Kadastro sırasında hazine adına tespit edilen taşınmazın zilyetlikle iktisabı, orman vasfı ve hak düşürücü süre itirazları üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla açılan davada, hazine adına tarla vasfıyla tespit edilen taşınmaz hakkında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, taşınmazın orman toprağı veya devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayıp, davacının nizasız ve fasılasız zilyetliği ile iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle tescile karar vermiş; davalı hazine ve orman idaresi ise bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayandığını, hak düşürücü sürelerin geçtiğini ve taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2175 E., 2024/1187 KİLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro MahkemesiSAYISI : 2021/210 E., 2022/166 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 36... parsel sayılı 6.424,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince yapılan orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması bulunduğu, 14.03.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.Davacı vekili dava dilekçesinde; 1982-1984 yılları arasında yapılan kadastro çalışmasında tespit harici bırakılan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine istinaden müvekkili adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış; bilahare, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda 1 36... parsel olarak sınırlandırıldığının anlaşılması üzerine Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek, dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.II. CEVAPDavalılar, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın yörede 1983 yılında yapılan tesis kadastrosu esnasında tescil harici bırakıldığı, hangi nedenle tescil harici bırakıldığının paftasında ve teknik evraklarında anlaşılamadığı, yörede 1993 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sayılmayan alanda kaldığı, 2021 yılında yapılan yenileme çalışmasında tarla vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibari ile orman toprağı vasfında olmadığı, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi vasfında olduğu, davacının zilyetliğinin nizasız ve fasılasız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 36... parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan teknik bilirkişi raporlarına göre, taşınmazın ekili-sürülü vaziyette tarımsal faaliyet yapıldığı, hava fotoğraflarında taşınmazın kullanımının net olarak gözüktüğü, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaz hakkında imar ihyanın tamamlandığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; imar-ihya şartlarının ayrıntılı olarak incelenmediğini, bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olduğunu, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını ve taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup Hazine adına tescili gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uyarınca orman kadastro çalışmalarının 14.06.1993 tarihinde ilan edilmek suretiyle kesinleştiğini, 3402 sayılı Kanun'un 11... . maddelerinde düzenlenen 30 gün ve 10 yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiğini, husumet itirazları bulunduğunu, batısında Kestanelik Sırtı devlet ormanı, doğusunda 0 ada 1881 parsel sayılı taşınmaz, kuzeyinde 1982 parsel ve 1 04... parsel sayılı taşınmazlar, güneyinde ise 18 87... parsel sayılı taşınmazlara komşu olan ve bu taşınmazların arasındaki yerin yapılan ve kesinleşen orman kadastro tutanak ve haritalarına göre 80... nolu O.S. noktasının sol tarafında orman sınır hattına bitişik orman sayılmayan yerde kaldığı, dava konusu yerin 1958 yılı baskılı G24-a4 Pafta numaralı memleket haritasında açık renkli orman sayılmayan alanda kaldığının tespit edildiğini, izah edilen nedenle davanı Orman Genel Müdürlüğü açısından husumet yönünden reddi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı ve aktarılan dava tarihi itibarıyla davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.