Offshore hesaba usulsüz aktarılan mevduatın zamanaşımı ve usuli kazanılmış hak ilkesinin değerlendirildiği temyiz kararı.
Özet: Davacı, bankaya yatırdığı mevduatın iradesi sakatlanarak paravan bir off-shore hesabına aktarılmasıyla oluşan zararının tahsilini talep etmiş; yerel mahkeme, İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararı uyarınca off-shore davalarında zamanaşımının aktarım tarihinden başlayacağı ve davanın 10 yıllık süreden sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar vermiştir. Ancak Yüksek Mahkeme, kendi önceki temyiz incelemesinde zamanaşımı itirazının reddedilmiş olması nedeniyle davacı lehine usuli müktesep hak oluştuğunu ve bu hususun alt mahkemece göz ardı edildiğini, ayrıca off-shore şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığına dair iddiaları da değerlendirmeye almıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/855 Esas, 2025/342 KararHÜKÜM : RetMahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.11.1999 tarihinde ... Şubesi'ne 50.000,00 DM'i vadeli olarak yatırdığını, ... AŞ'nin yönetimine 21.12.1999 tarihinde el konularak bankanın TMSF'ye devredildiğini, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırdığı mevduatın, ... yönetimi tarafından KKTC'de kurulan dava dışı ... Ltd. unvanlı paravan banka hesabına aktarıldığının, müvekkilinin bankalara olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığının, bu şekilde toplanan paranın ... yönetimi tarafından grup şirketlerine ve hayali şirketlere usulsüz kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin zararından davalı bankanın sorumlu bulunduğunu ileri sürerek 25.564,59 euronun vade sonuna kadar %20 akdi faizi, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ibraz edilen alacağın devri sözleşmesi ile davacı mahkeme dosyasındaki tüm alacaklarını ...'a devretmiştir. II. CEVAP 1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; off shore bankası ile farklı tüzel kişiliğe sahip bulunan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu hakkında kesin hüküm bulunduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için parasını off-shore hesabına aktardığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Borcu üstlenen TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.3.Fer’i müdahil... San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin hakim hissedarı olduğu ... A.Ş.'nin TMSF'ye olan borçlarının tümünün ödendiğini, dava konusu tutarın ...'tan tahsili olanağının olduğunu, bu nedenle TMSF ve bankaya husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davacı tarafça davalı ...nin külli halefi olduğu ... A.Ş’de bulunan mevduatının, iradesi fesada uğratılarak Off-Shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak işbu alacak davası açılmışsa da; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararı gereğince, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off-shore hesabına aktarma tarihi esas alınması gerektiğinin belirtildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3147 E., 2022/8821 K. sayılı ilamında vurgulandığı üzere daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğunun gözetilmesi gerektiği, davacının bankaya 25.11.1999 tarihinde yatırdığı parasının banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan kıyı bankası hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 19.01.2011 tarihinde açılmış olmakla 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, alacak istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Mahkemece; mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alındığı, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerektiğinden bahisle işbu davanın 19.01.2011 tarihinde açılmış olduğu, temlik edenin bankaya 25.11.1999 tarihinde yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığından davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, karar verilmiş ise de Dairemizin 10.01.2019 tarihli 2017/1391 E. ve 2019/222 K. sayılı ilamında, davalıların zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş olduğundan, davacı yararına usuli müktesep hak oluştuğu değerlendirilmeden karar verilmiştir.Bu itibarla fer'i müdahil... San. A.Ş. vekili tarafından alacağını temlik eden davacı ...’a ... Ltd. tarafından ödeme yapıldığının ileri sürüldüğü, ibraz edilen belgelerden ... 5. İcra Dairesinin 2010/... Esas sayılı icra dosyasıyla alacaklı ... tarafından ... Ltd. aleyhine ilamsız takibe girişildiği, 28.06.2011 tarihli tahsilat makbuzu ile dava tarihinden sonra olmak üzere dosyaya ... Ltd. tarafından 2.541,99 TL yatırıldığından, bildirilen icra dosyası incelenmek suretiyle, yapıldığı belirtilen işbu kısmi ödemenin dava konusu alacağa ilişkin olup olamadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hususu nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.