Ankarada taşınmazlara kaldırım yapılmasıyla oluşan kamulaştırmasız el atma davasında, tazminatın emsal değerle tespiti ve bölge adliye mahkemesinin direnme kararının Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi.
Özet: Bu hukuki süreç, idarenin vatandaşın taşınmazlarına kamulaştırmasız fiili el atması sonucu oluşan zararın tazminine ilişkin olup, davacının kaldırım ve yol yapımı nedeniyle mülkiyet hakkına müdahale edildiği iddiasıyla açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin ve istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesinin davanın kabulüne ve el atılan kısımlar için bedel ödenerek idare adına tesciline karar vermesinin ardından, Yargıtay özel dairesinin bu kararı bozmasına karşılık bölge adliye mahkemesinin, emsal karşılaştırmaları ve güncel metrekare bedelleri üzerinden yapılan bilirkişi raporunu esas alarak ilk kararında direnmesiyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.
Hukuk Genel Kurulu         2025/806 E.  ,  2026/276 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

    SAYISI : 2025/2224 E., 2025/2592 K.
    ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarihli ve
    2024/8285 Esas, 2025/3595 Karar sayılı BOZMA kararı
    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    Direnme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ankara ili, Keçiören ilçesi, ... Mahallesi 48 78... parsel sayılı iki dükkânlı kargir apartman vasfındaki taşınmazda 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı bağımsız bölümler ile Ankara ili, Keçiören ilçesi, ... Mahallesi 41 35... parsel sayılı dört dükkânlı kargir apartman vasfındaki taşınmazda 6, 7, 9, 10, 11, 12... numaralı bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, davalı idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadan bu taşınmazlara kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... Mahallesi 48 78... parsel sayılı taşınmaz için şimdilik 1.000,00 TL; ... Mahallesi 41 35... parsel sayılı taşınmaz için şimdilik 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline, taşınmazların el atılan kısımlarının davalı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini dava konusu ... Mahallesi 48 78... parsel için 482.397,00 TL ve ... Mahallesi 41 35... parsel için 1.607.812,50 TL olmak üzere toplam 2.090.209,50 TL olarak artırmıştır.
    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idare tarafından dava konusu taşınmazlara el atılmadığını, herhangi bir kamulaştırmanın yapılmadığını, yapılan işlemlerin ilçe belediyesinin sorumluluğunda olduğun belirterek davanın reddini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2023 tarihli ve 2022/521 Esas, 2023/350 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, yolun genişliği on iki metreden büyük olduğundan yetki ve sorumluluğun Ankara Büyükşehir Belediyesine ait olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle bedelini hesaplayan bilirkişi kurulu raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.090.209,50 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, dava konusu ... Mahallesi 48 78... parselin 53, 46... ’lik kısmı ile ... Mahallesi 41 35... parselin 131, 25... ’lik kısmı bakımından davacı adına kayıtlı hisselerin iptaliyle yol olarak terkinine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli ve 2023/3073 Esas, 2024/1389 Karar sayılı kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak dava konusu taşınmazlar ile aynı adada ve yakın mesafede bulunan başka parseller yönünden açılan ve Özel Daire denetiminden geçerek kesinleşen m2 bedellerinin dava tarihine eskale edilmek suretiyle bedellerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak incelenen taşınmazın Bağlarbaşı Mahallesinde değil Aktepe Mahallesinde bulunduğu, başka bir dosyaya gelen vergi rayiç değerinin bir örneğinin eldeki dosya içerisine alındığı, değerlendirme ve oranlamanın usulüne uygun yapıldığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ... Mahallesi 48 78... -A parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davada Aralık 2017 değerlendirme tarihi itibariyle tespit edilen 2.963,21 TL/m2 birim bedelin Dairenin 2019/586 Esas sayılı kararı ile ... Mahallesi 41 38... parsel sayılı ve 41 38... -A parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davada Aralık 2021 değerlendirme tarihi itibariyle tespit edilen 6.360,00 TL/m2 birim bedelin Dairenin 2023/908 Esas sayılı kararı ile uygun bulunduğu da dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak dava konusu taşınmazlardaki el atılan bölümler açıkça gösterilerek bu bölümler bakımından davacı paylarının iptaline karar verilmesi gerekirken taşınmazlarda gösterilen alanlar kadar iptali ile yol olarak terkinlerine karar verilmesi doğru görülmediği gibi el atma tarihi itibari ile nispi harca hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulü ile toplam 2.090.209,50 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu ... Mahallesi 48 78... parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 45, 19... 'lik bölümde davacı hissesine tekabül eden 28, 46... ile dava konusu ... Mahallesi 41 35... parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 252, 42... 'lik bölümde davacı hissesine tekabül eden 131, 25... için tapu kayıtlarının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
    ''... 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların yol olarak el atılan kısımlar yönünden davalı idareye husumet yöneltilmesi doğrudur.
    3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    4.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla kanun hükümlerine uygundur.
    Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların tamamının tapu kayıtları ile değerlendirme tarihinde Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerin getirtilip denetlenmediği gibi dava konusu taşınmazlara yakın 48 78... parsel sayılı taşınmaza 2014 yılının Ağustos ayı değerlendirme tarihinde 1460,00 TL/m² birim fiyatı Dairemiz denetiminden geçtiği ve iş bu dava tarihine endekslendiğinde daha düşük metrekare birim fiyatına ulaşıldığı yine bilirkişi raporunda güçlü delil olarak gösterilen 48 78... parselin 2010 yılının Mart ayı değerlendirme tarihinde 1440,50 TL/m² belirlendiğine ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporuna ulaşılamadığından denetlenemediği, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında geçen dava konusu taşınmazlara yakın parsellere biçilen metrekare birim fiyatlarının Dairemiz denetiminden geçmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hem ... Caddesi hem ... Caddesine cepheli olan dava konusu 41 35... parsel sayılı taşınmaza sadece ... Caddesine cepheli, dava konusu 48 78... parsele göre aynı değerlendirme tarihinde gerekçesi gösterilmeden daha düşük metrekare birim fiyatı belirlendiği ve emsal mukayesesi yapılırken soyut ifadelerle değer biçildiği de gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporu inanadırıcı bululunmamıştır.
