Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti mahkumiyetini, adli para cezası ihtarındaki eksikliği düzelterek onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilen sanık hakkındaki ilk derece mahkemesi kararı, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddiyle onanmış; Yargıtay ise, suçun sübutu ve delil değerlendirmesi yönünden bir hukuka aykırılık bulmazken, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hükümde ödenmeyen kısmın hapse çevrileceği uyarısının 5237 sayılı TCKya uygun yapılmaması eksikliğini tespit etmiş ve bu maddi hatayı yeniden yargılama gerektirmeksizin düzelterek mahkûmiyet hükmünü esastan onamıştır.
10. Ceza Dairesi         2023/21520 E.  ,  2026/10595 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/17 95... /1411 K
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün eleştirilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Şanlıurfa 8. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm eleştirilerek hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Eksik incelemeyle karar verildiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delil değerlendirmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde aşağıda belirtilen dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği" ihtarı yapılmayarak 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılması,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi gereğince taksitlendirilmesine dair fıkrasındaki "6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3 maddesi uyarınca uygulama yapılacağının ihtaratına" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye gerekçe yönünden uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.09.2026 tarihinde karar verildi.