Bayilik sözleşmesi ihlaliyle ayıplı ürün teslimi sonucu oluşan ihale yasaklılığı, kar kaybı ve itibar zedelenmesi nedeniyle maddi-manevi tazminat talebi.
Özet: Bayilik sözleşmesi kapsamında davalı şirketin ihale şartnamelerine ve TSE standartlarına uymayan turbo dizel madeni yağ tedarik etmesi sonucu davacının kamu ihalelerinden men edilmesi, teminatlarına el konulması, müşterilerinin zarar görmesiyle ticari itibarının zedelenmesi ve kar mahrumiyeti dahil ciddi maddi kayıplara uğradığı iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, yerel mahkemece davalı ürünlerinin standartlara uygunsuzluğu tespit edilerek davacının kısmen haklı bulunup talep edilen maddi ve manevi tazminatın bir kısmına hükmedildiği, kararın davalı tarafından temyiz edildiği belirtilmektedir.
11. Hukuk Dairesi         2025/3042 E.  ,  2025/7574 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/384 Esas, 2025/84 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi gereğince davalı şirketin müvekkiline uygun ürün vermediğini, bundan dolayı müvekkilinin kamu ihalelerinden yasaklandığını, teminatlarına el konulduğunu, kamuoyunda itibarının zedelenmesi nedeniyle satışlarında düşüş yaşandığını, müvekkilinin ihalelere katılmaktan yasaklanması nedeniyle 19.000,00 TL teminat ve noter masrafı zararının doğduğunu, kârdan mahrum kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi kaybın ve kâr mahrumiyetinin şimdilik 20.000,00TL'lik kısmı ve 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 25.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacı bayiinin ürünleri teslim alırken muayene etme yükümlülüğü yerine getirmediğini, ayıplı ürün iddiasına dayalı davacı tarafından müvekkiline herhangi bir ihbarda bulunulmadığı gibi davacının müvekkili ile olan ticari ilişkisine devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının sözleşme gereği teslim etmesi gereken turbo dizel madeni yağın özelliklerinin sivil veya askeri araç kullanımında standart oldukları, ihale kurumunun TSE standardı içeren ürün talep ettiği, davalı firmanın ürünlerinin ihale makamının belirlediği standartları karşılamadığı, ürünün ihale standartlarını karşılamaması nedeni ile davacının aldığı ihalenin iptal edildiği ve 1 yıl süre ile ihalelerden men edildiği, Malatya Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/383 E., 2013/146 K. sayılı gerekçeli kararı ve tanık beyanlarına göre standarda uymayan motorinin davacı tarafından müşterilerine satıldığı, müşterilen akaryakıt nedeni ile araçlarının zarar gördüğü ve akaryakıt alımını durdurdukları, böylelikle davacının ticari itibarının zedelendiği ve maddi zarar gördüğü, bilirkişi incelemesi ile ürünün hem ihale şartnamesine hem de TSE standartlarına uymadığı yaklaşık kâr marjının %20 olduğu ürünlerde, ihalelerde yüksek iskonto yapılması sebebiyle ortalama %5-%10 arası bir kâr marjı satıcıya kaldığı, dosyadaki evraklardan ve
faturalardaki tutarlardan hareketle davalının davacıya kestiği faturada ihale için teslim edilen ürünlerin
bedelinin 6.515.162,50 TL olduğu, ortalama ihale kâr marjı %7,5 olarak kabul
edilerek 488.637,19 TL kâr kaybı bulunduğu, davacı firmanın ihale yasaklısı olduğu diğer ihalelerden kaynaklı kâr mahrumiyetinin 2.850,00 TL olduğunun tespit edildiği, davacının toplam zararının 488.637,19 TL kâr kaybı, 2.850,00 TL ihale yasaklılığından kaynaklı zarar ve 6.910,00 TL masraf olmak üzere toplam 498.397,19 TL olduğu, ayıplı ürün nedeniyle davacı müşterilerinin zarar görmesi ile davacının ticari itibarının zedelendiği kabul edilerek 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, bozma sonrası farklı iki bilirkişi heyetinden alınan raporlar arasındaki farkın kabul edilen kâr marjına ilişkin olup, 11.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan kâr marjı oranının hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 498.397,19 TL'nin 20.000,00 TL'sine dava tarihi olan 21.06.2011 tarihinden bakiye kısmının 02.03.2016 ıslah tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi gereğince davalının ifa yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan maddi zarar ile kâr mahrumiyet alacağı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, bayilik sözleşmesi gereğince ifa yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini ve kâr mahrumiyeti alacağı ile manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dışı ihale kurumunun TSE standardı içeren ürün talep ettiği, davalı firmanın ürünlerinin ihale makamının belirlediği standartları karşılamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın, dava dışı idareyle yapmış olduğu ihaleyi kazanması sonrasında dava dışı idarenin teknik şartnamesine uygun ürün temin edilmemesi nedeniyle zarara uğradığından bahisle işbu dava açılmıştır. Ancak; dava dışı idarenin teknik şartname içeriğinde yer alan ürünlerin davacı ile davalı arasında akdedilen bayilik sözleşmesi içerisinde nitelik olarak belirtilmediği görülmüştür. Bu durumda, davalının davacıya sattığı ürünlerin teknik şartnameye göre askeri araçlarda kullanılmayan ürünler olduğunu bilip bilmemesi hususunun dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi, davalının sattığı ürünlerin ihaleye konu ürünlerin içeriğinden haberdar olduğu halde ayıplı olarak davacıya gönderildiği hususu kanıtlanamadığı takdirde ise mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yukarıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.