Kadastro tespitine itirazda, mirasçılar arası zilyetliğin ortak miras kabulü ve kazandırıcı zamanaşımıyla mülk edinme iddiasının reddi.
Özet: Kadastro tespitiyle zilyetlik esasına göre bir şahıs adına kaydedilen taşınmazla ilgili açılan itiraz davasında, başlangıçta davanın reddedilmesi üzerine istinaf mahkemesince yerel mahkeme kararının kaldırılması ve mirasçılık ilişkisi ile zilyetliğin belirlenmesi yönündeki bozma sonrası, yeniden yapılan yargılamada taşınmazın kök muristen miras yoluyla intikal ettiğinin sabit olduğu tespit edilmiştir; bu durumda mahkeme, ortak mirasçılardan birinin miras bırakandan intikal eden yer üzerindeki zilyetliğinin tüm mirasçılar adına sürdürülmüş sayılacağını ve bu durumun mirasçılar arasında zilyetlikle kazanım koşullarını ortadan kaldıracağını belirterek, taşınmazın miras paylarına göre tescil edilmesi gerektiği yönünde karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2023/2992 E.  ,  2025/102 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1581 E., 2023/129 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar (Rize) Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2019/5 E., 2022/19 K.
    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen hükme karşı davalı ..... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ..... tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro sırasında, Rize ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 493 ada 6 parsel sayılı 3.618,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak ..... adına tespit edilmiş ve ..... ve .....’in yaptıkları itiraz Kadastro Komisyonunca reddedilmiştir.
    Davacı ..... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, kadastro tespitinin ipt... ile Rize ili ... ilçesi ... Mahallesi 493 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında müdahiller ... ve ....., taşınmazın kök muris...’ya ait iken oğulları ... ve S...m’e taksim edildiğini, yakın murisleri S...m’in ölümü ile taşınmazın 1/2 hissesinin kendilerine kaldığını ileri sürerek, bu hissenin adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
    İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2014/3 Esas, 2018/9 Karar sayılı kararı ile verilen ispatlanamayan davanın reddine, taşınmazın kadastro komisyonu kararı gibi tesciline ilişkin önceki karar, asli müdahil .....'in istinaf başvurusu üzerine Samasun Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli ve 2018/1960 Esas, 2018/1775 Karar sayılı kararı ile "... taşınmaz başında yeniden yapılacak keşifte; dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne sebep ve ne şekilde kaldığı, halen ne zamandan beri kimin kullanımında olduğu, taşınmaz tarafların ortak miras bırakanlarından kalan bir yer ise; paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise; kime kaldığı, taraflar arasında mirasçılık ilişkisi bulunup bulunmadığı hususlarının yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklardan sorularak belirlenmeye çalışılması, tanık beyanları arasında çelişki çıktığı takdirde usulüne uygun şekilde keşifte giderilmesi, taşınmazın tarafların ortak miras bırakanlarından kalan bir yer olduğunun anlaşılması h...nde; ortak miras bırakana ait varsa miras bırakanın güncel veraset ilamı dosyaya getirtilmeli, yoksa 3402 Kadastro Kanunu'nun 25/1. maddesi çerçevesinde veraset ilamı kadastro mahkemesi hakimi tarafından düzenlenip ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama yapılıp karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "... mahallinde yapılan keşifte, her ne kadar mahalli bilirkişi ..... tarafından dava konusu yerin davalı ...'a annesi ...'den, ...'ye ise eşi...'den geçtiği beyan edilmiş ise de, dinlenen diğer mahalli bilirkişi ve tutanak tanıkları tarafından arazinin tamamının Demircioğullarından...'ya,...'dan da çocukları ... ve .....'ya intikal ettiği, taşınmazın ... ve S...m eşleri tarafından fiilen kullanıldığı, gurbete gidenlerden sonra aynı evin kızı olduğundan davalı ...'ın annesi ... tarafından kullanıldığı beyan edilmiştir. Mahalli bilirkişi ..... beyanına yapılan itirazlar ile kendi beyanı ile de keşif zaptına geçirildiği şekliyle Sarı soyisimli davacı ve asli müdahil taraflar ile aralarında husumet oluştuğu da gözetilerek, tutanak ve taraf tanıklarınca kök muris...'dan intikal eden yer olduğu beyan edilen dava konusu taşınmaz hakkında, birbiri ile uyumlu ve görgüye dayalı diğer mahalli bilirkişi ve tutanak ile taraf tanıkları beyanlarına itibar edilmesi ile dava konusu taşınmazın kök muris...'dan kalan yer olduğu hususunda kanaat oluştuğu,...'nın vefatı ile çocukları ... ve .....'ya intikal ettiği beyan edilmiş ise tüm mirasçıları arasında taksimen bu kişilere geçtiği hususunda açıklama yapılmadığı, bu durumda...'dan intikal eden taşınmazın tüm mirasçılarına miras payı oranına göre intikal edeceği, bekar ölümlü .....'ya giden miras payının bekar ölümü üzerine babası ...'a intikal eden kısmın, ...'ın ölümü ile kendi çocukları olan, ikinci eşi...'dan olma ... ve ...'e de geçeceği, h...yle ... evladı davalı ...'ın anlatılan şekli ile yapılan veraset hesabına göre kök muris...' dan gelen miras hakkına payı ile sahip olduğu, ortak kök muristen gelen yer üzerinde mirasçılardan biri tarafından sürdürülen zilyetliğin tümü adına sürdürülmüş sayılacağı ve aralarında zilyetlik yolu ile kazanımın oluşmayacağı, gözetilmek suretiyle davacılar ve asli müdahillerin miras payına düşen kısmın adlarına yazılmak suretiyle tesciline, kalan kısmın tespit m...ki davalı ..... üzerinde bırakılmasına karar vermek gerektiği ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 493 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin ipt... ile davacılar, asli müdahil ve davalı adlarına hükümde belirtilen payları oranında tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ..... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ..... tarafından temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Karaaslan vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 inci maddesi uyarınca ONANMASINA;
    Peşin alınan harcın onama harcı olarak mahsubuna,
    İlama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.