Marka hükümsüzlüğü ve YİDK kararı iptali talepli temyiz davasında, benzer markalar arasında karıştırılma ihtimali ve davacının ciddi kullanım ispatı yükümlülüğü değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, "..." ve benzeri markaların sahibi davacının, davalıya ait "..." ibareli markanın tescilinin hükümsüzlüğünü talep ettiği ve kendi markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürdüğü bir davayı ele almaktadır. Davacı, daha önce markalar dairesinin kısmi reddini takiben YIDK tarafından bazı markaları için ciddi kullanım ispatı istenmesine rağmen bu ispatın yetersiz bulunmasının hatalı olduğunu iddia etmiştir. Davalılar ise, kendi markalarıyla davacının markaları arasında karışıklık ihtimali olmadığını ve davacının ciddi kullanım ispatı külfetini yerine getiremediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının itirazına dayanak gösterilen 5 yılı aşkın süredir tescilli markaları için ciddi ve markasal nitelik arz edecek mahiyette kullanım delili sunamadığını tespit ederek, bu markaları iltibas değerlendirmesinde dikkate almamış ve davanın esastan reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/4 Esas, 2025/174 KararHÜKÜM : Esastan retBölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2004/... “...”, 2004/... “...+şekil”, 2004 ... “... levent”, 2011/... “...”, 2014/... “...”, 2015/... “radyo ...”, 2015/.... “radyo ...” ibareli markaların sahibi olduğunu, ... içinde ve dünya çapında sahip olduğu geniş ticari ağ kapsamında ticari faaliyetlerinin bir kısmını uzun süredir "..." markası adıyla sürdürdüğünü, "..." markasının ciddi bir bilinirliğe sahip olduğunu, davalı Şirketin 2018/... sayılı "...” ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkili tarafından bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından müvekkilinin 2014/... sayılı markasına dayalı olarak dava konusu başvurunun 19. sınıf yönünden kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili markalarının ciddi kullanımının ispatlanamadığına yönelik Kurul kararının hatalı olduğunu, müvekkiline ait kullanım ispatı istenen 2004/... sayılı "...+şekil", 2004/... sayılı "... levent" ve 2004/... sayılı "..." markalarının 35,36,37,41,42,43, 44... . sınıf hizmetlerde, 2011/... sayılı "..." markasının ise 38. sınıf hizmetlerde tescilli bulunduğunu, dilekçe ekinde sunulan örnek belgelerden de "..." markasının aktif şekilde kullanıldığının görüleceğini, internet üzerinden yapılacak basit bir aramayla dahi “...” markasının ciddi kullanımının olduğunun ve bilinirliğinin tespit edilebileceğini, dava konusu "..." markası ile müvekkili markaları arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali olacak şekilde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun ana unsuru olan “...” ibaresi ile müvekkili markalarının bir harf fark (n/l) dışında aynı harflerden oluştuğunu, aynı harflerle başlayıp aynı harflerle bittiğini, baş ve son harflerinin aynı olduğunu, tescil edilen “...” markası ile müvekkili markalarının esas unsurunu oluşturan “...”/”...” ibarelerinin yazılış-okunuş, görsel ve işitsel olarak benzediğini, aralarındaki bu benzerliğin ilgili tüketici nezdinde karıştırılma olasılığına yol açacak düzeyde olduğunu, davalı yanın, müvekkiline ait markanın toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden faydalanmak istediğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile davacıya ait markalar arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait markada yer alan “...” ibaresinin, köklü bir aile olan müvekkili Şirket hissedarlarının soyadından geldiğini, davacının itirazı üzerine müvekkili başvurusu kapsamından 19. sınıf malların çıkarıldığını, davacının dayanak gösterdiği markalarını, Türkiye’de ciddi biçimde kullandığını kanıtlaması gerekirken, bu ispat külfetini yerine getiremediğini, müvekkilinin "..." ibaresi üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, davacı yanın bahse konu markaları ile müvekkili başvurusu arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, tüketicilerin markaları karıştırmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun 23.07.2018 tarihinde yapıldığı, itiraz aşamasında başvuru sahibi davalının, davacının itirazına dayanak gösterdiği 2004/..., 2004/..., 2004/...., 2011/.... sayılı markalara ilişkin kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacının itirazına mesnet bu markaların, dava konusu marka başvurununun yapıldığı tarih itibariyle 5 yılı aşkın