve orman, kuzeyi ... köyü yolu ile çevrili olan taşınmazı bir bütün halinde ...'tan 1983 yılında satın aldığını, satın aldığı taşınmazlardan tapulu olan kısmının 1987 yılında kendisine devredildiğini, satın aldığı bütün yerleri 1983 yılından beri tarla vasfıyla kullandığını, bu taşınmazların orman veya üçüncü kişilerle ilgisi bulunmadığını belirterek, taşınmazların adına tapuya tescilini talep etmiştir.
3. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; bir kısım taşınmazların kendisine ait olduğunu belirterek, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.
4. Asli müdahiller ..., ... ve ... müdahale dilekçelerinde; davacı ... tarafından açılan davada dava konusu yapılan taşınmazların murisleri ...'a ait olduğunu, ...'un vefatıyla mirasçılarına geçtiğini, davacının dava konusu yerlerde bir hakkı bulunmadığını belirterek, dava konusu taşınmazların miras hisseleri oranında ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
5. Gördes Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.03.2008 tarihli ve 2004/89 Esas, 2008/46 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazlar hakkında, ... Mahallesi 4 91... , 3 ve 4 92... , 2, 3 ve 4 parsel numaraları ile malik hanesi boş bırakılan kadastro tutanakları düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
6. Davacı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 07.05.2008 tarihli dava dilekçesinde; ... ve arkadaşları adına tapuda kayıtlı 4 92... parsel sayılı taşınmazın da mahkemenin 2004/89 Esas sayılı dosyasında dava ettiği yerlerden olduğunu belirterek, söz konusu parselin adına tescilini talep etmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu edilen parselin Kadastro Mahkemesinde davalı olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve bu mahkemede ayrı bir esas numarası alan dosya daha sonra mevcut dosya ile birleştirilmiştir.
7. Kadastro Mahkemesindeki yargılama sırasında, ... mirasçıları asli müdahiller ..., ..., ..., ... ve ... 10.08.2012 havale tarihli dilekçelerinde; ... tafından açılan davada dava konusu taşınmazlardan bir kısmının murisleri ...'e ait olduğunu, ...'in uzun yıllar talep ettikleri taşınmaza zilyet olduğunu, ayrıca talep edilen taşınmaza ilişkin ... tarafından orman sınırları dışına çıkarma istemli dava açıldığını ve bu davanın da Gördes Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.03.2000 tarihli ve 2000/1 Esas, 2000/1 Karar sayılı kararı ile kabulüne karar verildiğini, hükmün Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, bu kararın talep edilen taşınmazın ...'e ait olduğunu gösterdiğini, yine talep edilen taşınmaza ilişkin 22.11.1968 tarihli tapu kaydının mevcut olduğunu belirterek, taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili ve ... vekili dilekçelerinde ve yargılama sırasındaki beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2019 tarihli ve 2016/19 Esas, 2019/1 Karar sayılı kararı ile, asli müdahil ...'in davasının kabulüne ve 4 92... parselin (A) harfi ile gösterilen bölümünün asli müdahil adına tapuya tesciline; asli müdahil ... mirasçılarının davasının kabulüne, 4 91... parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tesciline; davacı ... ve asli müdahil ... mirasçılarının davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 4 92... , 4 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar ile 4 92... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan kısmının ... ve ... mirasçıları adına tapuya tesciline; 4 91... , 4 92... parsel sayılı taşınmazların ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/8471 Esas, 2021/415 Karar sayılı ilamıyla, dava konusu 4 92... ve 4 91... parsel sayılı taşınmazlar yönünden hükmün onanmasına, 4 92... , 3, 3/A, 4, 19... ada 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hükmün bozulmasına karar verildikten sonra, bu karara karşı karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Dairemizin 07.06.2022 tarihli ve 2021/16424 Esas, 2022/5466 Karar sayılı ilamıyla, "dava konusu 4 92... parsel hakkındaki bozma ilamına yönelik karar düzeltme itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 4 91... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki bozma ilamına yönelik karar düzeltme itirazları yönünden ise, taşınmazın öncesinin ne olduğu belirlendikten sonra imar-ihya edilip edilmediği ve zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı açısından değerlendirme yapılması gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında, İlk Derece Mahkemesince dava konusu 4 91... parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlar hakkındaki dosya tefrik edildikten sonra, eldeki dava dosyasında sadece 4 91... parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "... dosyaya sunulan 25.06.2024 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın Gördes Kadastro Mahkemesinin 2000/1-1 E/K. sayılı dosyasında dava konusu edilen yer olduğu ve büyük oranda 4 91... parsel sayılı taşınmaz kapsamında kaldığı, (A) harfi ile gösterilen alan dışında kalan kısımlarının ..... rumuzuyla gösterilen 2/B alanı içinde kaldığı, (A) harfi ile gösterilen alanın 4 91... parsel sayılı taşınmaz içindeki kısmı bakımından..... Mahkemesi' nin 2000/1-1 E/K. ilamı ile orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Gördes Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 1999/161 Esas, 2001/20 Karar sayılı ilamının da aynı alana yönelik olduğu anlaşıldığından Gördes Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/161 Esas, 2001/20 Karar sayılı ilamının davacısı ... davalıları Hazine, Orman Genel Müdürlüğü ve Orman Bakanlığı ve dava konusu aynı olduğuna göre bu hüküm eldeki davada ... mirasçıları bakımından kesin hüküm teşkil ettiği, davacı ve diğer asli müdahiller açısından 4 91... parsel açısından zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı..." gerekçesi ile davacı ve asli müdahillerin davasının reddine, taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; bu karara karşı asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine 27.07.2024 tarihli ek kararla, "...gerekçeli kararın 27.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin 09.09.2024 tarihinde Mahkemeye sunulduğu, iki haftalık temyiz süresinin geçmiş olduğu..." gerekçesi ile temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar da asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ziraata uygun tarım arazisi olduğunun rapor edildiğini, orman vasfında olmadığını, beyaz renkli alanda kaldığını, Gördes Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/161 Esas sayılı dosyasının kesin hüküm teşkil etmediğini, zilyetlik şartlarının ... mirasçıları adına oluştuğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; süre yönünden ret kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ve temyiz taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava orman kadastrosuna itiraz ve tescil istemine ilişkindir.
1. Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesinin 27.07.2024 tarihli ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin esasa ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Ancak, 3402 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 4 91... parsel sayılı taşınmazın "..." Mahallesinde kayıtlı olmasına rağmen "..." Mahallesinde gibi gösterilerek karar verilmesi infazda tereddüte neden olacağından usûl ve kanuna aykırılık teşkil etmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olunan İlk Derece Mahkemesinin 27.07.2024 tarihli ek kararının ONANMASINA,
Asli müdahiller ... ve arkadaşlarının sair temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Asli müdahiller ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının, yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan "...Uzunçam..." ibarelerinin çıkarılmasına, yerlerine "........." ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden asli müdahil ... ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.