    5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir ....'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
    B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karardaki gerekçeler yanında, bilirkişi raporunda somut emsal olarak değerlendirmeye esas alınan taşınmazın tapu teyitlerinin ve gerek dava konusu taşınmazların gerek somut emsalin değerlendirme tarihi itibariyle vergiye esas rayiç bedellerini gösterir teyitlerin dosya arasında olduğu, emsal değerlendirmesinde bir hata olmadığı, aynı bölgede ve aynı caddede cepheli taşınmazlar yönünden açılan davalarda tespit edilen bedellerin denetimden geçerek kesinleştiği ve birbirleri ile uyumlu olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemelerinde duruşmalı görülen işler için ayrı bir vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, 11.06.2025 tarihli duruşma zaptından da görüleceği üzere istinaf yargılamasında duruşmalı olarak direnme kararı verildiğini, bu nedenle ayrı bir vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, istinaf yargılaması yönünden duruşma açılmadığından bahisle istinaf vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına dair karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf vekâlet ücreti yönünden direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.
    2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; yapılan işlemlerin ilçe belediyesinin sorumluluğunda olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu, bedellerin çok yüksek hesaplandığını, rapora itirazların karşılanmadığını, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi ve vekâlet ücretinin maktu yerine nispi hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.
    C. Uyuşmazlık
    Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin eldeki davada, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazların bedelinin tespitinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11/1-g hükmüne göre emsal karşılaştırmasının yapılırken eksik araştırma ve incelemeyle yapılıp yapılmadığı, alınan bilirkişi kurulu raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre mahkemece emsal araştırması yapılmak suretiyle yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
    D. Gerekçe
    1. İlgili Hukuk
    2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11. ve Geçici 6. maddeleri
    2. Değerlendirme
    1. Konunun açıklığa kavuşturulması için öncelikle 2942 sayılı Kanun'un “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları” başlıklı 11. maddesine değinmek gerekmektedir.
    2. Anılan maddede; “15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;
    a) Cins ve nevini,
    b) Yüzölçümünü,
    c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,
    d) Varsa vergi beyanını,
    e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,
    f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (İptal edilen ibare ANY. MAH. 26.05.2016 T. 2015/55 E. 2016/45 K.) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini,
    g) Arsalarda, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,
    h) Yapılarda, (İptal Edilen İbare ANY. MAH. 09.04.2003 T. 2002/79 E. 2003/29 K.) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,
    (Değişik bent RGT: 28.04.2018 RG NO: 30405 Kanun No: 7139/27)
    ı) (İptal edilen ibare RGT: 14.05.2019 RG NO: 30774 ANY. MAH. 10.04.2019 T. 2018/156 E. 2019/22 K.) (İptal Edilen İbare RGT: 14.05.2019 RG No: 30774 ANY. MAH. 10.04.2019 T. 2018/156 E. 2019/22 K.) her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,
    Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak (Eklenmiş İbare RGT: 24.11.2016 RG No: 29898 Kanun No: 6754/38) Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.
    Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kar dikkate alınmaz.
    Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
    3. Anılan maddeye göre taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve özellikle arsalarda, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin esas alınarak bedelin takdir edilmesi gerektiği öngörülmüştür.
    4. Dava konusu Ankara ili, Keçiören ilçesi, ... Mahallesi 48 78... parsel sayılı ve Ankara ili, Keçiören ilçesi, ... Mahallesi 41 35... parsel sayılı taşınmazlar arsa niteliğindedir. 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
    5. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece dava konusu taşınmazların tüm paydaşlarını gösteren tapu kayıtlarının tamamı ile değerlendirme tarihindeki emlak vergisine esas olan metrekare değerleri getirtilip denetlenmediği gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Özel Dairece onanarak kesinleştiği belirtilerek güçlü delil olarak gösterilen ... Mahallesi 48 78... parsel sayılı taşınmazın 2010 yılının Mart ayı değerlendirme tarihinde 1.440,50 TL/m2 değeri belirlendiğine ve ... Mahallesi 41 38... parsel sayılı taşınmazın 2009 yılının Mart ayı değerlendirme tarihinde 873,00 TL/m2 değeri belirlendiğine ilişkin bilirkişi raporlarına ulaşılamadığından denetlenememiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, yakın mesafedeki parsellere biçilen ve dava konusu taşınmazlarla uyumlu olduğu belirtilen m2 birim değerlerine ilişkin kararlar istinaf aşamasında kesinleşmiş olduğundan Özel Dairece temyiz incelemesi yapılmamış olup dava konusu taşınmazlarla aynı bölgede bulunan taşınmazlar için belirlenen ve Özel Dairenin denetiminden geçen m2 birim değerleri eldeki dava tarihine endekslendiğinde daha düşük m2 değerlerine ulaşılmıştır. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal karşılaştırması yapılırken soyut ifadelerle değer biçilmek suretiyle dava konusu 41 35... parsel sayılı taşınmaz köşe parsel olduğu hâlde, gerekçesi gösterilmeden tek caddeye cepheli olan dava konusu 48 78... parselden daha düşük m2 birim değeri belirlenmiş olup, bu hâliyle bilirkişi kurulu raporu hüküm vermeye yeterli değildir.
    6. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazların değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazların; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve taşınmazlar ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazların değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
    7. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    8. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,
    İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine,
    Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
    Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.