Davacının ... ibaresine dayalı marka tescil itirazının, ibarenin hemşirelik mesleğiyle özdeşleşerek vasıf bildirmesi sebebiyle ayırt edicilik vasfının tartışılarak reddedildiği temyiz kararı.
Özet: Bir vakfın, kendi tescilli markasına benzerliği nedeniyle, bir üniversitenin "..." ibareli marka başvurusunun eğitim hizmetleri sınıfı için tescilini sağlayan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, "..." ibaresinin hemşirelik mesleği ile özdeşleşmiş, tarihsel ve coğrafi olarak tanınmış bir isim olup, mesleğin niteliğini ve kalitesini bildirir nitelikte olduğunu, dolayısıyla markasal ayırt edicilik taşımadığını değerlendirerek, davayı esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1974 Esas, 2025/130 KararHÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ... numaralı ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin 2017/... sayılı ve "...Mektepleri ve Hastaneleri Vakfı" ibareli markayı mesnet göstererek, başvurunun yayımına itiraz ettiklerini, itirazların kısmen kabul edilerek başvurunun 41. sınıf "Eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından kısmen reddedildiğini ancak davalı ... bu karara yaptığı itiraz üzerine bu kez Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla 41. sınıf yönünden ret kararının kaldırılmasına karar verildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin itiraza mesnet markasının ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığını, markaların aynı ve benzer sınıfları kapsadığını, 22... 'da ...'nin resmi anlamda ...Mektepleri ve Hastaneleri Tesisi'nin kuruluşunda sorumluluk üstlendiğini, tesisin daha sonra vakıf ismini aldığını, 05.03.2012 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile okulun ... Üniversitesi...Fakültesi ismini aldığını, ... ibaresinin müvekkili Vakfın unvanını çekirdek unsurunu oluşturduğunu, müvekkilinin itiraza dayanak markasını yarım asırdan fazladır 44. sınıf emtiaları bakımından kullanıldığını, markalarının tüketiciler nezdinde tanınmışlığından ötürü başvuru sahibi tarafından müracaat edilmiş olan ": ... Hemşirelik Fakultesi" ibareli markanın, müvekkiline ait bir marka olduğunun düşünüleceğini, müvekkilinin hem vakıf ismi, hem fakülte ismi olarak "..." ibaresi üzerinde üstün hak sahipliği olduğunu, dolayısıyla başvurunun 41. sınıf için de reddinin gerektiğini, başvurunun aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkili vakfın 1956 yılından beri markayı kullandığını ileri sürerek 2021-M-... sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Üniversiteye bağlı "... Hemşirelik Fakültesinin 1961 yılında bu ismi Yüksek Öğretim Kurulunun da onayıyla yüksekokul olarak kullanmaya başladığını, davacı vakıf senedinin ise 1969 yılında tescil edildiğini, 1975 yılında davacı Vakıfla imzalanan protokolle 99 yıl süreyle fakültenin şu an bulunduğu taşınmazın davacı Vakıf tarafından üniversiteye tahsis edildiğini, ... Üniversitesinin ... Üniversitesi Rektörlüğü ve ... ... Rektörlüğü olarak ikiye bölünmesinden sonra...Fakültesinin ... Rektörlüğüne geçtiğini, "..." markalı bir çok kurumun bulunduğunu, bunların arasında Grup ... Hastaneleri, ... ... Hastanesi gibi sağlık kuruluşlarının da yer aldığını, müvekkilinin de sağlık alanında yıllarca hizmet eden köklü bir kamu kurumu olduğunu, hemşirelik mesleği için yeni hemşireler yetiştirerek kamu hizmeti verdiklerini, hemşirelik fakültesine bu ismi vererek ticari gelir elde etmediklerini veya mali menfaat sağlamadıklarını, "..." isminin hemşirelik alanında vasıf bildirdiğini ve topluma mal olduğunu, sadece daha önce tarihli tescil ettirme hakkı iddiasıyla bu isimden kaynaklanan tüm hakların münhasıran davacı Vakfa hasredilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2019/... sayılı marka kapsamında yer alan “eğitim ve öğretim hizmetleri”nin, davacının itiraza mesnet gösterdiği 2017/... tescil numaralı markasının kapsamındaki “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile aynı olduğu; karşılaştırılan marka işaretlerinde “... Hemşirelik Fakültesi / Hemşire Mektepleri” ibarelerinin ortak nitelikte olduğu, taraf markalarındaki “hemşirelik fakültesi” veya “hemşire mektepleri” ibareleri ile davacının mesnet markasında yer alan “ve hastaneleri vakfı” ibaresinin