Bono üzerindeki tahrifatın ispatlanması ve teminat senedi iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, bankanın kötü niyetli haksız takibinden doğan tazminat kararı.
Özet: Bu hukuki belge, davacının aleyhine başlatılan icra takibine dayanak teşkil eden bononun, 15.000 TL olan asıl miktarının 215.000 TL olarak tahrif edildiği ve vade tarihinin de değiştirildiği iddiasıyla 200.000 TLlik borçlu olunmadığının tespiti talebini ele almaktadır; ilk derece mahkemesi, önceki bozma kararına uyarak yaptığı incelemede, bonodaki miktar ve yazı kısımlarındaki "2" rakamının sonradan eklendiğini ve tahrifat yapıldığını tespit ederek, davacının bu kısım için borçlu olmadığına, takibin kısmen iptaline ve davalının kötü niyetli takip nedeniyle haksız takip tazminatı ödemesine hükmetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/3717 E.  ,  2025/7427 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/205 Esas, 2021/1151 Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından davacılar aleyhine başlatılan takipte, takibe dayanak teşkil eden bononun davacılardan ... Ltd. Şti.'nin kullandığı 15.000,00 TL’lik kredinin teminatı olarak verildiğini, bonodaki tutar kısmında bulunan rakam ile yazılı 15.000,00 TL meblağın başına "2" rakamı yazı ile olan meblağ ile vade tarihi gerçeğe aykırı olarak sonradan tamamlanarak bonoda tahrifat yapıldığını, tahrifata ilişkin olarak sorumlular hakkında soruşturma başlatıldığını ayrıca davalı tarafından aynı alacak için mükerrer olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını, bu takibe karşı şikayet yoluna gidildiğini, bononun tanzim tarihi ile genel kredi sözleşmesinin aynı tarihli olduğunu, o tarihte henüz davacıların kredi kullanmadığını, davalı bankaya 215.000,00 TL borçlarının olmadığını, bono miktarı yönünden yazı ile rakam arasında fark bulunduğunda, rakamda tahrifat yapılmışsa yazının dikkate alınamayacağını ileri sürerek davacıların takibe dayanak teşkil eden 215.000,00 TL bedelli bonodan dolayı 200.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacılar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri gereğince davcılardan ... Ltd. Şti.'ne kredi kullandırıldığını, bu kredinin teminatı olarak davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacılar aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile kambiyo takibi ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takipleri başlattıklarını, bonoda tahrifat yapıldığına dair davacı iddialarının yerinde olmadığını, takibe konu bononun teminat senedi olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığını, davalı bankanın ciro yoluyla söz konusu senedi devraldığını, iyiniyetli hamil konumunda olduğunu savunarak davanın reddini ve davacılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada dava konusu 11.06.2013 tanzim tarihli ve 04.08.2014 vade tarihli 215.000,00 TL'lik bonoda senedin tutar bölümünde yüzbinler hanesinde yer alan "2" rakamı ile yazı ile miktar belirtir bölümde yer alan "iki yüz" ibaresinin kendinden sonra gelen yazılardan konum, ebat, satır hizası, kalem ucu kalibresi ve fulaj izi (kalem ucu baskı derecesi) bakımından farklılıklar gösterdiği ve sırası dahilinde yazılmayıp sonradan ilave edilmiş olduğu gerekçesi ile davacı aleyhine yapılan takibe konu olan 11.06.2013 tanzim tarihli ve 04.08.2014 vade tarihli 215.000,00 TL'lik bonoda davalılara 200.000,00 TL faiz ve masrafları yönünden borçlu olmadığının tespiti ile bu miktarda takibin iptaline, dava devam ederken ödenen bedellerin davacıya reeskont faizi ile birlikte istirdatına, kalan bedel üzerinden icra dairesinin hesaplama yapmasına, davalının, davacılara yönelik takibinin kötüniyetli ve haksız olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20'si oranında haksız takip tazminatı ödenmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedinde tahrifat ve teminat senedi olarak alınan ve de bedelsiz olduğu halde mükerrer icra takibine konu edildiği ileri sürülen bonodan dolayı davalı bankaya 200.000,00 TL tutarında borçlu bulunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı, takibe konu bono üzerinde tahrifat yapıldığı ve bononun teminat senedi niteliğinde verildiği iddiası ile borçlu olmadığının tespitini istemiş olup uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince bono üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasının ispatlandığı gerekçesi ile davacının borçlu olmadığına karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5 maddesi "Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." hükmüne haizdir. Davalı tarafın takibe konu bonoyu ciro yolu ile teslim aldığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu durumda Mahkemece davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendi beşinci paragrafında yer alan "Davalının davacılara yönelik takibinin kötü niyetli ve haksız olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20 oranında haksız takip tazminatı ödenmesine" ibaresinin çıkartılarak hükmün düzeltilmiş bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.