Davacı yüklenicinin, satın aldığı alçıpanların suya dayanıklılık taahhüdüne rağmen deforme olması iddiasıyla ayıplı maldan kaynaklanan tazminat talebine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Kaba inşaat sonrası ince işleri yapan davacı, suya ve yangına dayanıklı olduğu taahhüt edilen alçıpanlarda deformasyon oluştuğunu iddia ederek üretici ve satıcı davalılardan tazminat talep etmiş; davalılar ürünlerin standartlara uygun olduğunu, sorunun yanlış uygulama, olumsuz saklama koşulları veya ayıp ihbarının süresinde yapılmamasından kaynaklandığını savunmuş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, hasarın camların takılı olmaması nedeniyle suya maruz kalan yerlerde meydana geldiği ve ürünlerde ayıba rastlanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1246 Esas, 2025/101 KararHÜKÜM: Esastan retBölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kaba inşaat alanında ince inşaat işlerini yaptığını, bu inşaat işlerinin bir sözleşme ile yüklenildiğini, inşaatın iç duvarlarının davalı üreticilerin levha halinde ürettiği malzemelerle örtüldüğünü, davalı ... Yapı Elem. San. ve Tic. A.Ş.'den ve davalı .... ve Tic. A.Ş'den alınan ürünlerin suya ve yangına dayanıklı bulunduğunu, davalıların müvekkiline verdiği alçıpan levhalar ile duvarların örüldüğünü, fakat duvarlarda kusurlar ortaya çıktığını, inşaatın ... bölümünde örülen duvarlara saten uygulaması yapıldığında, imal edilen duvarlarda eğilme, bükülme, yapısal şekil bozuklukları ve deformasyon görüldüğünü, davalı taraf malzemelerinde ortaya çıkan ayıpların derhal kendilerine ihbar edildiğini ancak bu güne kadar müvekkiline zararın tazmini konusunda herhangi bir geri dönüş yapmadıklarını ileri sürerek oluşan zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP1. Davalılardan ...San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin, diğer davalılar tarafından üretilen alçıpan duvar levhalarınının bayilik sözleşmesi kapsamında sadece satışını yaptığını, işbu alçıpanlardaki ayıpları bilebilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalılardan .... ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının "tüketici" sıfatının bulunmadığını, huzurdaki uyuşmazlığa konu husus satış ticari satış olduğundan, üretici olarak müvekkilinin müteselsil sorumluluğuna yol açacak bir yasal dayanak bulunmadığını, davaya konu olan iddiada ayıp ihbar süresinin geçtiğini, ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespiti için ürünlerin tespit isteyen tarafından satın alınmasından, uygulama tarihlerine kadar geçen uzunca sürede ne koşullarda muhafaza edildiğinin de incelenmesi, değerlendirilmesi ve buna göre sonuca varılması gerektiğini, ürün uygulandıktan sonra, uygulandığı alanda ürünün ne gibi kötü koşullara maruz bırakıldığı, ürünün ıslatılması, yapının inşaat aşamasında su alması gibi etmenlerin olup olmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalılardan ... Yapı Elem. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; yasal süre içinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müşteri şikayeti üzerine yerinde yapılan incelemede duvar uygulamasında ... ürünü kullanıldığını, uygulamanın bitmiş olduğunu, şikayete konu olan ... ürününden bir numune alınarak .../... Fabrikasına gönderildiğini, bu konuda uzman laboratuvarda inceleme yapıldığını, şantiyeden alınan numune üzerinde yapılan ölçümlerde ... standartlarına göre kalınlık farkının ve diğer tüm değerlerin tölerans değerleri arasında kaldığının saptandığını, yani üründe herhangi bir ayıba ve üretim hatasına rastlanılmadığını, şikayet konusunun yanlış uygulamadan ve ürünlerin yanlış ve elverişsiz hava koşullarında muhafaza edilmesinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı inşaat alanında camların takılı olmaması sebebiyle suya maruz kalan yerlerde şişme ve bombelemenin olduğu, yapılan incelemelerde dava konusu malzemelerin standartlara uygun bulunduğu, suya ve yangına dayanıklı alçıpanların teknik şartnamede belirtilen ölçülere uygun olduğu, dolayısıyla davalıların meydana gelen hasardan kusurları olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; satım sözleşmesine konu alçıpan ürünlerinin ayıplı olduğu iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir. B.Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının davalılardan satın aldığı alçıpanların suya dayanıklı olduğunun taahhüt edilip edilmediği, taahhüt edilmiş ise alçıpanların maruz kaldığı su ve diğer dış etkenlerin taahhüt edilen özellikleri etkilemesinin davalıları sorumluluktan kurtarıp kurtarmayacağı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporuna dayanılarak dava reddedilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar veriliştir. Ancak somut olayda, 02.03.2021 havale tarihli bilirkişi raporu hukukçu, mali müşavir, yüksek mühendis (emtia uzman) ve mimardan oluşan bilirkişilerce hazırlanmış olup davacı 17.03.2021 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna ciddi itirazlarda bulunmuştur. Şöyle ki, davacı yan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, raporun teknik inceleme bölümünde alçıpan plakalarının montajının şartnameye uygun yapıldığı, uygulama hatası olmadığı belirtildikten sonra şişme ve bombelenmenin yüzeyden değil kenar kısmındaki hammadde özelliğinin kalsit türevli olmasından kaynaklı suyu, nemi iç yüzeyine aldığı zaman şişme ve bombelenme yapabildiği hususlarının vurgulandığını, bu tespitler ile birlikte raporda alçıpanların suya ve yangına dayanaklı olarak teknik şartnamede belirtilen özelliklere sahip olduğunun da belirtildiğini, bu hali ile bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, aynı firmalardan alınan ve daha ince nitelikte bulunan bir kısım alçıpanın da tavan uygulamasında kullanıldığını ve fakat onlarda her hangi bir deformasyon meydana gelmediğini, şayet bilirkişi raporunda belirtildiği gibi malzemelerin saklanma koşullarında usule uygun olmayan bir yöntem belirlenmiş olsa idi tavan uygulamasında da deformasyon meydana gelmesi gerektiğini, satın alınan alçıpanların suya dayanıklı olarak satıldığını ve müvekkilince özellikle bu ürünlerin tercih edildiğini ve fakat ürünlerin taahhüt edildiği gibi suya dayanaklı olmadığını iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişi heyetine bir kimyagerin de eklenmesi sureti ile, alçıpanları oluşturan bileşenlerin değerlendirilerek malzemenin yağmur suyu, nem ve diğer sızıntılar ile akıntılara gerçekte dayanıklı olup olmadığının araştırılması için davacı itirazlarını da karşılayacak şekilde yeni bir rapor alınması ile sonuca ulaşmaktır. Bu sebeple mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.