markasal ayırt edicilik içermediği, taraf markalarında ortak unsur durumundaki “...” ibaresinin bir kişi ismi olup hemşirelik mesleği ile özdeşleştiği, Google arama motoru üzerinden yapılan araştırmalarda; ...’in dünyada ilk hemşirelik okulunun (1860-Londra) kurulmasıyla hemşirelik vakfının temellerini attığı, hemşirelik yemininin ... yemini olarak anıldığı, 12 Mayıs’ta kutlanan dünya hemşireler gününün ...’in doğum günü olduğu gibi bilgilere ulaşıldığı, araştırma kaynaklarına ilişkin örneklerde de vurgulandığı üzere ... isminin, hemşirelik mesleği ile sıkı bir bağ içinde bulunduğu, hemşirelik mesleğinin niteliğinin ifadesi bakımından da ... isminin kullanılmasının kalite, nitelik veya vasıf bildirecek düzeyde olduğu, nitekim hemşirelere veya hemşire yardımcılarına "yaralılara, hasta veya engellilere olağanüstü cesaret veya bir çatışma ve felaketin sivil kurbanlarına olan yardımlar"a göre verilen uluslararası bir ödülün adı da “... ...” olduğu, dolayısıyla taraf markalarında ortak unsur durumunda olan “...” isim/ibaresi hemşirelik mesleği ve doğal olarak bu mesleğe yönelik eğitim-öğretim faaliyetleri bakımından nitelik, kalite veya vasıf bildireceğinden ayırt ediciliği düşük bir ibare olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı, buna göre; davalı markasında yer alan "...." şeklindeki bir dizi kısaltma ile davacının mesnet markasında yer alan şekil unsuru taraf markalarındaki ortak olmadıkları, birbirinden farklılık gösteren bu unsurların, taraf markalarındaki ortak unsurların ayrılmasına katkı sağladıkları, çünkü ayırt ediciliği zayıf olan ibarelerin karşılaştırılmasında ortak olmayan unsurların etkisinin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla çekişme konusu bakımından ileri sürülen “...” ibaresinin hemşirelik ve hemşirelik eğitim-öğretimi ile özdeşleşmiş ve dünya çapında bir isme ilişkin olmasından dolayı ayırt ediciliğinin zayıf olması, davaya konu 41. sınıf hizmetlerin dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine hitap etmeleri, dava konusu markada ayırt edicilik oluşturan kısaltma ile davacının mesnet markasındaki şekil unsurunun çekişme konusu yapılan işaretler bakımından herhangi bir benzerlik veya ilişkilendirme ihtimalinin doğmasını engellemesi gibi hususlar dikkate alındığında; dava konusu marka başvurusu ile itiraza mesnet marka arasında, davaya konu 41. sınıfta yer alan hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar her iki taraf markasının esas unsuru "... ibaresi olup, 41. sınıf "eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından emtia benzerliği de gerçekleşmiş ise de, içerisinde eğitim ve hemşirelik konusunda uzman bilirkişilerin de bulunduğu heyet tarafından düzenlenen, çekişmeli ibarenin ayırt ediciliğine ilişkin teknik değerlendirmeler içeren, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, ... ibaresinin hemşirelik mesleği ve doğal olarak bu mesleğe yönelik eğitim-öğretim faaliyetleri bakımından nitelik, kalite veya vasıf bildireceğinden ayırt ediciliği düşük bir ibare olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu hale göre hemşirelik eğitiminde ayırt ediciliği düşük ... ibaresinin ortaklığının taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet vermeyeceği, dava konusu markada yer verilen ilave ibarelerin iltibası engellediği, 41. sınıf "eğitim ve öğretim hizmetleri"nin dikkat ve bilinç seviyesi yüksek tüketicilerinin taraf markalarını ayırt edebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.B.Değerlendirme ve GerekçeHer ne kadar Mahkemece "...” ibaresinin dünyaca ünlü hemşire ismi olduğu ve kullanıldığı, bu nedenle de ayırtediciliğinin düşük olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de dava konusu 2019/... sayılı marka kapsamında yer alan “eğitim ve öğretim hizmetleri”nin, davacının itiraza mesnet gösterdiği 2017/.... tescil numaralı markasının kapsamındaki “eğitim ve öğretim hizmetleri” ile aynı olduğu, “... Hemşirelik Fakültesi / Hemşire Mektepleri” ibarelerinin ortak nitelikte olduğu, söz konusu marka olan “...” ibaresinin davacı tarafa Bakanlar Kurulu kararı ile verildiği ve ayırtedicilik sağladığı, davacıya aidiyeti noktasında zayıf marka olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.