Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyetlere karşı yapılan tüm temyiz başvurularını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararlarını onadı.
Özet: Sanıklar hakkında hırsızlık ve bir sanık hakkında kamu malına zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik olarak, sanık müdafilerinin cezaların alt sınırdan uzaklaşılması, Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerinin uygulanma koşulları, zincirleme suç hükümleri ve eksik araştırma gibi farklı gerekçelerle yaptıkları temyiz başvuruları ile katılan vekilinin sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılması ve cezanın ertelenmemesi gerektiği yönündeki talepleri incelenmiş; bölge adliye mahkemesince verilen hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, tüm temyiz istemleri reddedilerek hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/3435 E., 2019/2057 K.SUÇLAR: Hırsızlık, kamu malına zarar vermeHÜKÜMLER: İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasıİlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan ve sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/5. maddesinin uygulanması şartlarının oluşmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/5. maddesinin uygulanması şartlarının oluşmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşmadığına ve takdirî indirimin daha fazla yapılması gerektiğine "; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/5. maddesinin uygulanması şartlarının oluşmadığına ve eksik araştırma sonucu karar verildiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/5. maddesinin uygulanması şartlarının oluşmadığına ve cezadan daha fazla indirim yapılması gerektiğine"; katılan vekilinin temyiz isteminin "sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılması ve sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen cezanın ertelenmemesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan ve sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.