Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararının, zorunlu müdafi hazır bulunmadan hüküm kurulması nedeniyle Yargıtayca bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararı sonrası yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine, ilgili dairesi, suç tarihi itibarıyla yasa gereği zorunlu müdafiliğin gerekli olduğu davada, hükmün açıklandığı celsede sanık müdafiinin bulundurulmamasının savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iade etmiştir.
10. Ceza Dairesi         2022/6902 E.  ,  2026/10646 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/197 E., 2020/1115 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca müdafii ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 188/1. maddesinde “... hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeden, hükmün kurulduğu celseye, sanık müdafiinin katılımı sağlanmadan 5271 sayılı CMK'nın 150/3 ve 188/1. maddelerine aykırı biçimde hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a. maddesi uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.09.2026 tarihinde karar verildi.