Yargıtay, 89 yaşındaki vakfedenin irade bozukluğu ve fiil ehliyeti olmadığı iddiasıyla açılan vakfın iptali ve tüzel kişiliğin sona erdirilmesi davasında bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Davacı, 89 yaşındaki vakfedenin vakıf kurma işleminin irade bozukluğu, ehliyetsizlik ve çevresel baskılar nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek vakfın iptalini talep etmiş; davalı ise vakfedenin ehliyetli olduğunu ve iradesinin hür olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi adli tıp raporu ve tanık beyanlarıyla vakfedenin akıl sağlığının yerinde olduğu ve vakfın kuruluş şartlarında eksiklik bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de vakfın tescilinde kanuna aykırı bir yön olmadığı ve kurucunun fiil ehliyetine sahip olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay ise bu kararları usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/3269 E.  ,  2026/2210 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/254 E., 2025/1768 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/89 E., 2023/752 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.03.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; işin esası incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 01.04.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Vakfın, vakfedenin özgür iradesi ile değil, hata ve çevresindekilerin yönlendirmesi ile vakıf senedinin tanzim edildiğini, tescil kararının eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verildiğini, Noterin, vakfedene ait yetersiz sağlık raporunu nazara alarak 89 yaşındaki vakfeden ile görüşme yapmadan işlem yapmasının hukuka aykırı olduğunu, tescil kararı veren Mahkemenin tescil talebini duruşmalı olarak incelemesine rağmen vakfeden ve ilgilileri dinlemediğini, vakfedenin vakıf kurma işleminin irade bozukluğu nedeniyle geçersiz olduğunu, vakfedenin 89 yaşında olduğunu, hiçbir neden yokken vakıf kurmak istemesinin özellikle yanında uzun yıllardır şoförlüğünü yapan ...nın telkin ve manevi baskısı ile olduğunu, vakıf kurma işlemi esnasında vakfedenin fiil ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, davalı Vakfın iptalini ve tüzel kişiliğin son verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vakfeden ...'ın uzun yıllardan beri vakıf kurma iradesi bulunduğunu, tescil kararının usul ve kanuna uygun olduğunu ayrıntılı araştırma ve incelemeye dayandığını, vakfa bağışlanan taşınmazların gelir getirici olmadığı iddialarının tamamen yersiz olduğunu, vakfedenin ehliyeti olmadığı ve irade bozukluğu bulunduğuna dair iddiaların yersiz ve mesnetsiz olduğunu, vesayet davası öncesinde de vakfın kuruluş işlemleri sırasında zaten ...'ın ehliyet durumunun incelendiğini ve tam fiil ehliyetine sahip olduğunun anlaşıldığını, ...'ın oğlu ... ile husumeti bulunduğunu, bu nedenle davacının haksız ve mesnetsiz olarak açmış olduğu davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında bulunan adli tıp raporu ve tanık beyanlarıyla vakfedenin beyanları değerlendirildiğinde, vakfedenin akıl sağlığının yerinde olduğu, dava konusu vakfın kuruluş şartlarında herhangi bir eksikliğinin bulunmadığının anlaşıldığı, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vakfın tescilinde kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, vakfı kurucusunun kuruluş tarihinde fiil ehliyetine sahip olduğu, vakfın iptalini gerektirecek herhangi bir kanuni sebep bulunmadığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vakfın iptali ile tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 40.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.