süredir tescilli olup, davacının iltibas iddiasına dayanak gösterdiği işbu markaları kapsadıkları tüm mal ve hizmetler üzerinde kullandığını ispatlaması gerektiği, davacı yanın "..." markasını, uyuşmazlık konusu 16,35, 36, 37... . sınıflar başta olmak üzere kapsadıkları mal ve hizmetlerde ciddi ve markasal nitelik arz edecek mahiyette kullanımlara konu ettiğini ortaya koyar nitelikte delillerin marka işlem dosyasında bulunmadığı, bu bağlamda sayılan davacı markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi bakımından iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmadığı, sadece 2014/109106, 2015/277 50... /27761 sayılı markalar esas alınarak değerlendirme yapıldığı, eldeki davanın 29.01.2021 tarihinde açıldığı, davacının hükümsüzlük istemine dayanak gösterdiği 2004/..., 2004/..., 2004/..., 2011/... sayılı markalarının, dava tarihi itibariyle 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğu, davacının işbu markaları, tescilli oldukları mal ve hizmetler üzerinde kullandığını ispatlaması gerektiği, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen 2014/109106, 2015/277 50... /27761 sayılı markalar bakımından ise davacının, kullanım ispatı sunma zorunluluğu bulunmadığı, marka işlem dosyasına sunulan deliller ile işbu dava kapsamında sunulan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının hükümsüzlüğe dayanak gösterdiği 2004/..., 2004/..., 2004/..., 2011/... sayılı "..." markalarını, uyuşmazlık konusu 16,35,36, 37... . sınıflar başta olmak üzere, kapsadıkları mal ve hizmetlerde ciddi ve markasal nitelik arz edecek mahiyette kullandığını ispatlayamadığı, sonuç olarak gerek YİDK kararının iptali gerekse markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından, davacının hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği 2004/..., 2004/..., 2004/..., 2011/... sayılı markalarını, tescilli oldukları mal veya hizmetler bakımından dava konusu marka başvurusu/dava tarihinden önceki son 5 yıl içinde ciddi surette ve markasal olarak kullandığını ispatlayamadığı, SMK'nın 19/2 ve 25/7 hükümleri uyarınca aynı Kanun'un 6/1 hükmü uyarınca yapılacak iltibas değerlendirmesinde numarası belirtilen bu markaların değerlendirme dışında tutulması gerektiği, dava konusu 2018/... sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için … (19. Sınıf) 19/01 Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler : Kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. 19/02 Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. 19/03 Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. 19/04 Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. 19/05 İnşaatlar için cam ürünleri. 19/06 Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. 19/07 Akvaryum kumları… mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ile davacıya ait 2014/109106 sayılı marka kapsamında yer alan 19. sınıf malların benzer olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle davacıya ait 2015/277 50... /27761 sayılı markaların kapsamlarında yer alan ve 38. sınıfta yer alan hizmetler arasında ise benzerlik ilişkisi kurulamadığı, "k-a-l-y-o-n" ve "k-a-n-y-o-n" şeklinde altı harften oluşan taraf markalarının esas unsurları arasında yalnızca 3. sıralarında bulunan "l-n" harfleri açısından bir farklılık bulunduğu, her iki kelimenin de iki heceli olarak "kan-yon" ve "kal-yon" şeklinde telaffuz edilecekleri, her ne kadar kelimeler arasındaki tek harf farkı, kelimelerin farklı anlamlar kazanmasına neden olmuş ise de bu anlam farklılığına konu dava konusu kelimenin anlamının, davaya konu 19. sınıf malların satışına ilişkin tüketici kitlesi nezdinde yaygın olarak bilinmeyeceği, anlamsal farklılığın taraf markaları arasında doğrudan somut bir farka sebebiyet vermediği, bu nedenle özellikle harf dizilimsel ve fonetik açıdan işaretler arasında var olan benzerliğin tüketiciler nezdinde de yanılgı oluşturabileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde, bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşecekleri, SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davalının 2013/... sayılı markasının, müktesep hakka dayanak oluşturmadığı, davacının "..." markasının ülkemizde tanınmış marka olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler : Kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2018/... sayılı markanın aynı hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, 18.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.