Banka hesabından bilgisi dışında altın satıldığı iddiasıyla açılan itirazın iptali ve altın iadesi davasında, davacının işlemlere icazet verdiği ve Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki iyi niyet ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesi, davacının banka hesabından yapıldığını iddia ettiği izinsiz altın satışlarına ilişkin itirazın iptali davasında, davacının daha önce benzer nitelikte çok sayıda işlem gerçekleştirmesi, uzun süre itiraz etmeyerek işlemlere icazet vermiş sayılması ve davanın hesap hareketlerinden yaklaşık beş yıl sonra açılmasının Türk Medeni Kanunundaki iyiniyet ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin davayı kabul kararını bozarak davanın reddine karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/2664 E.  ,  2025/7606 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI :2024/217 Esas, 2025/212 Karar
HÜKÜM :Ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı temlik eden vekili dava dilekçesinde; davalı banka aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlu vekili tarafından borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiğini, bu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın müşterisi olan müvekkilinin banka nezdindeki hesaplarından davacının bilgisi dışında işlemler yapıldığını, söz konusu hesaplarda müvekkili bilgisi dışında gerçekleştirilen işlemlere ait dekontlardaki imzaların da müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davacının hesaplarında bilgi ve görgüsü dışında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle açılan icra takibine karşı davalı tarafından yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, icra dosyası alacağı tüm ferileri ile birlikte ... 13. Noterliği'nin 27.10.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı alacağın devriyle temlik alan ... tarafından devranılmış, ... vekili tarafından dosyaya sunulan 26.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali taleplerini 5.437,29 gram altının aynen iadesi şeklinde ıslah ettikleri belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.347,29 gram altının aynen iadesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin internet üzerinden log kayıtlarına giriş yapılarak gerçekleştirildiğini, aradan 5-6 yıl geçtikten sonra itiraz edildiğini, davacının bilgisi ve onayı ile işlemlerin yapıldığını, yapılan işlemlere itirazın olmadığını, ispat yükü üzerinde olan davacının iddialarını ispat edemediğini, dava konusu işlemlerden sonra davacı asılın hesabında çok sayıda işlem gerçekleştirdiğini, dava konusu işlemlere itiraz etmediğini, işlemleri kendisinin gerçekleştirmediği şekilindeki iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birinci imza incelemesine konu olan 47 adet dekont nedeniyle davacının zararının 3.870,18 gram altın olduğu, böylece davayı devreden dava dışı üçüncü kişinin toplam zararının altın cinsinden (5.630,60 + 3.870,18 =) 9.500,78 gram altın olduğu, her ne kadar bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan rapor ile ikinci imza incelemesine konu olan imzanın olmadığı belirtilen 17 adet dekontun tümünde yapılan altın bozumu işlemlerinin karşılıklarının davacının eşi olduğu teftiş raporu ile tespit edilen ...'a havale yapıldığı, dava konusunun davacı tarafça devralınan 5.437,29 gr. altına münhasır olduğu, davada taraf olmayan devredeni ilgilendiren ve dava konusu olmayan (9.500,78-5437,29=) 4.063,49 gram altının bu dosyada hakkın sahibi olan ...'ın taraf olmaması nedeniyle inceleme konusu yapılamayacağı, davacının temlik aldığı alacak tutarı üzerinden, dava konusu altınlar konusunda yapılan işlemlere ait dekontlardaki imza, devreden hesap sahibine ait olmadığından davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.437,29 gr. altının davalı banka tarafından davacıya iadesine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, hesabından 07.01.2013 tarihinden itibaren toplam 85 işlemde toplam 12.156,66 gr altının ..., ... ve İvedik şubelerinden satıldığı, satış bedellerinin TL, euro veya USD olarak gerek davacı tarafça bizzat nakit çekildiği gerek davacının eşi ...'ün hesabına havale yapıldığı, davacının bahsi geçen 85 işlemden sadece 39 adedini dava konusu edip bu tarih aralığında eşine havale yapılan 897,93 gram altın karşılığını dava konusu etmediği, dava konusu işlemlerden sonra hesabı üzerinde bizzat tasarrufta bulunduğu, bu durumda davacının daha önce hesabından yüklü miktarda altın satışı yapıldığını fark etmemesinin mümkün olmadığı, işbu davanın da hesaptaki son işlem tarihinden yaklaşık 5 yıl 4 ay sonra açılması nazara alındığında, davalı tarafından yapılan diğer işlemlerin de davacıyı bağladığının, yapılan işlemlere icazet verildiğinin kabulü gerekeceği ve işbu davanın açılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesi uyarınca iyi niyetle bağdaşmadığı, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuş olup davalı bankanın bu yöndeki istinaf itirazının kabulü ile varılan sonuç itibarıyla davacının vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının bilgisi ve rızası dışında hesabından tahsil edildiği iddia edilen 5.437,29 gram altının davalı bankadan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebi ile açılmış olup temlik alan davacı vekilinin tam ıslahı sonrasında 5.437,29 gram altının aynen iadesi istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Davacının bilgisi ve rıza dışında hesabından tahsil edilen gram altın nedeni ile uğradığı zararın, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalı bankadan tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin açılan davada uyuşmazlık, davacının davalı banka nezdindeki hesaplarından yapılan dava konusu işlemlerden haberdar olup olmadığı noktasında toplanmıştır. İlk Derece Mahkemesince dava konusu altınlar konusunda yapılan işlemlere ait dekontlardaki imzanın devreden hesap sahibine ait olmadığı hususunun yapılan imza incelemesi ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava konusu işlemlerden sonra hesabı üzerinde bizzat tasarrufta bulunduğu, hesaptan yüklü miktarda altın satışı yapılması halinde fark edilmemesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından yapılan diğer işlemlerinde davacıyı bağladığı ve yapılan işlemlere icazet verildiğinin kabulü gerekeceği gerekçesi ile karar kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama esnasında dava konusu işlem dekontlarının bir kısmında imza olmadığı, bir kısmında ise var olan imzaların, yapılan imza incelemesi sonucunda davacı hesap sahibine ait olmadığı tespit edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince imza incelemesi sonucu yapılan bu tespite rağmen davacının hesabı kullanmaya devam etmesi nedeni ile yapılan işlemlerden haberdar olduğu ve bu işlemlere icazet verildiğinin kabulü yerinde olmamıştır. O halde, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek davacının, davalı banka hesabındaki dava konusu ettiği işlemlerin detaylıca incelenmesi, altın satışları sonrasında bu bedellerin akıbetleri, satış sonrası elde edilen bedellerin hangi hesaplara gönderildiği veya ne şekilde hesaptan çıkarıldığı, aynı dönemde yapılan işlemler dekontlarında imza var ise bu imzanın dava konusu işlemlere ait sahte imza ile karşılaştırılması, aynı olması halinde imza ile yapılan işlemlerin akıbetleri hususlarında inceleme yapılmak üzere ek bilirkişi raporu aldırılması neticesinde yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.