Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen kararda yanlış tekerrür uygulamasını düzelterek kesin adli para cezası yerine kasten yaralama hapis cezasını esas alıp hükmü düzelterek onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede, sanığın suçu işlemediği ve beraati gerektiği yönündeki itirazları yerinde görülmezken, sanık hakkında uygulanan tekerrür hükümlerinde, kesin nitelikteki adli para cezasının yeni kanuni düzenlemelerle tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmış; ancak sanığın başka bir kasten yaralama suçundan aldığı hapis cezasının ikinci kez tekerrüre esas alınması gerektiği tespit edilerek, hükmün tekerrür uygulamasını içeren kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/7954 E.  ,  2026/11686 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2707 E., 2024/621 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığına, sanığın anlatımlarının her aşamada tutarlı, çelişkiden uzak ve değişme göstermeyen nitelikte olduğuna, hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, sanığın parasını vererek eşyayı satın aldığına, meydana gelen olayın yanlış anlamanın bir tezahürü olduğuna, sanığın kastının hırsızlık olsaydı evi ilk gezdiği anda bu koltukları rahatlıkla götürebileceğine, sanığın tanığa koltukları alma iradesini açıkça dile getirdiğine, amacı hırsızlık olan bir kişinin kendisini bu kadar açığa çıkaracak şekilde hareket etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında ikinci kez tekerrür uygulamasına esas Ünye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli, 2018/492 Esas, 2019/325 Karar sayılı ilamında tekerrüre esas alınan, kasten yaralama suçundan doğrudan verilen 3.000,00 TL adli para cezasına ilişkin Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli, 2017/374 Esas, 2017/687 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün kesin nitelikte adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.07.2020 tarihli ve 2019/13-123 Esas, 2020/334 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 14.04.2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesinin son fıkrasına eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki ibare gereğince aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen ve kesin olmaları nedeniyle istinaf yoluna başvurulamayacak hükümlerin, tekerrür uygulamasına esas alınamayacaklarına ilişkin mezkûr düzenleme uyarınca sanığın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki adlî para cezasına ilişkin anılan mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınma koşulunun ortadan kalkmış olduğu, ancak sanığın adlî sicil kaydında bulunan Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2019 tarihli 2019/460 Esas, 2019/726 Karar sayılı 13.11.2019 tarihinde kesinleşen ilâmı ile kasten yaralama suçundan verilen 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararda da sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve ikinci kez tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olan kısmın çıkartılarak, yerine “Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2019 tarihli 2019/460 Esas, 2019/726 Karar sayılı ve 13.11.2019 tarihinde kesinleşen ilâmında kasten yaralama suçundan verilen 3 ay 22 gün hapis cezası tekerrüre esas alınarak sanık hakkında hükmolunan cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin yazılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.