Yüklenicinin eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağı ile ayıplı imalat iddiaları üzerine bozma sonrası verilen kısmen kabul kararı.
Özet: Yüksek mahkemenin bozma kararına uyarak yeniden yargılama yapan mahkeme, yüklenici ile iş sahibi arasındaki eser sözleşmelerinden kaynaklanan alacak ve karşı davaları değerlendirmiş; asıl ve birleşen davadaki yüklenici alacak taleplerini yapılan işlerin bedellerini hesaplayarak kısmen kabul ederken, iş sahibinin ayıplı imalat iddialarına yönelik karşı davalarını da tespit edilen onarım giderleri üzerinden kısmen haklı bulmuş ve buna göre hüküm tesis etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/98 E., 2023/124 K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davalı-karşı davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında, 11.01.2010 tarihinde ... ili, ... yerine inşası yapılan kule evler yaşam ve mağaza alanlarına müvekkili şirket tarafından ısı yalıtım, manka panel, dekoratif görünüm için kompozit yapımı sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince tüm imalâtların istenilen şekil ve zamanda tamamlanarak davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkili tarafından kullanılan panel ve kompozit ve fransız balkonlara küpeşte malzeme miktarının bir kısmının 25.08.2011 tarihli tutanakla belirlenerek davalı şirket çalışanı olan Mühendis ... tarafından imzalanarak kabul edildiğini, dört adet blok iş merkezi ve dükkanlar için yapılan manka panale kompozit panel korkuluk imalâtları için davacıya ödenmesi gereken meblağın bir kısmının ödendiğini, halen davalı şirketin söz konusu imalâtlardan doğan 64.789,00 TL borcu bulunduğunu ileri sürerek tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 17.08.2011 tarihli eser sözleşmesi uyarınca tüm imalâtların istenilen şekil ve zamanda tamamlanıp davalı şirkete teslim edilmesine rağmen müvekkiline 657.290,00 TL ödenmesi gereken tutarın ödenmediğini ileri sürerek 05.06.2012 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP VE KARŞI DAVA Asıl ve birleşen davada davalı vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazları olduğunu, davacı-karşı davalı tarafın işi geç teslim ettiğini, eksik ve ayıplı imalât yaptığını savunarak davanın reddini istemiş, asıl davaya karşı davada ise ayıplı imalât nedeniyle 20.000,00 TL bedelin tahsili talep etmiş, birleşen davaya karşı davada 20.000,00 TL bedelin ayıplı imalât nedeniyle tahsilini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 12.12.2019 tarihli kararıyla; asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne ve birleşen davanın karşı davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 12.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 15.04.2021 tarihli ilamıyla; gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılarak, usuli kazanılmış haklar dikkate alınmadan talep de aşılacak şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada sözleşme kapsamındaki işler için sözleşmede belirtildiği şekilde şerit metre kırma yöntemi de uygulanarak birim fiyatlar ile hesaplanan yüklenicinin hak ettiği toplam iş bedelinin 1.944.338,06 TL olduğu, asıl davadaki sözleşme kapsamı dışında yapıldığı iddia edilen ilave iş bedellerinin ise yapıldıkları yıldaki KDV dahil mahalli piyasa rayiçlerine göre 340.183,39 TL olduğu, sözleşme kapsamında yapılan ve sözleşme dışı işler bedeli toplamının 2.284.521,10 TL olduğu, bu toplam bedelden davalının ödediğini kanıtladığı 2.205.058,39 TL düşüldükten sonra bakiye iş bedeli nin 79.462,71 TL olduğu gerekçesiyle davacının asıl davadaki talebinin 69.789,00 TL olması sebebiyle talebe bağlı kalınarak asıl davanın talep edilen miktar üzerinden kabulüne, asıl davadaki karşı davada sözleşmelerde düzenlenen garanti sürelerinde ayıp ihbarına gerek olmadığı da değerlendirilerek ayıplı olduğu iddia edilen işlerin ayıpların giderilme bedelini ayıbın ortaya çıktığı tarihteki serbest piyasa rayiç fiyatlarının 10.673,10 TL olduğu gerekçesiyle karşı davanın kısmen kabulüne, birleşen davada, davacının talebinin 657.290,00 TL olduğu, sözleşme kapsamındaki işler için sözleşmede belirtildiği şekilde şerit metre kırma yöntemi de uygulanarak birim fiyatlar ile hesaplanan yüklenicinin hakettiği toplam iş bedelinin 649.738,83 TL olduğu, asıl davada yapılan işler toplamından iş sahibinin ödediğini kanıtladığı miktar düşüldükten sonra fazla ödemenin olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, birleşen davadaki karşı davada sözleşmelerde düzenlenen garanti sürelerinde ayıp ihbarına gerek olmadığı da değerlendirilerek ayıplı olduğu iddia edilen işlerin ayıpların giderilme bedelini ayıbın ortaya çıktığı tarihteki serbest piyasa rayiç fiyatlarının 6.159,60 TL olduğu gerekçesiyle karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı-karşı davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporun yeterli olmadığını, makbuzların bir kısmının mahsup edilmediğini, karşı davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili, birleşen davada eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili, asıl ve birleşen karşı davalarda ise ayıplı imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, karar tarihinden önce ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.11.2021 tarihli ve 2016/392 E., 2021/439 K. sayılı ilamıyla, asıl ve birleşen davada davalı şirketin iflasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 20.06.2022 tarihinde kesinleştiği, dosyaya gönderilen İflas Dairesi yazılarından tasfiyenin adi tasfiye şeklinde yapıldığı, iflas idare memurlarının seçildiğinin bildirildiği ve ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, Mahkemece iflas idaresine müzekkere yazılarak, asıl ve birleşen davaya konu alacaklar, ikinci alacaklılar toplantısında, iflas masasına kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına, alacak kısmen ya da tamamen reddedilmiş ise, davaya kayıt kabul davası olarak devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bunun sağlanabilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir. Bozma nedenine göre asıl ve birleşen davada davalı-karşı davalarda davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Kararın re’sen BOZULMASINA,Asıl ve birleşen davada davalı-karşı davalarda davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.