Onaylanan konkordato projesine rağmen çek bedellerinin ödenmemesi üzerine alacaklının konkordatonun kısmen feshini talep etmesi ve buna ilişkin mahkeme kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bir alacaklı şirket, konkordato projesine dahil edilmiş alacağı olmasına rağmen, borçlu şirketin konkordato tasdik kararının kesinleşmesinden sonraki ilk taksiti çek bedellerini ödememesi üzerine konkordatonun kısmen feshini talep etmiş; borçlu şirket ise çeklerin usulüne uygun ibraz edilmediği için ödeme yapılmadığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi, borcun ödenmesi için çeklerin fiilen ibrazının gerektiği ve ödeme talebinin bu şekilde yapılması gerektiği gerekçesiyle bireysel davalıya yönelik davayı reddetmiş, borçlu şirketin konkordatosunun davacı yönünden kısmen feshine karar vermiş, bu karar istinaf ve temyiz incelemelerinde de her iki tarafın itirazlarının yerinde görülmemesiyle kesinleşmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/1807 E.  ,  2025/2718 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/508 E., 2025/338 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/178 E., 2024/639 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı .... ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların konkordato projesinin tasdik edildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkili şirketin keşidecisi davalı şirket olan üç adet çekin hamili olduğunu, çek bedellerinin tahsil edilememesi üzerine ... 22. İcra Dairesi'nin 2018/32870, ... 27. İcra Dairesi'nin 2018/33215 ve ... 22. İcra Dairesi'nin 2023/36922 sayılı dosyaları üzerinden icra takibine girişildiğini ve buradan da bir tahsilat yapılamadığını, konkordato projesinin kabulü ve tasdikine ilişkin rapora göre müvekkil alacağının nisaba dahil edildiğini ve ödeme planında yer aldığını, ilk taksit tarihi geçmesine rağmen davalı borçlu şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek İİK'nın 308/e uyarınca konkordatonun feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'un davada taraf sıfatının bulunmadığını, davalı şirket yönünden davacının alacaklı olduğunu ispatlaması halinde ödeme yapmaya hazır olduğunu, konkordato projesinde 393.750,00 TL alacak kaydının bulunduğunu, buna rağmen takip yasağına aykırı davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konkordato tasdik kararının 23.03.2022 tarihinde kesinleştiği, projeye göre ilk taksit başlangıç tarihinin 23.09.2023 olduğu, konkordatoya tabi borcun ödenmesi için çeklerin borçluya teslimi gerekmemekte ise de çeke dayalı ödeme talebinin çekin aslının borçluya ibrazı suretiyle ileri sürülebileceği, borçlunun ancak borcunu yetkili hamile ödemekle borcundan kurtulabileceği, dava tarihinden önce çeklerin projeye dahil olan alacaklı tarafından davacı borçlu şirkete ibrazı suretiyle ödeme talebini ileri sürülmesi gerektiği ve davacı tarafça davalı şirkete yönelik icra takibine başlandığı, konkordatonun kendisi bakımından feshini istemek hakkının yalnızca konkordato kapsamındaki alacaklıya tanındığı, davalı ...'a yönelik konkordato projesinde davacının alacaklı olarak yer almadığı gerekçesiyle davalı ...’a yönelik davanın reddine, davalı şirkete yönelik davanın kabulü ile tasdik edilen konkordatosunun davacı yönünden kısmen feshine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; konkordatonun feshi koşullarının davalı ... yönünden de oluştuğunu, davalı ...'un müvekkil şirketin alacaklı olduğu üç çekte de lehtar olduğunu ve icra dosyalarında ise borçlu sıfatına haiz olduğunu beyan etmektedir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; icra takibi açılmış olsa dahi çekin borç doğurucu etkisini haiz hale gelmesi için gerekli olan ibrazın gerçekleşmediğini, konkordato mühleti içinde yeni icra takiplerinin başlatılması ve başlamış takiplerin devamının hukuken mümkün olmadığını, davacının çeklerin icra dairesi kasasında olduğunu belirterek fiilî ibrazdan kaçındığını, kıymetli evrak usulüne uygun ibraz edilmediğinden ödeme yapılmadığını, çek ibraz edildiği ve konkordato hükümlerine uygun talepte bulunulduğu takdirde ödemenin derhal yapılacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.12.2020 tarihli, 2018/701 Esas, 2020/705 Karar sayılı kararı ile davalı şirketin konkordato projesinin tasdikine, konkordatoya tabi alacaklardan ana paranın %75'inin konkordato kararının kesinleşmesinden itibaren 12 ay ödemesiz süreden sonra başlamak üzere 6 aylık dönemlerde 5 eşit taksit halinde ödenmesine karar verildiği, kararın 23.03.2022 tarihinde kesinleştiği, konkordato projesi kapsamında tenzilat sonrası 393.750,00 TL olarak davacı şirket adına alacak kaydedildiği, bu durumda konkordato tasdik kararında belirtilen ödeme planı çerçevesinde taksit ödemeleri yapılması gerekirken mahkemece çekin aslının borçluya ibrazı suretiyle ileri sürülebileceği şeklinde yanılgılı gerekçeyle karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin re'sen değiştirilerek ve düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/4. maddesi hükmü gereğidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz karar harcının ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.