Yargıtay, sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararını onarken, konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin temyiz başvurusunu hukuki engel nedeniyle reddetmiştir.
Özet: Sanık hakkında, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen cezanın temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi usulden reddedilmiş; hırsızlık suçuna ilişkin hükme yönelik yapılan temyiz başvurusunda ise, sanığın aynı kastla birden fazla ikametten hırsızlık yaptığı gerekçesiyle davaların birleştirilmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki iddialar hukuka uygun bulunmayarak reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1606 E., 2023/2592 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02.10.2023 tarihli ve 2023/1606 Esas, 2023/2592 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafîinin temyiz isteminin, sanığın aynı kast ile birden fazla ikametten hırsızlık yaptığı göz önüne alınarak davaların birleştirilmesi gerektiğine, sanığın suçu samimi olarak ikrar etmesi sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafîinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Akseki Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.